Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 2 Oy - 3 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
hz.Yakub'dan asrımıza dersler
Yazar Mesaj
Kayıtsız
Kayıtsız

 
Mesaj: #1
hz.Yakub'dan asrımıza dersler
Hz. İbrahim'in soyundan olan Hz. Yakup, Kuran'da birçok ayette zikredilen kutlu bir peygamberdir. Diğer bir değerli peygamberimiz Hz. Yusuf'un da babası olan Hz. Yakup, ömrü boyunca ihlas sahibi, güçlü, basiretli ve seçkin kişiliği ile tüm müminlerin şevkle örnek almaları gereken bir ahlak sergilemiştir.

Yüce Rabbimiz, her ayeti hikmetlerle dolu olan Kuran'da geçmiş peygamberlerimizin hayatlarından bölümler bildirerek, tüm kullarına büyük bir lütufta bulunmuştur. Değerli peygamberlerimizin içinde bulundukları ortamları derin şekilde tefekkür etmeye ve her koşulda sergiledikleri üstün ahlakı örnek almaya vesile olan peygamber kıssaları, bizlere bu kutlu şahısları tanıtan, Rabbimiz'den indirilmiş birer rahmettir. Peygamberlerimizin müminler için güzel örneklerle dolu olan bu kıssalarından biri de Hz. Yakup kıssasıdır.

Üstün ahlakı, aklı, ihlası ve tevekkülü ile birçok ayette zikredilen Hz. Yakup, Kuran ayetlerinde bildirilen, yaşadığı dönemden asrımıza ulaşan bilgileri ile müminlere rehber olan bir hidayet önderi olmuştur. Bir ayette Hz. Yakup'un üstün ahlakı ve hidayet önderi olduğu şöyle bildirilmiştir:

"Ona İshak'ı armağan ettik, üstüne de Yakub'u; her birini salihler kıldık. Ve onları, Kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar Bize ibadet edenlerdi." (Enbiya Suresi, 72-73)

Hz. Yakup'un Tevekkülü

Hz. Yakup'un oğullarından biri olan Hz. Yusuf, yaşadığı her olayın hayır olduğunu bilerek, olaylar karşısında güzel bir ahlak göstermiş olan peygamberlerimizden biridir. Ancak kendisine yakın olan küçük kardeşi hariç, diğer kardeşleri imanı kavrayamamış oldukları için Hz. Yusuf'a karşı zalim bir tuzak kurmuşlardır. Daha önceki sayılarımızda detaylı olarak aktardığımız bu tuzak neticesinde ise Hz. Yakup da Hz. Yusuf gibi son derece tevekküllü bir ahlak sergilemiştir.

Hz. Yusuf'un iman etmeyen kardeşleri, babaları Hz. Yakup'a Hz. Yusuf'un öldüğüne dair sahte delil (üzerine sahte kan sürülmüş gömlek) getirmelerine rağmen, Hz. Yakup Allah'ın izniyle bunun onlar tarafından uydurulmuş bir yalan olduğunu fark etmiştir. (Yusuf Suresi, 1

Burada üzerinde durulması gereken nokta, Hz. Yakup'un olumsuz gibi görünen bu olay karşısında gösterdiği tevekküllü davranıştır. Bu davranış, müminlerin her an her şartta yalnızca Allah'a dayanıp güvenmeleri ve sabretmeleri gerektiğini gösteren önemli bir örnektir.

Çünkü Hz. Yakup, oğullarının Hz. Yusuf'a bir tuzak kurduklarının farkında olduğu halde son derece itidalli ve sabırlı davranarak, yardımı Allah'tan istemiştir. Zalim oğullarına söylediği bildirilen şu söz, kendisinin salih, kamil ve mübarek bir insan olduğunu bir kez daha göstermektedir:

"...Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı (kendisinden) yardım istenecek olan Allah'tır." (Yusuf Suresi, 1

Ayette de bildirildiği üzere Hz. Yakup oğlunun başına gelenlerle ilgili bir yanlışlık olduğunu, ortada bir düzen olduğunu Allah'ın izniyle fark etmesine rağmen Allah'a dönüp yönelmiş ve sabırla Allah'tan yardım istemiştir. Hatta kendisine düşenin "güzel bir sabır" olduğunu yine belirtmiş, umudunu asla kaybetmemiştir. Allah'ın yakın bir gelecekte Hz. Yusuf'u kendisine kavuşturacağını ummuştur.

Her Durumda Ümitvar Olmanın Önemi

Ümit etmek, Kuran'da müminlerin önemli bir vasfı olarak bildirilmiştir. Aynı zamanda kişinin imanının da bir göstergesidir. Samimi iman sahibi bir mümin;


Her olayın yalnızca Allah'ın dilemesi ile gerçekleştiğini bildiği için hiçbir konuda üzüntüye, karamsarlığa ve ümitsizliğe düşmez.

Allah'ın müminlerin dualarına icabet ettiğinin şuurunda olduğu için, en kötü görünen bir olayın bile imtihan ortamının bir parçası olduğundan ve müminler için mutlaka hayra dönüşeceğinden kuşku duymaz.


Hz. Yakup da, bu sırrın, yani her şeyin Allah tarafından yaratıldığının ve müminler için hayırlı olduğunun bilincinde olduğu için üstün bir ahlak sergilemiştir. Nitekim ayetlerde bu mübarek peygamberimizin en dikkat çeken yönü, olayları maddi sebeplere bağlamaması, yüzeysel bir sebep-sonuç mantığında düşünmemesi ve her şeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu kesin olarak bilmesidir. Bu güzel ahlakı nedeniyle de olaylar ne denli olumsuz gibi görünürse görünsün her zaman ümitvar olmuştur. Bu durum Kuran'da şöyle haber verilmiştir:

"Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kafirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez." (Yusuf Suresi, 87)

Hz. Yakub, oğullarının Hz. Yusuf'u bulacaklarına dair umudunu hiç yitirmemiş ve onlara Allah'ın rahmetinden umut kesmemelerini öğütlemiştir. Çünkü Allah'ın rahmetinden umut kesmek, Müslümanlara değil, inkar edenlere ait bir ruh halidir. Hz. Yakup'un bu öğüdü de göstermektedir ki, şartlar ne kadar imkansız gibi gözükürse gözüksün Allah'tan ümit asla kesilmemelidir.

Allah'ı Zikretmek En Büyük İbadettir

Hz. Yakup sahip olduğu kamil iman vesilesi ile tüm konuşmalarında mutlaka Yüce Rabbimiz'i zikretmiş, çevresinde bulunan herkese Allah'ın üstün sıfatlarını hatırlatmıştır. Hz. Yakup'un Kuran'da bildirilen konuşmalarından bazıları şöyledir:

"Dedi ki: "Daha önce kardeşi konusunda size güvendiğimden başka (bir şekilde) onun hakkında size güvenir miyim? Allah en hayırlı koruyucudur ve O, esirgeyenlerin esirgeyicisidir." (Yusuf Suresi, 64)

"(Çocukları da "Ey babamız, bizim için günahlarımızın bağışlanmasını dile. Biz gerçekten hataya düşenler idik" dediler. "İlerde sizin için Rabbimden bağışlanma dilerim. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir" dedi."(Yusuf Suresi, 97-9

Değerli peygamberimiz Hz. Yakup'un konuşmalarının ardından hep Allah'ı anması ve O'nu yüceltmesi, müminlerin her olay karşısında her an Allah'ı hatırlamaları ve çevrelerindeki kişilere hatırlatmaları gerektiğine dair hikmetli bir örnektir.

Bir Mümin İçin Allah'ı Anmak En Önemli İbadetlerden Biridir. Çünkü;

Allah'ı her an akılda tutmak, O'nun ayetlerini tefekkür etmek insanın aklının ve şuurunun sürekli açık olmasını sağlar. Böyle olunca da, kişi Allah'ın sınırlarına uymada büyük titizlik gösterir.

Allah'ı sürekli zikreden bir insan kendi aczini daha iyi idrak eder. Hiçbir konuda kendine ait bir güce ve iradeye sahip olmadığını daha iyi fark eder. Bunun sonucu olarak, Allah'a sürekli dua eder ve talep içerisinde olur.

Her şeyi yalnızca Allah'tan ister, her konuda Allah'a başvurur, kendini Allah'a teslim eder. Hiçbir konuda kendine müstakil ve bağımsız bir kişilik verip, büyüklenmez.

Hareketleri, davranışları, konuşmaları Allah'ın koruması altında olur. Böylece Allah ona her an nasıl, ne şekilde davranması gerektiğini, en doğru hareketi, en güzel sözü ilham eder. Ona, "insanlar arasında yürüyeceği bir nur verir." (Hadid Suresi, 2 Güzel bir ahlaka kavuşmasını sağlar.



İlmi Araştırma Dergisi
28-11-2007 08:30 PM
Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net