Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mi’râc, îmân işidir, akıl değil
Yazar Mesaj
taha yusuf Dışarıda
Profesör
*******

Mesajlar: 28,802
Üyelik Tarihi: May 2009
Rep Puanı: 24387
Ruh Halim
Ruh Halim
Neseli

Takımın:
diger
Mesaj: #1
Mi’râc, îmân işidir, akıl değil
Peygamberlik makâmı aklın ve düşüncenin dışındadır, üstündedir. Aklın eremeyeceği, anlıyamıyacağı çok şeyler vardır ki, bunlar Peygamberlik makâmında anlaşılır. Herşey akıl ile anlaşılabilseydi, Peygamberler gönderilmezdi. Mu’cize ve kerâmet de, akıl ile anlaşılamaz, izâh edilemez. Bunların hepsi, Allahü teâlânın sonsuz kudreti ile olmaktadır. Mi’râc da, âdet olan işlerin aksinedir. Fakat mu’cizelerin hepsi böyledir. Bu sebeple îmânı olanların, Mi’râc mu’cizesine inanması lâzımdır. Hazret-i Ebû Bekir, Allahü teâlânın sonsuz kudretini ve Peygamber efendimizin de, Onun Peygamberi olduğunu iyi anladığı için, Mi’râcı, herkes inkâr ederken veya tereddüt geçirirken o, hemen ve tereddüt etmeden tasdik etti ve Sıddîklık makâmına yükseldi. Çünkü Mi’râcı kabul etmek, inanmak, aklın bittiği ve îmânın başladığı yerdir.
Resûlullah efendimiz yatağında iken uyandırılıp, mübârek bedeni ile, Mekke şehrinden Kudüsdeki Mescid-i aksâya ve oradan göklere ve yedinci gökten sonra, Allahü teâlânın dilediği yerlere götürüldü. Mi’râca, böylece inanmak lâzımdır.
Resûlullah efendimiz, Mekke-i mükerremeden Sidre-tül-müntehâya kadar, Cebrâîl aleyhisselâm ile birlikte gitti ve burada Cebrâîl aleyhisselâmı, altıyüz kanadı ile kendi şeklinde gördü. Mekkeden Kudüse kadar veyâ yedinci göke kadar, Burak üstünde götürüldü. Resûlullah efendimiz, Mescid-i aksâda, Peygamberlere imâm olup, yatsı yâhut sabâh namâzını kıldırdı. Kudüsden yedinci göke kadar Mi’râc adındaki bilinmeyen bir merdivenle bir anda çıkarıldı. Yolda melekler, sağa sola dizilmiş, Resûlullahı medh-u senâ ederlerdi. Sidrede şaşılacak çok şeyler gördü. Cennetteki ni’metleri, Cehennemdeki azâbları gördü. Hadis-i şerifde;

ATEŞTEN MAKASLAR...
(Mi’râc gecesi göğe götürülürken insanlar gördüm. Ateşten makaslarla dudaklarını kesiyorlar. Bunların kim olduklarını Cebrâîle sordum. Ümmetinin hatîplerinden, vâizlerinden, kendilerinin yapmadıklarını yapınız diyenlerdir dedi) buyuruldu.
Peygamber efendimiz, mi’râc gecesinde, Âdem aleyhisselâmı birinci semâda, Îsâ aleyhisselâm ile Yahyâ aleyhisselâmı ikinci semâda, Yûsuf aleyhisselâmı üçüncü semâda, İdrîs aleyhisselâmı dördüncü semâda, Hârûn aleyhisselâmı beşinci semâda, Mûsâ aleyhisselâmı altıncı semâda, İbrâhîm aleyhisselâmı da yedinci semâda gördü.
Resûlullah efendimiz, cenâb-ı Hakkın cemâlini görmek arzûsundan ve zevkinden, Cennetteki ni’metlerin hiçbirine bakmadı. Sidreden ileriye, yalnız olarak, nûrlar arasında ilerledi. Zamânsız ve mekânsız olarak, âhirette Allahü teâlânın görüleceği gibi, anlaşılamıyan ve anlatılamıyan bir hâlde, Allahü teâlâyı gördü. Harfsiz ve sessiz olarak, Allahü teâlâ ile konuştu. Sayısız ikrâmlara, şereflere kavuştu. Kendine ve ümmetine beş vakit namâz farz oldu.
Peygamber efendimize mi’râc gecesi, Cennette nasîb olan rü’yet şerefi dünyaya indikten sonra, dünyanın hâline uygun olarak, kendisine yalnız namazda müyesser olmuştur. Bunun içindir ki;
(Namaz mü’minlerin mi’râcıdır) buyurumuşlardır. Başka bir hadîs-i şerîfte de;
(İnsanın Allahü teâlâya en yakın olması namazdadır) buyurulmuştur.
Onun yolunda, tam izinde giden büyüklere o rü’yet devletinden, bu dünyada büyük pay, yalnız namazda olmaktadır.
Bir kimse, Peygamber efendimize uyarak, şartlarını gözeterek namaz kılarsa, Resûlullah efendimiz gibi, Allahü teâlâya yaklaştıran makâmlarda yükselir. Peygamber efendimiz;
(Namâzda, kul ile Allahü teâlâ arasındaki perdeler kalkar) buyurmuştur.
Bu sebeple her müslümanın, bunları düşünerek, namâzı şartlarına uygun olarak kılmaya dikkat etmesi lâzımdır. Çünkü namâz, mü’minin mi’râcıdır.
Netice olarak, bütün bunların bir kısmı âyet-i kerîmelerle, bir kısmı da hadîs-i şerîflerle haber verilmiştir. Hepsine inanmak vâcib değil ise de, Ehl-i sünnet âlimleri bildirdiği için, bu haberleri kabûl etmeyen, Ehl-i sünnetten ayrılmış olur. Âyet-i kerîmeye veyâ hadîs-i şerîflere inanmayan ise, kâfir olur.

.
29-06-2011 06:29 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Nazlıcan Çevrimdışı
Süper Moderatör
*******

Mesajlar: 39,348
Üyelik Tarihi: Mar 2013
Rep Puanı: 25333
Ruh Halim
Ruh Halim
Neseli

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #2
RE: Mi’râc, îmân işidir, akıl değil
Allah razı olsun Yusuf hocam

İmtihân dendiğinde Bediüzzaman’ın şu sözü aklınıza gelsin;
“Defalarca eleklerden eleneceksiniz, altın mısınız, bakır mısınız diye...”

[Resim: 3Egg1A.jpg]
13-04-2018 09:25 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi [email protected] adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to [email protected]