Mesaj önizleme  Konuyu Gönder 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İMAM, KAYAHAN VE BEN
Yazar Mesaj
musluyum49 Çevrimdışı
Acemi
*

Mesajlar: 46
Katılım: Aug 2009
Karma Puanı: 2
Çevrimdışı
Rep Ver :
Ruh Halim Israrci

Mesaj: #1
Dikkat İMAM, KAYAHAN VE BEN
Farklı kültürlerden gelen milyonlarca insanın bir arada yaşadığı bir metropol kentte yaşıyoruz. Ülkemizin en büyük kenti İstanbul’da… İstanbul dünyanın sayılı metropollerinden biri, nüfusu itibariyle onlarca ülkeden daha kalabalık. Tabi bu metropollerin doğası gereği yüzölçümüyle ters orantılı yani dikine bir yığılma var bu kentte. İnsanlar yan yana değil üst üste bir yaşamı paylaşıyor(Balık istifi misali!). Yaşam alanları dar ve bu alanlar ortak kullanılmak zorunda bu da insanların yaşayabilmesi için belirli ortak kuralları gerekli kılıyor.

Metropol kavramı yaşlı dünyamız için pek de eski sayılmaz. 19. yüzyılda başlayan sanayi inkılabıyla birlikte önce Avrupa’da ortaya çıkıyor. İnsanların kitleler halinde birlikte üretim yaptıkları fabrikalar etrafında yaşamaya başlamasıyla köy yaşamı kente, kent de devasa metropollere evriliyor. Ülkemizde de süreç –tarih itibariyle biraz daha sonra olmakla birlikte- aynı şekilde gelişiyor. İstanbul, İzmir gibi kentlerimizde sanayinin ortaya çıkışıyla, bu kentlere göçler başlıyor. Her bölgeden binler, milyonlar akıyor bu kentlere. Gelen kültürünü de getiriyor. Aynı ortamı paylaşan kültürler, birbirlerinden doğal olarak etkileniyor ve yeni farklı bir kültürü oluşturuyor. Bu yeni kültür ortak, birlikte yaşayabilmeyi sağlıyor. Temelinde “saygı” ilkesinin bulunduğu bir kültür bu. İnsanlarca başkasına saygı ilkesi ne kadar özümsenirse o oranda şehir daha yaşanılır hale geliyor.

İstanbul’da yaşayanlarda “saygı” ilkesi henüz tam oturmadığı için hayatımızın birçok alanı bir kaosu andırıyor. Trafiğin sıkışmasından komşularımızla kavgamıza kadar her olumsuzluk İstanbullular olarak yeterince saygı gösteremediğimiz için yaşanıyor.

Saygı sözcüğünü duyduğumuzda bu hepimizde olumlu çağrışımlar yapıyor. İstisnasız onu hepimiz gerekli görüyoruz. Hatta ara ara saygının gerekliliği konusunda küçük nutuklar atmayı dahi ihmal etmiyoruz. Sıkıntı şurada ki herkes kendisine yönelik saygı istiyor. İş saygı göstermeye gelince ortada pek bir kimse görünmüyor. Caddeden karşıya geçmek isteyen yaya, arabaların müsaade etmemesi karşısında isyan ediyor, saygıdan kuraldan dem vuruyor. Fakat aynı kişi direksiyon başına geçtiğinde yayaları pek dikkate almıyor hatta bu sefer de yayaların kendisine saygıyla öncelik göstermesi hususunda nutuk atıyor.

Örnekler sayısız fakat son olarak dün gece yaşadığım bir örnekten bahsetmek istiyorum. Dün akşam evimin karşı sokağında bir düğün vardı. Düğün nedeniyle bir sokak trafiğe kapatılmış. Sesi çok da hoş olmayan bir arkadaş türküler, şarkılar söylüyor hatta etrafındakileri galeyana getirmeye yönelik anonslarla mahalleyi inletiyor. Bu sırada bendeniz kitap okumaya çalışıyorum. Çalışıyorum fakat başaramıyorum. Aynı satlerde; karşı apartmanda arkadaşımın eşi hamileliği dolayısıyla rahatsız, alt komşum hacı amca daha dün hastaneden eve gönderildi çoluk çocuk başında ilahi emri bekliyor adeta. Etrafımdaki yüzlerce dairede daha kaç bin farklı hayat, kaç bin farklı derdi olan var Allah bilir. Adeta sinirim yatışsın diye kendimi yatsı namazı için camiye atıyorum(Ey okuyucu, dikkatli ol havada irtica kokusu var!). Cami de malum merasimin yapıldığı sokakta. Neyse ezan sırasında müzik duruyor biz de sünnete duruyoruz. Bizim orkestranın başındaki arkadaş da hafif bir parçayla geri dönüyor. Cemaat fe-subhan Allah çekerekten farza duruyor. İmamın Allahüekber demesiyle “Yok mu bi alkış!” nidası duyuluyor. Var, diyorum içimden bu güzel tekbire kocaman bi alkış! İmam efendi Fatiha’yı bitiriyor, bizimki “Bu daha başlangıç.” diye bağırıyor, gece yeni başlıyormuş. Ben, ayvayı yedik bitmez bu namaz telaşındayım! Bizimki imamı mı yoksa düğündekileri mi gaza getiriyor tam çözememişken, Kayahan, “Bizimkisi bir aşk hikayesi…” diyor. Tabi, ilahi aşk bu bizimki diyorum fakat şarkı arasındaki şiirde işler karışıyor, hanımefendiyle nasıl çarpışıp da seviştiklerini anlatınca benim abdest iyiden iyiye bozuluyor. Çaresiz yine eve doğru yollanıyoruz. Şarkıcı olacak delikanlı sözünde duruyor, gece hakikaten uzun oluyor. Kendi kendimi sinir kriziyle harap eden ben de kalakalıyorum öylece.

Köylerimizden kente taşınan bir adet bu. Fakat sokakta düğün yapanlar köyde ağır hasta veya cenaze olduğunda düğünlerin ertelendiğini hatırlıyorlar mı? Binlerce hayattan kaçından haberdarız mahallemizde? O halde azıcık insaf! Acımı paylaşmayan, tanımadığım bana saygı göstermeyen bir insanın düğününden bana ne? Hadi neşen çok diyelim, sevda sarhoşusun, aklın başından gitmiş diyelim ama bari ibadete saygı duy, azıcık sabır ve saygıya sahip ol! Ne kadar çirkin sıfat varsa hepsini hak ediyor bu sokak kutlamaları. Diğer saygısızlıklar neyse ama bu sokak düğünleri kabilinden kutlamalara bir son verilsin. Yoksa bir gün bir başka saygısızımız cinnet getirip unutamayacağımız bir felakete neden olacak.

Saygı göstermeyi başaramadığımız sürece bu güzel şehir yaşanılmaz bir yer olacak. Ve biz İstanbullular huzursuz ve mutsuz insanlar olarak yaşayacak öylece de öleceğiz.

yazar: ADEM ADEMOĞLU

kaynak: Linkleri Görüntüleyebilmek İçin Lütfen üye Olunuz... Üye Olmak İçin Buraya Tıklayınız.

Degerli musluyum49 Kullanicisi Aug 2009 Tarihinden Beri İmam Hatip, İslami Forum, Dini Forum, Genel Forum Üyesidir.
28-09-2009 07:19 AM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesaji bir cevapta alıntı yap
Mesaj önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  imam-ı gazali hazretlerinin müzik hakkındaki fetvası... Nizam-ül Mülk 0 146 24-06-2008 02:37 PM
Son Mesaj: Nizam-ül Mülk

Foruma Git:


 Tema Degisme:

RSS Feed Feeds: Light Mode | URL | SİTEMAP | HTML | XML | ARŞİV

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız admin@islamiforum.net adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to admin@islamiforum.net