Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Rüya Tabiri
Yazar Mesaj
Kayıtsız
Kayıtsız

 
Mesaj: #1
Rüya Tabiri
İnsanın uyku halinde gördüğü düşler de, mevcut bilim-sel verilerle açıklanması kolay olmayan, dinler ve çe-şitli kültürler tarafından değişik açıklama ve ilgilere konu olan bir muammadır.
Sebebi ve kaynağı nasıl açıklanırsa açıklansın tari-hin hemen her devrinde insanların rüya ile ilgilendiği, onları yorumlayarak mânalar çıkarmaya çalıştığı görülür. İlk dönemlere ait birçok kültürde rüyada yaşananların uyanıkken yaşananlar kadar net ve gerçek olduğu var sa-yılırdı. Eski Mısırlılar, Bâbilliler ve Asurlular’da rüya tabiri gelenek haline gelmişti. Kâhin ve büyücülerin en önemli görevlerinden biri rüyaları yorumla-maktı. Kitâb-ı Mukaddes de dahil olmak üzere birçok Or-tadoğu ve Asya kaynaklı metinde kehanet içeren rüyalar-dan bahsedilir.

Kur’an ve Sünnet’te rüya konusuna sıkça değinilir. Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. İbrâhim, Hz. Yûsuf ve Mısır hüküm-darının gördüğü rüyalardan söz edilmekte (Yûsuf 12/5, 43, 100; el-İsrâ 17/60; es-Sâffât 37/105), Hz. Peygamber’in gördüğü bir rüyanın yüce Allah tarafından doğru çıkarıl-dığı belirtilmektedir (el-Feth 48/27). Hadislerde ise rüyanın insan hayatındaki yerine ve önemine çeşitli de-falar temas edilmiştir. Resûlullah’a ilk vahiy uykuda rüyâ-yı sâdıka şeklinde gelmiş ve altı ay müddetle bütün vahiyler rüyada vuku bulmuştur. Bir hadiste yirmi üç yıllık vahiy müddeti içerisindeki altı aylık zaman dili-mi kastedilerek “Müminin sadık rüyası nübüvvetin kırk altı cüzünden biridir” buyurulmuş ve “Sadık ve sâlih rüya vahiy cümlesindendir” denilerek rahmânî rüyanın vahiy derece-sinde mübarek bir telkin niteliği taşıdığına işaret e-dilmiştir (Buhârî, “Ta‘bîr”, 1-5; Müslim, “Rü’yâ”, 3-9; Ebû Dâvûd, “Salât”, 148; “Edeb”, 88). Hadis kitaplarında konuyla ilgili özel başlıklar açılarak Resûl-i Ekrem’in rüyalarına genişçe yer verilmiştir.

İslâm bilginleri, âyetlerdeki sınırlı bilgilerden, özellikle de Hz. Peygamber’in rüya ile ilgili açıklama-larından hareketle, ayrıca kişisel tecrübe ve bilgileri-nin de yardımıyla rüyanın mahiyeti, çeşitleri ve yorumu konusunda zengin bir bilgi birikimi ve literatür oluş-turmuşlardır. İslâmî kaynaklarda üç türlü rüyanın bulun-duğu ifade edilir. 1. Rahmânî rüya. Buna rüyâ-yı sâdıka, rüyâ-yı sâliha veya sadece “rüya” da denir. Bu tür rüya-lar Allah tarafından doğrudan doğruya melekler vasıta-sıyla gelen hak telkinlerdir. Hz. Peygamber bunu müjde-leyiciler anlamında “mübeşşirât” diye isimlendirip nü-büvvetin kırk altıda biri (1/46) olarak nitelendirmiş, nübüvvetin bitiminden sonra da mübeşşirâtın devam edece-ğini bildirmiştir (Buhârî, “Ta‘bîr”, 5; Tirmizî, “Rü’yâ”, 2-3; İbn Mâce, “Ta‘bîr”, 1). Bu tür rüyalar insanlar için yol gösterici ve ışık tutucudur. 2. Şeytânî rüya. Şeyta-nın aldatma, vesvese ve korkutmalarından doğan karışık hayaller, yalan ve bâtıl düşler, insanı kötülüğe sevkeden telkinlerdir. Bunları anlatmak ve tabir ettir-mek tavsiye edilmez. 3. Nefsânî rüya. Nefsin hayal ve kuruntuları, uyku esnasındaki dış etkiler ve günlük meş-galelere ilişkin rüyalardır. Rüyada görülen şeyin kısa bir zaman önce uyanık olarak idrak edilmiş olup sûreti-nin hayalde devam etmesi, üzerinde önceden düşünülen veya gelecekte vukuu beklenen türden olması, üşüyen ki-şinin kar, harareti olan kişinin ateş görmesi gibi mizaç değişikliği ile bağlantılı olması bunun örnekleri olarak sayılabilir.

İslâm bilginleri insanın içinde bulunduğu iç ve dış şartlardan kaynaklanan nefsânî rüyanın psikolojik ve fizyolojik şartlarla ilgili olabileceğini kabul etmekte ve peygamberlerin gördüğü sadık rüyaları vahiy kapsamın-da olduğu için tartışma dışı tutmaktadır. Peygamberler dışında kalan kişilerin gördükleri sâlih rüyaların kay-nağı konusunda ise şu görüşler ileri sürülmektedir: Mu’tezile kelâmcıları uyku halinde idrak olamayacağını ileri sürerek rüyada görülenlerin hayal olduğunu iddia ederken, kelâmcıların çoğunluğu bunları mâna âleminden rü’yet âlemine semboller şeklinde indirilen “ilham” ola-rak değerlendirmektedir. İslâm filozofları rüyaları ha-yal âleminden ortak duyuya düşen sûretlerin izlenimleri olarak nitelendirmekte, tasavvuf ehli ise ruhun uykuda misal âlemini seyretmesi ve bu esnada gördüklerini uya-nınca hatırlaması şeklinde açıklamaktadır.

Son iki yüzyıl içinde psikoloji, fizyoloji, metabiyoloji gibi modern bilim dallarında önemli geliş-meler kaydedilmiş, bu dönemde rüyanın mahiyeti, kaynağı, içeriği ve süresi gibi konularda yoğunlaşan bilim adamı ve araştırmaların sayısı da bir hayli artmıştır. Bununla birlikte rüyalar deney ve gözleme konu olmadığı ve her-kes kişisel tecrübe ve duyumundan yola çıkarak bir tah-minde bulunduğu için modern bilimin açıklamaları sınırlı kalmaktadır. Çünkü netice itibariyle rüya da, Allah’ın en güzel şekilde yarattığını beyan ettiği insanın, üze-rindeki sır perdesi henüz açılmamış gizemli bir dünyası görünümündedir. Bunun için de bu konuda kişisel izlenim-lerle, bir de âyet ve hadislerin verdiği sınırlı bilgi-lerle yetinmek durumundayız.

İslâm dünyasında da Batı’da da bilginlerin rüyanın kaynağı ve mahiyeti konusuna özel ilgi duyduğu ve bu konuda bazı açıklamalar yapmaya hatta teoriler geliştir-meye çalıştığı, esasen insan merkezli bilimsel araştır-maların her geçen gün daha bir önem kazandığı doğrudur. Ancak geniş halk kesimleri öteden beri rüyanın mahiye-tinden çok yorumuyla, yani görülen rüyanın gerçek ve günlük hayatla ilgisinin ne olabileceği konusuyla ilgi-lenmiştir. Rüya sözlü olarak değil sembollerle görülmek-tedir. Her varlık ve olay rüyada bir sembol ile ifade edildiğinden, rüyaların yorumu da bu sembollere göre yapılmaktadır. Bu işe de rüyada görülen olayların yorum-lanması anlamında rüya tabiri denilir. Zamanla rüya ta-biri özel bir uğraşı alanı olmuş, bunu konu alan ve “ta-birnâme” denilen kitaplar telif edilmiştir.

Kur’ân-ı Kerîm’de rüyaların yorumu “ta‘bîrü’r-rü’yâ” (Yûsuf 12/43), “te’vîlü’r-rü’yâ” (Yûsuf 12/100), “te’vîlü’l-ahlâm” (Yûsuf 12/44), “te’vîlü’l-ehâdîs” (Yû-suf 12/6, 21) ve “iftâ” kelimesinin türevleri ile (Yûsuf 12/43, 46) ifade edilmekte, Hz. Yûsuf’a rüyaların yoru-munun öğretildiği (Yûsuf 12/6, 21), Hz. İbrâhim, Hz. Ya’kub ve Hz. Yûsuf’un gördükleri rüyaları tabir ederek bu yorum ışığında hareket ettikleri bildirilmektedir (Yûsuf 12/4-6; es-Sâffât 37/102). Kaynaklarda Hz. Peygamber’in sabah namazından sonra “Rüya gören var mı?” diye sorduğu, varsa tabir ettiği kaydedilmekte (Buhârî, “Ta‘bîr”, 47; Ebû Dâvûd, “Îmân”, 10, Dârimî, “Rü’yâ”, 13), eğer kendisi rüya görmüşse anlattığı, ashaptan biri veya kendisinin tabir ettiği, görülen güzel rüyaları anlatıp tabir ettirilmesini hoş karşıladığı, kötü rüyaların an-latılması veya tabir ettirilmesini ise istemediği belir-tilmektedir. Sahâbe ve sonraki dönem âlimleri arasında isabetli rüya tabirleriyle meşhur olmuş birçok şahıs vardır.

Peygamberimiz’in rüya meselesiyle ilgili olarak üze-rinde durduğu bir husus da, kişinin gerçekte görmediği halde, sanki rüya görmüş gibi birtakım şeyler anlatması-dır. Resûl-i Ekrem bu işin çok yanlış olduğunu hatta bazı rivayetlere nazaran kişinin imanının eksikliği veya yokluğu anlamına geleceğini ifade etmiştir. İslâm bil-ginleri görülen bir rüyanın her önüne gelene, hele hele kötümser kimselere anlatılıp, onlara tabir ettirilmesi-nin yanlışlığı üzerinde durmuşlardır. Rüya tabirine i-lişkin olarak söylenecek ilk sözün, rüyayı gören kişinin ruhunda meydana getireceği etkinin önemini kavramış olan bilginlerimiz, rüyanın iyimser, her şeyi hayra yoran kimselere tabir ettirilmesinin uygun olduğunu belirtmiş-lerdir. Bu anlayışın bir sonucu olarak, “Bir rüya gördüm” diye söze başlayan kişiye, duyan kişi ya da kişilerin hemen “Hayırlara gelsin” temennisinde bulunmaları âdeti yerleşmiştir.

Rüya, özellikle onu gören şahsı ilgilendiren bir ha-disedir. Bu sebeple gördüğü rüyanın yorumunu en iyi ya-pabilecek olan da o şahsın kendisi olmalıdır. Başkasının gördüğü bir rüyayı tabir etmek de kolay değildir. Tabircinin, uyku esnasında görülen sembolleri ve işaretle-ri ayırt edip, bir karîne ile onlarla o şahsın gerçek dünyası arasında ilgi kurması ve onlardan bu yönde bir anlam çıkarması gerekmektedir. Öte yandan her bir rüya-nın ve sembolün, rüyayı gören şahsın konumuyla sıkı i-lişkisi bulunduğundan bu konuda kategorik ve genellemeci yorumlar da isabetli olmaz. Bu itibarla, günümüzde “rüya tabirleri” adıyla yayımlanan kitapların içeriğinin, rü-yanın gerçek mânasıyla pek ilgisi yoktur. Bu sebeple rüyanın tabiri, bir bakıma tahmin ve temenni niteliğin-dedir. Daha sonra gerçekleşen olaylar yapılan rüya tabi-rine uygun düşerse isabetli bir tabirden, değilse tabi-rin isabetsiz oluşundan söz edilerek konu kapanır.

Böyle olunca rüyayı, keşif ve sezgi gibi vasıtalarla birlikte ilham kapsamında mütalaa etmek, ancak ilhamın objektif bir delil değil sadece o şahsı ilgilendiren bir delil olabileceğini unutmamak gerekir. Özetle belirtmek gerekirse, peygamberlerin gördüğü veya tabir ettiği rü-yalar dışında kalan rüya ve tabir kesin bilgi ifade etmez. Bu sebeple rüyalarla dinî hükmü belirlemek veya geçersiz kılmak ve buna göre de hayatı yönlendirmek câiz değildir. Rüya gibi rüyanın yorumu da rüyayı gören şahsı ilgilendirdiğinden başkalarının bu yorumu esas alarak onun üzerine hüküm bina etmesi uygun olmaz.
27-11-2007 04:55 PM
Alıntı Yaparak Cevapla
ismaiL Çevrimdışı
Im Not NormaL
****

Mesajlar: 1,392
Üyelik Tarihi: Oct 2007
Rep Puanı: 47
Ruh Halim
Ruh Halim
Sert

Takımın:
Mesaj: #2
RE: Rüya Tabiri
gordugum ruyayı sabah unutuyorum ama bi ruyamı hatırlıyorum 6 yasında idim o zaman cok korkmuştum gülücük ve hemen yorganın ıcıne girerk sessiz sessiz 10 dk bekledim sonra dalmışım zaten gülücük

[Resim: anarsi.jpg]
28-11-2007 12:27 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
AtMaCa Çevrimdışı
Admin
*********

Mesajlar: 9,348
Üyelik Tarihi: Oct 2007
Rep Puanı: 1303
Ruh Halim
Ruh Halim
Sert

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #3
RE: Rüya Tabiri
ben çok görüyorum rüya ama uyandığımda genelini hatırlamıyorumgülücük

R-U-H-U-M-U-Z ----- Y-E-T-E-R..........
29-11-2007 12:20 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
ruşeym Çevrimdışı
Acemi Üye
*

Mesajlar: 97
Üyelik Tarihi: Dec 2007
Rep Puanı: 0
Ruh Halim
Ruh Halim
Stresli

Takımın:
Mesaj: #4
Cvp: Rüya Tabiri
evet rüyalar bazen yaptığımız hataları bazende geleceğimizden haber verir ...ama şuda varki rüya ile amel edilmez(H.ş) bazen rüyaları takıntı ahline getiren kişiler görüyorum çevremde ..paylaşım için teşekkürler

Kör Cehalet Çirkefleştirir İnsanları,
Suskunluğum Aseletimdir
Her Lafa Verecek Cevabım Var
Lakin ;Bir Lafa Bakarım "Laf mı " diye
Birde Söyleyene Bakarım"Adam mı"diye...


.SALİHA.
11-12-2007 02:05 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
spider Çevrimdışı
Üye
**

Mesajlar: 203
Üyelik Tarihi: Oct 2007
Rep Puanı: 4
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #5
RE: Rüya Tabiri
peki rüya yorumları ne derece doğrudur?

Her canlı birgün mutlaka ölümü tadacaktır
11-12-2007 08:40 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net