Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mesajlarım ve iletilerim
Yazar Mesaj
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #61
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Abdülhamîd Han

orta boylu, geniş göğüslü, omuzları kalkık, sesi kalın ve gür sakin idi. Sık sık tebessüm eder kahkaha ile gülmezdi

Yürüyüşü vakarlı, nâzik ve fevkalâdeydi. hassas, zekî, sağlam ve dikkatliydi.

kış ve yaz, uzun palto giyer, sıhhate en müsait kumaşları tercih eder ve Sadeliği ön plânda tutardı

Zekâsı ve gönül muamelesi ile yabancıların dahi hürmetini kazanmıştı. Hâl ve tavrına hayran kalanlar, ona hizmette yarışırdı

Abdülhamîd Han, vekillerine, ilim ve san’ata ihsânı, ecnebilere hediyesi bol ve kıymetli idi. Mevki hizmet ve başarıya göre ihsân ve ikrâmda bulunurdu.

fakir olanlara para veya eşya gönderir, hastalara bizzat doktor yollardı.

Abdülhamîd Han hakkında, İngiliz koramiral Sir Henry Woods şöyle demektedir. sultan, gelmiş geçmiş pâdişâhları arasında en müstesna mevkiidedir

Abdülhamîd Han hakkında, İngiliz koramiral Sir Henry Woods şöyle der
Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan beri gelen en başarılı hükümdarlardandır.

Abdülhamîd Han;

Çok sakin ve gösterişten uzak yaşardı. Şehzâde iken de akıllı, nâzikti ve Avrupa kendisini ziyaret etmek isterdi...

Eğer Abdülhamîd Han olmasaydı, devleti akılla idare etmeseydi, devlet yıkılmış olurdu.

Türkiye’yi para ve personelce kemiren, yoksul bırakan, Rus harbinin yaralarını sarabilmesi hayrete şayandır.

Dış borçları ödedi, orduyu kuvvetlendirdi ve Osmanlı Devleti’ni aranır hâle getirdi...

Sultan Abdülhamîd düşürülmeseydi, Birinci cihân savaşı olmıyacaktı. 

Sultan Yoksul halk tabakasının dertlerine üzülür ilgilenirdi hıristiyan tebeasını ayırmazdı. Çok büyük servetini halkı için kullandı...

Avrupa basınını tercüme etti, okur ve okuturdu. 6.000 kitap tercüme ettirmiştir

dış politikası soğukkanlıydı, harbi atlatmak için düşmanlıkları ve kıskançlığı teşhis ederdi

Sabahın erken saatlerinden gecenin geç saatlerine kadar çalışır az uyurdu. Halîfelik sıfatına,ehemmiyet verip müslümanlarla meşgul olurdu.

Dünyanın dört bir tarafındaki müslümanları İstanbul’a sevgi ve saygıyla bağladı.

İstanbul’da binlerce yabancı müslüman bulunurdu, Orta Afrika’dan Çin’e kadar müslümanlar gelip ondan emir alırdı...

aile babasıydı çocuklarına düşkündü *iyi terbiye eder, hoşsohbetti.

Orduyu kullanmaya azmetseydi, hiç bir kuvvet onu tahtından indiremezdi.

savaşa ve kavgaya değil, diplomasiye inanırdı... Her seviyedeki adamın değerini bilirdi...

Hareket ordusu, beş bin kişiydi. Arnavud, yahûdî, rumlardan oluşuyordu Yalnızca subayları Türk’tü, isteseydi son kendisine refâkat eten 8.000 hassa askeri ile isyankarları darmadağın ederdi.

Halk kendisini çok sevmiştir. Pâdişâh’ım çok yaşa” âvâzeleriyle yeri göğü inletmiştir

”Abdülhamîd Han, İslâmıyetin emirlerine hassasiyet gösterirdi. Abdestsiz yere basmazdı.

İslâm’a aykırı neşriyat yapılmaması, müslüman dininin ziyana uğratılmaması için her hizmeti yürütmüştür.

Çok cesur ve tevekkül sahibi idi.

1898 de Dolmabahçe Sarayı’nda Sultan, devlet erkânı, ve yabancı temsilciler toplantıda iken bir zelzele olur Sultan, bir kaç tonluk avizenin altındadır, Kahraman paşalar, cesaretli subaylar kaçarken, Pâdişâh yerinden kımıldamaz İstifini bozmaz; Allahü teâlânın âyet-i kerîmelerini okur büyük bir tevekkül ile bekler

Âbdülhamîd Han’ın çocukları: Selîm Abdülkâdir , Ahmed Burhâneddîn Abdürrahîm , Nûreddîn , Bedreddîn Mehmed Âbid Efendi, Ulviye , Zekiye Ayşe Refia , Hadîce ve Sâmiye Sultandı

Enver Paşa 

41 yıllık hayatında sürekli mücadele peşinde koşan Enver Paşa İttihad ve Terakki'nin bir numaralı ismidir

Enver Paşa, hep mağlubiyet yaşamış ama her mağlubiyetten sonra Müslüman dünyasını şaha kaldırıp İngiliz emperyalizmini dize getirme hevesi artmıştır

Murat Bardakçı

Enver Paşa'yı anlattı. Ezber bozmak için kötüyü düzelteyim, iyiyi kötü yazayım diye yazmadım. Ailesi belgeler verdi, yazdım.

Tarih belge üzerinden yapılır, yorumla yapılmaz Biyografi belgeye dayanır. Biyografi bizde maalesef methiye olarak anlaşılır. biyografi her şeyi yazmaktır. İyi tarafını da zaaflarını da.

Talat Paşa'yı yazdım. Hafız Hakkı Paşa ve Mahmut Şevket Paşa'yı yazdım. Hepsi aynı dönemin aktörleri. Günlüklerde ve mektuplarda çelişen yok karşılıklı rekabet var, geçimsizlikler var.

Ben resmî tarih, gayrıresmî tarih diye inanmam. Fark yorumdadır. Gayriresmî tarih yorumdur.

Mustafa Kemal ile Enver Paşa'nın kıyaslanması yanlış Biri mağlup biri galip.aralarında soğukluk var

Biri en tepedeyken öteki yarbay. 
Enver Paşa güçlü olduğu günlerde Mustafa Kemal'i önemsemiyor

Mustafa Kemal'i Enver'e rakip olarak göstermek büyük cehalettir. Yeni albay olmuş Çanakkale sonrasında. Enverin ise Mustafa Kemalden haberi bile yok

Mustafa Kemal, Balkan Harbinde Enver Paşa'nın İstanbul'a tayinini önlemek istemiştir Enver Paşa'nın bunlardan haberi olmuş ama umursamamıştır

Osmanlı'nın son yılları yazılırken Cumhuriyet tarihçileri hiçbir şey yapmamıştır Atatürk'ün nüfus kaydı dahi yeni yapılmıştır Hâlâ “senin mavi gözlerin ve verdiğin hızla inkılâbının yolunda gidiyoruz" gibi laflar. Yeter.

Gittiği heryerden kır çiçekleri toplayan Enver Paşa bunları üzerlerine kısa aşk ifadeleriyle kağıtlara yapıştırarak Naciye Sultan'a göndermiştir

tarihçiliğimizin iki büyük derdi var. Birincisi tembellik ve okuyup yazmamak İkincisi ise dedikodu tarihçiliğidir

Lozan tartışılıyor Türkiyede Böyle saçma sapan şey olur mu? İki üç kişi ekran dolaşıyor, Atatürk'ün vasiyetini ortaya atıyor. gerçek zannediliyor.

Enver Paşa, Batum'dan Anadolu'ya geçerken Trabzon'daki Yahya Kâhya'ya ve askerlere güveniyor İttihad ve Terakki'nin güçlü bir teşkilatı var.


Mustafa Suphinin öldürülmesinden memnun oluyor Seviniyor ama öldürün demiyor Mustafa Suphi onun için önemsiz biri ve kominist çocuk diyor.

Kişileri önemsemiyor Enver Paşa? Hacı Sami Bey.ona En büyük kazığı atıyor ve Orta Asya'ya gitmesini teşvik ediyor

Enver paşa çaresizce her yolu deniyor. Yenilgisi ve sürgünü ağır oluyor

Sürgünde iken kendini müdafaa ediyor savunutor. Çok zoruna gidiyor Ağlıyor

Enver Paşa nın romantik bir tarafı var. Sürgünde iken Karısının fotoğrafına bakıyor ağlıyor ve gözyaşlarıyla mektup yazıyor. Çok sevmiş.

Paşa başından sonuna kadar mücadelesinde samimiydi inanarak yaptı?

Doğru kararında ve yanlış kararında samimiydi. İçten pazarlıklı değildi. Mektuplar da samimiydi.Enver Paşa

her ortamda resim yapıp, portre çizdi tutukluyken cezaevi görevlilerinin portrelerini çizip para kazanır kazandığı parayı ailesine gönderirdi


Günlük yerine mektup yazardı Bir Alman kadına Babıali baskınını . Naciye Sultanı Balkan Harbini Sarıkamışı her şeyi Gün gün, saat saat anlatıp Mücadelesinden vazgeçmemişti


Enver Paşa Mücadeleye devam etmek istedi Talat Paşa ise işlerinin bittiği düşüncesindeydi enver paşa şu cevabı verdi mücadele devam edecek

Talat Paşa iyi bir politikacıydı. Enver'in ani çıkışlarını önlerdi.Enver Paşa durmayı, vazgeçmeyi bilmezdi Vazgeçemezdi,

Sonuna kadar götürür Başarmadan dönemezdi. Başka çaresi yoktu.çünkü Almanyada Ermeni tehlikesi vardı.ve İngilizler onu savaş suçlusu diye arıyordu.

İngilizler'e kinlendi yenildiklerinin farkında değillerdi

Talat Paşa Hollandada ingilizler görüşürken. İttihatçılar Şok yaşıyordu çünkü Almanlar'ın gücünü büyütmüşler ve yenileceğini beklemiyorlardı

İttihat ve terakkinin Çaresi yoktu. Rusya'dan korkuyorlardı Almanya ile ittifaktan önce İngiltere ve Fransa'yla görüşüp reddedildiler ve savaşa Almanlar'ın yanında girdiler.

Bakü'de gerçekleştirilen Şark Milletleri Kurultayı'nda Enver Paşa Bolşevik toplantılarına katılmışdır

Enver Paşa ihtilali seviyor Bolşevikleri İngiltere'ye karşı bir hareket olarak görüp destekliyor

yenilgiyi kabul edemiyorlar. En tepede iken her şey bitiyor Payitaht işgal edilince savaş suçlusu ilan ediliyor


Enver Paşa çabuk yükselir o Darbecilikten ve İhtilalden yükselir.
27 Mayıs'taki yüzbaşılar gibi

Darbeci Talat Paşa Nazırı iken, 5. Murad'ın damadı Refik Bey Talat Paşa'dan valilik ister. Paşa sorar niye vali olmak istiyorsun" diyince. Ben sultan damadıyım karşılığını alır Talat Paşa, ben seni vali yapmam der Refik Bey sen kapı kapı postacılık yapan bir adamdın nasıl Dahiliye Nazırı oldun' diyince talat paşa şu cevabı verir ben darbeciyim ihtilâl yaptım

Enver Paşa Naciye Sultan'la evlenmeden önce sadece Enver'dir.
Saraya Damat olması onun kariyerinde sihirli bir değnektir

Enver Paşa Makedonya dağlarında çetelerle savaşırken Çeteleri kuşatıyor üzerlerine gidip kaçmalarını önlüyor ve o dönemlerde Çok cesur.

Halife Abdülmecid'in oğlu Şehzade Ömer Çanakkale'yi teftiş ettiğinde gördüklerini şöyle yazar Siperdeyiz, Enver Paşa sigarasını yakmış O anda Deli cesareti var ve hayatı boyunca kaybetti Enver Paşa.

SARIKAMIŞ'TA SUÇLU ENVER PAŞA DEĞİL

ENVER PAŞA Sürekli aldatılır sürgünde . En yakın arkadaşları tarafından yalnız bırakılır.

Almanlar'la didişir sürgünde iken çaresi ve çıkış yolu yoktur inanır etraftakilerine her teklifi, olmayacak her şeyi kurtuluşu için çare görür.

çete savaşları yaptığı, düzenli orduyla yapılan muharebeleri iyi yönetemez Sarıkamış'ta bozguna uğrar

Sarıkamışda Alman general ve güçlü isimler vardır. Enver Paşa tek değildir. Osmanlı Erkân-ı ve Alman Erkân-ı vardır.

Sarıkamışda kış bastırmış Hafız Hakkı Paşa vakti uzatmıştır Sarıkamış bozgununun en önemli sebebi Hafız Hakkı Paşadır.Ama o Enver'e yıkıyor.

Sarıkamışda Hafız Hakkı paşanın ordusu olmadan girilmiştir Çatışmada Ruslar zayiat vermiş türk ordusu geri çekilmiştir Hafız Hakkı Paşa'nın ordusu gitseydi sonuç başka olurdu.

ENVER PAŞA Anadolu'ya geçmek ve Milli Mücadele'nin başında olmak için çok uğraşmıştır ancak.Geçseydi belkide
Felaket olurdu

Ankara onu sıkı takip etmiştir.
mektuplarını okumuştur eşi Naciye'ye yazdığı mektupları en son Naciye okur


Mektuplarını Her gün yazar bazen 10- tane bazende 3 tane birden gönderir eşi. Naciye Sultan'a Karabekir Paşa mektupları alıp Ankara'da arşivler bu mektuplar. Enver paşanın Moskova ve Orta Asya'dan yazdığı mektuplardır

Enver Paşa dindar bir insan yazdığı Mektupların kaynak olarak kullanılacağını biliyor. Ama çok mahrem şeylerde yazıyor…karısına

Anadolu'ya dönemiyo çaresizce eşine
Mektup yazıyor anadoluda işinin kalmadığını düşünüyor Ankaranın hakim olduğunu görüyor. Ruslar Sakarya Savaşında böyle bir hareket istemiyor.

Ruslar Mustafa Kemal'e karşı
ENVER PAŞA 'yı bir koz olarak görüyor
Sakarya Savaşıyla Mustafa Kemal hakim oluyor her şeye ve ruslar enver paşadan vazgeçiyor

kimin eli kimin cebinde belli olmadığı dömemlerde herkes herkesle görüşüyor, düşmanla anlaşma yolları aranıyor Mustafa Kemal'in İngilizlerle anlaştığı söyleniyor anlaşmanın belgesi yok ve Tahminle tarih olmaz.

Hilafet kaldırıldığında en fazla telaşlanan İngiltere'dir.Hindistan'da ne halt edeceğiz diyorlar.

Bugün 1. Cihan harbinde En büyük zararı gören hindistandır en geniş Müslüman sömürgesi ingilizlerdedir Hilafet kaldırılınca Fransa memnun olmuştur. 

Cumhuriyet tarihini ne yazıkki yazamıyoruz. İstiklal Harbi'nde İngilizler'le niye savaşmadık diyorlar. İngilizler'le.ve Almanlar'la savaştık biz.

Enver Paşa Turancıydı, Turan imparatorluğu kuracaktı"

Turan, Enver Paşa için hayal ve hedef değil, coğrafi bölge ismidir o Orta Asyada İslâm'ı yüceltmek ve Müslümanları kurtarmak istediğini defalarca vurguluamıştır

Enver paşa islami teşkilatlar kurmuş
İslam birliğini savunmuşdu. O Turan Orduları Komutanıydı

Enver Paşa boş bir hayale inanmadı Turancıydı. hayalleri vardı
Kaybetmişti



Enver Paşa Paşa Kırım, Moskova, Bakü, Batumda Turan devleti kuracağım demiyor onun hedefi İngilizden intikam alacak bir İslam devleti kurmaktır Ama şeriat demeyip, İslam birliği diyor.

Enverin Buhara'da. Kırım'da çekilmiş fotoğrafları var. Resim çektirmeyi seviyor çünkü. Paşalar fotoğraf çektirmeyi seviyor Mustafa Kemal'in de çok fotoğrafı var.

Ahmed Tosun Paşa 

Ahmed Tosun Paşa Kavalalı ailesinden Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın oğludur  

1812'de vezir rütbesi ile  Cidde  ve Habeş valisi olmuş 1813'de Vehhabi isyanını bastırmak için babası Mehmed Ali Paşa tarafından Hicaz'a gönderildi

Tosun Paşa'nın emrinde Fransızların  muazzam piyade ordusu bulunurdu. Mekke'yi isyancılardan alıp (1813). te Vehhabilerden temizlemiştir

Hicaz'ı güvenli bir yer haline getiren Tosun Paşa'nın başarısı İstanbul'da büyük sevinç yaratmış salgın hastalıkta yaşamını yitirmiştir (1816).

Vehhabi ayaklanması 1813 te bastırılır ve Vehhâbi Destanında Ahmet Tosun Paşa övgüyle anılır.

Tosun Paşa Yalısı İzmir Çeşme dedir yakalandığı hastalık sonrası tedavi için Tosun Paşa tarafından yaptırılmışdır

Tosun Paşa Yalısı, Sabancı Holding tarafından aslına sadık restore edilmiş ve Nars Ilıca adı altında butik otele  dönüştürülmüştür.

Mehmet Ali Paşa Camii En küçük oğlu Ahmet Tosun Paşa'nın 1816 da ölümüyle babası Kavalalı Ali Paşa tarafından 1830 da Kahirede başlanmış ve Abbas Hilmi Paşa döneminde 1848 de tamamlanmıştır

Yavuz Turgul'un  senaryosuna  çekilen Kartal Tibet'in 1976 yapımı  Tosun Paşa karakterinde Ahmet Tosun Paşa'dan esinlenilmişdir.

Tosun Paşa isimli Türk sinema filminde başrolde Kemal Sunal Tosun Paşa'nın yerine geçen bir yanaşmayı canlandırırken, gerçek Tosun Paşa'yı Oktar Durukan canlandırmıştır.

Kutülâmare Zaferi’nin kahramanı Halil Paşa


Yarım asır unutulmuş olan ve şimdi TV dizisi yapılan Kutülâmare Zaferi’nin kahramanı Halil Paşa ENVER Paşa’nın bir yaş küçük amcasıdır

Kut Zaferi’nin kahramanı Halil Paşa
1916 Nisan’ında koskoca İngiliz ordusunu esir etmiştir

Kut Zaferinin dizisisinde ortaya güzel bir iş konmuş.Yetmiş sene unutulan Kut Kahramanı Halil Paşa  yeniden hatırlanmıştır

Yetmiş sene unutulan Kut zaferine bugün toplantılar yapılıyor, sergiler açılıyor, konferanslar veriliyor ve Halil Paşa’nın kabri ziyaret ediliyor.

Halil Paşa iyi bir asker ve görüşlerinden taviz vermeyen koyu bir İttihadçı ve Kut kahramanıdır

Kurtuluş Savaşında siyasî faaliyetleri, ve İttihad ve Terakki’yi canlandırma çabaları sebebi ile Ankara’nın kara listesine alınmıştır

Türkiye’ye girmesi 12 Mart 1921’de yasaklamış Anadoluya geldiği takdirde sınırdışı edilmesi emredilmiştir

Paşa, yasağa rağmen 1921 de Batumdan Trabzon’a gelmiş, iki buçuk ay sonra sınırdışı edilmiştir memlekete yasağın 1922 de yasağın kalkmasıyla dönmüştür

Paşa ve arkadaşları yasaklı günlerinde Ankara’nın istihbaratçıları ile takip altında tutulmuştur

1922 Mart’ında ortaya atılan bir iddia Kemal Paşa’yı hiddetlendirmiş ve Halil Paşa’nın Türk temsilciliklerine girmesi istenmemiştir

1922 Mart’ında Ankara nın Gürcistan temsilcisi Ahmed Muhtar Bey üç İttihadçı Halil Paşa Küçük Talât ve gazeteci Muhiddin Bey’e Tiflis’te temsilcilikte ziyafet verdi bu Ankara’nın talimatlarının dinlememesi mânâsına geliyordu.



Başkumandan Kemal Paşa, 18 Mart 1922’de Hariciye Vekâleti’ne yazı gönderdi, tiflis elçisi Muhtar Beye Halil kut Paşa ile İttihadçılarla münasebette bulunamaz ve ziyafet verilemez deyip savunma istemiştir

Kemal Paşa’nın halil kut paşanın sürgün olduğu yıllarda tiflis elçimize şöyle bir mektup yazar sabık Şark Orduları Kumandanı Halil Paşaya ziyafet çekilmiştir. Halil Paşa memleketten ihraç edilmişdir, hükümet temsilcisi bunlarla münasebette bulunamaz, ziyafet veremez.

memlekete ve Türk temsilciliklerine daveti yasaklanan Halil kut Paşa Batum’dan Moskova’ya gidecek, Sovyetler’in 1922 de İttihadçılar’ın Sovyet topraklarını terketmelerini istemesiyle Afgan pasaportu ile Almanya’ya geçecektir

Türkiye ye girişi yasaklanan Halil kut Paşa Macaristan’a ve Avusturya’ya seyahatler yapacak yasağın 1 Ağustos 1922’de kaldırılmasıyla Viyanadan Türkiye’ye dönecektir.

Paşa Ankarada Mustafa Kemal’i ziyaret edip vazifesini soracak kemal paşa serbest kalmasını siyasetle uğraşmamasını söyleyecektir

Sürgünden dönen Halil paşa Atatürkün emriyle İstanbul’daki köşküne çekilir Kut”soyadını alır 1957’de İstanbul’da, gırtlak kanserinden vefat eder



Sultan Vahdettin Han

kurtuluş savaşını başlatan kişidir


Sultan ülkenin kurtuluşunu işgal altındaki İstanbul'dan mümkün olamayacağını biliyordu ve Anadoluyu kurtuluş savaşı için teşkilatlandırdı

İngilizler, kendisinden halkı teslime zorlamasını isteyince Sultan Vahdettin bunu reddetmiştir

devleti kurtaramak için Anadolu'ya bir heyet gönderen sultan vahdettinin Anadolu'ya gönderdiği heyetin başında atatürk vardır

Heyet Anadolu'da padişah adına teşkilatlanacak ve Anadolu'yu işgalden kurtaracaktır

OSMANLI SARAY HALKI ANADOLU'YA BÜYÜK DESTEK VERMİŞDİR

Vahdettin, Anadolu harekâtını gizlice desteklemiş İstanbul'dan silah, para, mühimmat göndertmiştir Hilal-i Ahmer Cemiyeti yardımları Anadolu'ya ulaştırdı

Vahdettin han anadolunun kurtuluşunda
Hilal-i Ahmere yardım etmiştir savaştan sonra padişah dışlanıp SALTANAT VE HİLAFETİ KALDIRILMIŞDIR

Anadolu harekâtı İstanbul'un desteğiyle teşkilatlanmış Osmanlı için kurtuluş ümidini yeşertmiştir

Ankara harekâtı İstanbul'a karşı tavır almış, padişah dışlanmış. Son Osmanlı saltanatı lağvedilmiş (1 Kasım 1922). İki sene sonra Hilafet kaldırılmışdır

Hilafetin kaldırılması ile Osmanlı hanedanı da sınır dışı edilmiş İstanbul'a ve padişaha ağır hakaretler ve sözler sarf edilmiş Yalan haberlerde Padişahın istifa ettiği ve gizlice kaçtığı söylendi. 

Sultan Vahdettine ihanet edenler
kendisinin yetkilendirdiği kişilerdi.sultan Bunlara karşı mücadele kendi evlatlarıma karşı mücadeledir diyerek hicret" etmeyi uygun bulmuştur

Sultan Vahdettin memleketden gönderildiğinde YANINA TEK KURUŞ ALMADI 15 Kasım 1922'de memleketden ayrılmak istediğini İngiliz işgal makamlarına bildirdi

17 Kasım 1922 de İngiliz Malaya Zırhlısı'na binen sultan vahdettin vatanına dönüp dönemeyeceği meçhul bir yolculuğa çıktı. Ve Yanına devletin malından tek kuruş almadı.

Bunlar milletime aittir dedi ve çok kıymetli ve mücevherlerle süslü kitabı hazineye iade etti. Ve Gemiyle Malta'ya vardı.

Sultan, Filistin'e gitmek istediğini bildirmiş müsaade edilmemiştir.

Sultan Vahdettin Mekke-i Mükerreme'de umre yapmış Hicaz'dan 20 Nisan 1923'te vapurla ayrılmıştır .

Sultan Vahdettin İskenderiye ve İtalyada Cenova kalmış San Remoda Villa Nobel isimli mekâna yerleşmiş burada vefat etmiştir

Sultan Vahdettin, sürgün yıllarını daimi düşünmemiş, bir gün mutlaka Müslüman memleketine döneceğini umut etmiştir.

Sultan Vahdettin 16 Mayıs 1926 günü vefat etti.

acı dolu günler 65 senelik bir hayat sonrasında Osmanlı Devleti'nin son padişahı ve son halifesi Sultan Vahdettin 16 Mayıs 1926 da dünyaya veda etmiştir.

Sultan Vahdettinin ölümüyle acı dolu günler yaşanır.


Sultan Vahdettinin ölümüyle
Alacaklılar cenazesini haczettirir Villa ve şahsî eşyalarına el konulur. cenazesi eşyalarıyla birlikte bir ay mahsur kalır. 

Sultan Vahdettinin ölümüyle cenaze haczedilir oğlu Abdülmecid Efendi
Fransa'dan para gönderir fakat yetmez. Fransa'daki kızı Sabiha Sultan mücevher ve küpesini satarak haczi kaldırtır.

Sultan Vahdettin KABRİ TÜRKİYE DIŞINDA OLAN TEK SULTANDIR

Sultan Vahdettinin ölümüyle ilk önce cenaze haciz edilir cenazesini Ankara hükümeti kabul etmez ve Suriye'nin Şam şehrine Yavuz Sultan Selim'in yaptırdığı camiye defnedilir

Sultan Vahdettini defini için türkiyeden izin verilmedi o zaman Sultan Abdülhamid Han'ın kızıyla evlenip ayrılan Ahmed Nami Bey suriyede devlet başkanı idi ve cenazenin şama defnini kabul etmiştir

Sultan Vahdettinin ölümünde suriye fransız işgalindeydi Türkiye ye defnedilemeyen sultan defin için Şam'a nakledilmişdir.

Sultan Vahdettinin ölümünde cenazeyi hanedanın eski damadı ve Suriye devlet başkanı Ahmed Nami Bey askerî merasimle karşılamış şam Yavuz Sultan Selim Camii'nde üzerine Kâbe örtüsü örtülmüş ve camiye defnedilmiştir


Yıldırım Han’ın en sevdiği oğlu Ertuğrul, Sivas valisidir Emir Timur İran’ı ele geçirmiş kasırga gibi Doğu Anadolu’ya girmiştir ve Sivas’ı kuşatmıştır kumandan Ertuğrul teslimi reddetmiş ancak sivas şiddetli bir kuşatma ile timur tarafından ele geçirilmiştir bu savaşta Şehzade Ertuğrul bir avuç askeriyle şehid olmuştur.

Emir timurun anadolu akınlarında doğu anadoluya girilmiş yıldırım hanın oğlu ertuğrul şehit edilmiştir oğlunu ve sivas
kalesini kaybeden yıldırım sarsılmış yas tutmak için Uludağ sırtlarına çıkmıştır Orada bir çobanın, kavalını gözyaşıyla dinlemiş ve Yıldırım Han çobana şöyle seslenmiştir Keyif senin, rahat senin. Kaybettiğin neyin var Sivas gibi kalen mi gitti, Ertuğrul gibi oğlun mu öldü? Çal çoban çal...”

Barbaros Paşa’nın Bütün ömrünü mücadele ile, cihad ile geçmiştir

Barbaros Paşa ya “rahat” yoktur onun hikayeleri ibret verir Elhamdülillah, Allahü teâlânın yardımı ile Cezâyir’i fetheder

Barbaros Hayrettin paşa Allahü teâlânın yardımı ile düşmanı yola getirir osmanlıya baş kaldıracak düşman bırakmaz.

Barbaros Hayrettin paşa Gazâyı boş bırakmaz fetihlere koşardı bir gün rahatımıza bakalım” diyerek. Rü’yâya dalar ak sakallı, nûr yüzlü bir zât der ki, Yâ Hayreddin! Yalan dünyada rahat olmaz. Rahat, Cennet-i a’lâda Seferlere devam et! Sana müjdeler olsun Cenâb-ı Hakkın yardımı seninledir.”işte o an büyük kaptan hatâsını anlar tövbe eder ve Cezâyire doğru fetih sancağını açar

Cezayir adası kâfirlerin elindedir bir gün nur yüzlü zat barbarosu uykusundan uyandırır erenlerin yüce himmeti ile büyük kaptan Elhamdülillah diyerek cezayiri fetheder

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethinde şöyle dua eder Yâ Rabbî, yardım et zafer nasîb eyle’ kalbimi rahat tut, niyyetimi hâlis fetihi yakın eyle Rabbim sana şükrettim. Yüzümü yerlere sürüp sabaha kadar ibâdet ettim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethinde şöyle dua eder Yâ İlâhel âlemîn sen kolaylaştırıcısın kalenin fethini zayıf kuluna kolaylaştır. Beni din düşmanına hor ve hakîr eyleme Nusret ve kuvvet verici sensin. Sana sığındım, sana güvendim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethini şöyle anlatır erenlerin ikazı ile
şükrettim sadakalar dağıttım açları doyurdum, Kâfirler kaleyi savunuyordu Yâ Rabbî, yardım et zafer nasîb eyle’ diye duâ ettim rü’yada erenler Ey Hayreddin, kalbini rahat tut, niyyetini hâlis eyle fetih yakındır’ dediler., Rabbime şükrettim. Yüzümü yerlere sürüp sabaha kadar ibâdet ettim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethini şöyle anlatır toplarımı adaya çevirdim, ancak kale düşmüyordu. sabaha kadar ibâdet edip yalvardım. şöyle duâ ettim: “Yâ İlâhel âlemîn! Şüphesiz sen kolaylaştırıcısın kalenin fethini zayıf kuluna kolaylaştır. Beni din düşmanlarına hor ve hakîr eyleme Nusret ve kuvvet verici sensin. Sana sığındım, sana güvendim.

Barbaros Hayrettin paşa cezayirin fethini şöyle anlatır kale iyi savunuluyor ve düşmüyordu rüyamda nur yüzlü bir ihtiyar:“Ey Hayreddin! Niçin elem çekersin. Gönlünü hoş tut! Herşeyin saati vardır. Vakitsiz kuş bile uçmaz. askerlerini teknelere doldur kaleye hücum ed Hak teâlânın yardımı sizin iledir” dedi.

Barbaros Hayrettin paşa bir Sabah cezayire sancağını diker Ve cezayiri fetheder Secdeye kapanıp tüm işleri kolaylaştıran, Cenâb-ı Hakka şu niyâzda bulunur.“Yâ Rabbî! Kuvvet ve nusretsin. Ben zayıf kulunum. Yaptıklarımı kendimden bilmekten muhâfaza eyle! Ben vasıtayım. Beni hayırlı kıl! İslâmı yaymakla meşgûl eyle”

Preveze zaferiyle Akdeniz Türk gölüne çevirilmiştir 27 Eylül 1538,

27 Eylül 1538, Akdeniz’de Osmanlı hakimiyetini sağlayan Preveze Zaferi’nin yıl dönümüdür.

Preveze zaferiyle Osmanlı karada ve denizde hakimiyet sağlamış Akdeniz Türk gölü hâline getirilmiştir

Preveze zaferi büyük bir zaferdir büyük kaptanı derya Barbaros Paşa kumandasında kazanıldı.

Prevezede Osmanlı donanması Y şeklinde dizilmiştir. Barbaros Sinan Cafer Reis, Şaban ve oğlu Hasan Reis merkezdeydi. Seydi Ali Reis sol Salih Reis ise sağ kanada komuta ediyordu.

27 Eylül 1538 yılında Barbaros Paşa ve ordusunun kazandığı Preveze Zaferi, Akdeniz’in Türk gölü hâline gelmesini sağladı.

Preveze Osmanlının Papa tarafından kurulan haçlı ittifakına karşı kazandığı büyük zaferlerdendir 

Sultan Süleyman'ın 944'te Pulya ve Korfu seferleri sonuçsuz kalmış ancak Barbaros Paşa Kiklad adalarını Nakşa Dükalığı ile Sporad adalarını fethetmiştir

Osmanlılar bir ok gibi hedefe odaklanınca Papa ve Hıristiyanlar  Osmanlılar'ı Akdeniz' den uzaklaştırmak için ittifak yapmıştır


Andrea Doria kumandasındaki Hristiyanlar büyük bir donanma kurdular
Ve 7 Eylül 1538’de Preveze Kalesi'ni kuşattılar

Osmanlının ilk kaptan paşası ve Kaptan-ı deryası Barbaros Paşa. 7 Eylül 1538’de hiristiyanlarn Prevezeyi kuşattığını haber alınca Turgut Reisi
Kaleyi kurtarmaya göndermiştir

Turgut Reis yirmi gemilik gönüllü filosuyla Zenta sularında kırk gemilik bir hiristiyan filosu ile savaşmıştır

Andrea Doria Preveze kalesini kuşatıp tahrip etmiştir Barbaros paşanın buna cevabı gecikmemiş Kefalonya adası yağmalanmıştır

Prevezedeki haçlı donanması İspanya Portekiz Venedik Malta Cenevizliler ve 140 kalyon, 168 kadırga nakliye gemileri ve 55 bin askerden Barbaros'un donanması ise 122 kadırga ve 20 bin askerden oluşuyordu 25 Eylül 1538’de ilk kafirler saldırmıştır

Preveze'de Turgut Reis, Murad Ağa ve Güzelce Mehmed Reis emrindeki Osmanlı gemileri haçlıları püskürtmüştür.


27 Eylül 1538 Cuma günü Barbaros, prevezede hilal şekli alıp kadırgalar ve toplarıni ateşleyerek Andrea Doria yı denize gömmüştür

Preveze'de Barbaros kırk gemilik filosuyla haçlı donanmasını ikiye ayırdı

Prevezeye demirledi. 28 Eylül 27 Eylül 1538 de Andrea Dorianın kafir ordusuna karşı kazanılan büyük bir zaferdir Barbaros savaşta hilal şeklini almış haçlılara taarruz etmiştir

Preveze'de şiddetli rüzgar Osmanlıyı zorlayınca Barbaros Şura suresi Dilerse Allah, rüzgarı durdurur üstünde kalakalırlar" ve Ahzab suresi Ey iman edenler, Allah'ın nimetini hatırlayın size ordular saldırmıştı da biz rüzgar ve görmediğiniz ordular göndermiştik" ayetlerini bir kağıda yazarak denize bırakmıştır.

Prevezede Allahın inayeti ve Barbaros paşanın okuduğu ayetlerle Rüzgar kesilir haçlı donanması hareketsiz kalır Andrea Dorianın top ateşleri isabet almaz ve bütün gülleler denize düşer

Preveze'de Barbaros'un hücumu haçlıları hedef alır. Doria Osmanlıyı ateş arasına almayı dener ve denizi boylar

Preveze'de Barbaros'un Haçlı kalyonları tahrip eder haçlı donanmasını yarat için hücum emri vererek Andrea Dorianın kadırgalarına saldırır

Preveze savaşı beş saat sürer Doria geri çekilirken Osmanlı haçlıları takip eder fırtına çıkar havanın kararır ve Andrea Doria izini kaybeddirir

Preveze'de Barbaros pek çok esir ve ganimet alır haçlı donanması kalyon türü 128 gemisini kaybeder

Preveze zaferini Boğdan seferinden dönüşde Kanuniye 14 Ekim 1538’de Barbaros'un oğlu Hasan Bey ulaştırır. 

Barbaros paşanın fetihleri osmanlı devlet tarafından ayakta dinlenir büyük bir sevinç vesilesi olur Sultan Süleyman, Barbaros ve arkadaşlarına dua eder

Her biri deniz kurdu olan Osmanlı leventlerine denizler dar gelip, okyanuslara açıldılar

Prevezede Barbaros paşa hilal taktiği ve donanması ile büyük bir zafer kazandı

Prevezede Haçlı kalyonlarına karşı Osmanlı kadırgaları zafer kazanmış ve Osmanlı savaşta kadırga gemilerini tercih edmiştir

Hıristiyanlar Preveze Muharebesi'yle Akdenizi kaybetmiştir

Preveze Osmanlı denizciliğinde bir dönüm noktasıdır savaştan sinra kara devleti olan Osmanlılar denizleri hedef almıştır

Preveze zaferi deniz korsanlığını önlemiş Denizlerdeki emniyet sağlanmış Kuzey Afrika İslam devletleri, Avrupa saldırılarından korunmuş Denizdeki hac yolu emniyete alınmışdır


1364 te Haçlıların, Türkleri Balkanlar’dan atmak için başlattıkları savaş 10 bin Türk akıncısının tarihi zaferiyle sonuçlandı. 26 Eylül Sırp Sındığı savaşı

Sırp Sındığı savaşıyla Türkler, Balkanlar'a ilerlemiş ve Osmanlıların Edirne’yi 1362′de fethetmiştir

Sırp Sındığı ile Konstantinopolden Avrupa’ya giden stratejik yol kesilmiş Türkler Trakya’ya yerleşmiş 1363’te Filibe fethedilmiştir

Sırp Sındığı savaşıyla Bizanslılar
Osmanlıdan kaçıp Sırbistan’a sığınmış Balkanlardaki Hristiyanlar Macar ve Sırp Eflâk ve Bosna Prenslikleri birleşip Osmanlıya karşı ilk Haçlı ittifakını oluşturmuşlardır

1364 te Haçlıların, Türkleri Balkanlar'dan atmak için başlattıkları savaş 10 bin Türk akıncısının tarihi zaferiyle sonuçlanmıştır Sırp Sındığı savaşı

Bizanslılar Türkler, Balkanlar'a doğru ilerleyince 1371 de saldırı kararı almış Trakya ve Arnavutluktaki Rum ve Sırp kuvvetlerinden 60.000 kişilik bir ordu oluşturulmuştur

Lala Şâhinin I. Murad’dan yardım istemesiyle Sırp ordusu Meriç kıyısındaki Çirmen’e kadar ilerledi. I. Murad harekete geçti

Çirmen Sırp Sındığı savaşı 26 Eylül 1371 de Hacı İlbeğinin baskınıyla sonuçlandı. Sırplar birbirine girdi Meriçte boğuldu ve bozguna uğradı.

Sırp Sındığı savaşıyla Makedonya'daki Sırplar I. Murad'a baş eğip haraç vermeyi kabul etti

Sırp Sındığı savaşıyla Papalık Türkler’in Sırpları” hakimiyet altına aldıklarını Adriyatik denizine gelmelerinden korkulduğundan söz etmiştir

Sırp Sındığı Savaşıyla, Edirne ve Batı Trakya, Osmanlı için güvenli hale geldi. Meriç Irmağı, Osmanlıya geçti.

Sırp Sındığı Savaşıyla Balkanlardaki Macarlar kırıldı. Bulgaristan vergiye bağlandı. Osmanlı ilk kez Haçlı ordusunu yendi.

Sırp Sındığı Zaferiyle 1364 te Balkanlar’da fetih hareketleri başlatıldı Sol kanat kumandanı olan Evrenos Bey Serez ve çevresini fetdiyse de elden çıkmıştır

1372 Çirmen Savaşıyla Evrenos Bey
Sırp idaresindeki Makedonya’nın fethiyle görevlendirilmiştir gazi evrenos Ferecik, İskeçe, Kavala, Drama ve Zihne’yi fethetmiştir

gazi evrenos bey Osmanlı kuvvetleriyle birlikte Serez’i ikinci kez fethederek kendisine merkez yapmıştır

Çandarlı Halil Paşa Makedonya'nın fethine başlamış. Türkler 1361 de Edirne’yi fethetmiş Bulgar krallığını yıkıp Balkanlar’ı ele geçirmiştir


1389 Kosova Savaşıyla Sırbistan Türk hakimiyetine geçmiştir

1396 da Yıldırım Niğbolu önlerinde Haçlı ordusunu hezimete uğratmış Osmanlı Türkleri Balkan hakimiyetini güçlendirmiştir

Sultan Mehmed 1463 te Bosnayı fethetmiş Osmanlı sancağını Dalmaçya sahillerinde dalgalandırmış ve İtalya’yı hedef almışdır

Sultan Süleyman Macar tehlikesini yok etmek için 1521’de Belgrad Kalesi’ni aldı

Sultan Süleyman 1521’de Belgrad ı fethedince sadece Katolikliğin hakim olduğu Kuzey Dalmaçya, Kuzeybatı Hırvatistan ve Slovenya Osmanlı hakimiyeti dışında kalmıştır


Yavuz Sultan Selim, İslam’ın kutsal beldelerini Osmanlı sancağına alıp tarihin akışını değiştirmişdir

Sultan Selim döneminde Hz Muhammed’in naaşını kaçırmaya teşebbüs eden Hristiyanların hain planları bozguna uğratılmıştır

Sultan Selim Kısa sürede dünya tarihini değiştiren cihangir bir hükümdar ve tarihin kurucularındandır

Sultan Selim İslam’ın kutsal beldelerini Osmanlı sancağına almasaydı tarih çok başka cereyan ederdi.

Portekizliler Yavuz’dan önce kutsal topraklar için hain planlar yapıyordu ancak Sonunda Osmanlı kazanacaktı.

Sultan Selim 1470 te babası II. Bayezid’in sancak beyi olarak Amasya’da doğmuştur

Osmanlıda adı Selim Şah diye geçen Sultan Selim sert mizacı, cesareti ve ataklığıyla “Yavuz” lakabını aldı. 

Sultan Selim dünya tarihinin akışını değiştiren bir cihangirdir

Sultan Selim kaplan avlardı

Sultan Selimin ilk görevi Trabzon sancağıdır. 1487’de geldiği Trabzon’da 1510 a kadar yirmi dört yıl sancak beyliği yapmıştır.

Şehzade Selim’in Trabzon’daki idarecilik yılları ona çok iyi tecrübeler kazandırdı Gürcüleri ve Şah İsmail’i bir kurt gibi takip etti.

Sultan Selim 1508 Gürcü kralına karşı büyük bir başarı kazandı ve babası onu takdir eddi.Şah İsmail’in 10 bin kişilik ordusunu dağıttı

Şehzade Selim Şah İsmail ve Safevîler’e karşı sert önlemler aldı İspir ve Bayburt’u zaptedip Erzurum’a kadar olan yerlerin emniyetini sağladı

Sultan Selim 1507’de Şah İsmail’in Erzincan’daki 10 bin kişilik ordusunu yerle bir etti

Sultan Selim babası zayıflayınca Amasya’da ki ağabeyi Ahmed’in tahtını kabullenmedi. kardeşleri ve babasıyla taht için mücadele etti

Sultan Selimin Trabzon’daki başarıları her tarafta duyuldu gazâ bayrağı açıldı hedef Safevîlerdi şia tehdidi yok edildi

Sultan Selim Trabzon’da şiaları yok etti
Ve yeniçeriler arasında adı öne çıktı. oğlu Süleyman için sancak taleb etti babasına sert bir mektup yolladı. 

Sultan Selim taht mücadelesi girecekti iktidarı ele geçirmeye karar verdi. II. Bayezid’in hastalığıyla Şehzade Ahmed ve Sultan Selim savaşmışlardır

Yavuz döneminde portekizliler Hazreti Peygamber’imizin naaşını Avrupa’ya kaçırmaya teşebbüs etmiştir

Sultan Selim, babasıyla karşılaşınca kendisine Semendire sancağı verilmiş Macarlar’la savaşması için izin çıkmıştır

II. Bayezid, Sultan Selime hayatta olduğu müddetçe şehzadeleri saltanata çıkarmayacağına söz vermişdir.

Sultan Selim Edirne’den ayrılınca ağabeyinin saltanata çağrıldığını haber almış Edirne’ye girince II. Bayezid’in kuvvetleri âni bir saldırıyla Selim’i geri çekilmeye zorlamıştır


İstanbul’da yeniçeriler Sultan Selime biat ettiler bunun üzerine II. Bayezid, 1512’de Selim’i asâkir-i mansûre serdarlığına getirmişdir.

Selim han, II. Bayezid’ın baskı ile tahtından oğlu lehine feragat etmesi ile dokuzuncu Osmanlı hükümdarı olarak tahta çıkmıştır.

Sultan Selim saltanatının ilk işinde iktidarını sağlamlaştırmış Tahta ortak olan kardeşleri Ahmed ve Korkut bertaraf edilmiştir

Sultan Selim Tahtı devraldığında 2.375.000 km2 lik Osmanlı toprakları sekiz yılda 2,5 kat büyütmüştür

Sultan Selimin ölümünde imparatorluk 1.702.000 km2'si Avrupa'da, 1.905.000 km2'si Asya'da, 2.905.000 km2'si Afrika'da toplam 6.557.000 km2'ydi

Sultan Selimin Padişahlığında Anadolu'da birlik sağlandı; halifelik Abbasilerden Osmanlıya geçti.

Sultan Selimin devrinde en önemli iki ticaret yolu olan İpek ve Baharat Yolu ele geçirildi Osmanlı, doğu ticaret yollarını tamamen kontrolüne aldı.

Sultan Selimin Mısır Seferinde kutsal topraklar Osmanlıya geçdi. 6 Temmuz 1517'de Kutsal Emanetler Emanet-i Mukaddese denilen hz Muhammed'in hırkası, dişi, sancağı ve kılıcı eşyaları, Hicaz'dan Sultan Selim'e gönderilmiştir.

29 Ağustos 1516'da Hilafet Abbasi soyundan Osmanlı soyuna geçmiş. Sultan Selim Ayasofya Camii'nde bir törenle, son Memlük halifesi III. Mütevekkil'den halifeliği devralmışdır

Sultan Selim Kutsal toprakları fethettiği zaman Hakimü'l-Haremeyn Kutsal beldelerin hakimi sıfatını uygun görmeyip kendini Hadimü'l-Haremeyn Kutsal beldelerin hizmetkârı ilan etmiştir

Sultan Selim Kutsal toprakları fethedince Hadim-i Haremeyn-i Şerifeyn yani Mekke ve Medine'nin hizmetkarı unvanını kullanmıştır

1512'de tahta çıkan Sultan Selim, 22 Eylül 1520'de Aslan Pençesi Şirpençe denilen bir çıban yüzünden 49 yaşındayken hayatını kaybetmiştir

1150’lerde Hazreti Muhammed’in naaşını kaçırmaya teşebbüs eden Hristiyanlar üç buçuk asır sonra bu işi yeniden denemeye kalkmış Sultan Selim bu hain planı bozguna uğratmıştır

Portekizliler peygamberimizin naaşını kaçırmaya çalışmıştır bu hain plan ikinci kaçırma teşebbüsüdür ilk hain girişim, 1510 da sahneye konmuştur

Doğudaki ticaret yollarını ele geçirmek isteyen Portekizliler, Memlükler’in zaafından istifade ederek Amiral Alfonso önderliğinde Hz Muhammed’in Medine’deki kabrini Hristiyan topraklara kaçırmak gibi sinsi bir plan kurmuştur

Portekizliler hainlikle Hz Muhammed’in naaşını kaçırmayı İslam dünyasını yerle bir ederek Kudüs’e hâkim olmayı düşünmüşdür.

Osmanlılar Memlükler’i tarihden silmiş Ortadoğu ve kutsal topraklara hâkim olmuş peygamberimizin naaşını kaçırmak isteyen portekizlileri ve hain planlarını yerin dibine gömmüştür

Selim Han, şirpençe hastalığına tutulmuş ve ahiret vakti yaklaşmıştır ilaç kâr etmeyince, iş Allah Teâlâ’ya kalmıştır, tavsiyem hasan can sultana Allah (CC) zikriyle meşgul olmasını tavsiye etmiş Selim Han celalli bir arslan gibi kükremiştir

Sultan Selim in ölümü yaklaşınca kendisine Allahı zikretmesi söylenmiş sultan bir arslan gibi kükreyerek şu cevabı vermiştir Sizi edebe davet ederim, mübarek ve emanet bir vazife altındayken Allah Teâlâ’nın zikrinden gafil olduğumuzu mu düşünürsünüz Cenâb-ı Hakk şahidimdir daima Allah’ı zikretmişimdir.

Selim Hanın son sözleri şu olmuştur Rabb’ime hamd ü sena olsun bir an olsun Cenâb-ı Hakk zikrini bırakmadık. hakkıyla zikredemediğim için istiğfar ediyorum Zikreden kulda irfansızlık olmaz, ölüm döşeğinde bile ikaz ve irşadda bulunur

Yavuz Sultan 22 Eylül 1520'de Şirpençe denilen bir çıban yüzünden 49 yaşında hayatını kaybetmiştir 


Sultan Selim'in sandığımız küpeli resim Yavuz’a değil, İran Şahı İsmail’e aittir.

Küpe, Şah İsmail’in Şiiliğinin ve Hayderî-Kalenderî dervişliğinin sembolüdür Hayderîler bu küpeye mengûş” derler.

Şii olan Şah, 13. yüzyılda ortaya çıkan Hayderî-Kalenderî tarikatine bağlıydı ve kulağındaki küpe bu inancının belirtisidir.
08-11-2018 08:14 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #62
RE: Mesajlarım ve iletilerim
1514 te Oruç Reis, dört gemisiyle Kuzey Afrika’da Becaye kalesinde, dokuz gemilik İspanyol filosunu denize batımıştır

Kuzey afrikada Becaye kalesine fethe çıkan Oruç Reis kaleyi toplarla döğmüş bu kalede ikiyüz levendimiz şehid olmuştur

osmanlı levendleri kuzey afrika becaye kalesinde 200 şehit vermiş yılmamış sekizinci gün kalede, gedik açmış ancak Oruç Reis düşman güllesi ile yaralanınca kale fethedilememiştir

Kuzey afrika becaye kalesinin fethinde
Oruç Reis’in kolu kangren olmuştur ve mikrop kapmaması için kızgın zeytinyağına daldırılmıştır bu kalede 200 levendimiz şehit olmuştur

Oruç ve kardeşi Hızır onbir gemiyle
kuzey afrika becaye kalesini kuşatır
Oruç Reis ilk kuşatmada burada tek kolunu bırakmış ve başarısız olmuştur şimdi kale ikinci kuşatılır oruç reis tek koluyla kılıç sallarken düşmana şöyle haykırır“Ben bu kal’ada bir kol bıraktım. kellemi bıraksam n’ola diyerek Becaye kalesini fetheder

İspanyollar 1518 de Oruç Reis’i Tlemsen kalesinde ablukaya alır Oruç Reis huruç hareketinde 700 düşman askerini öldürüp 100 tanesini esir eder


İspanyollar 1518 de Oruç Reis’i Tlemsen kalesinde kuşatır oruç babanın cephanesi tükenmiştir almıştır Ancak cephane tükenmiştir ve Oruç reis kırk kahraman levendiyle ispanyollardan esir ve ölüler alarak kaçmayı başarır 40 cengaver Oruç Reis’e:“Bırakma bizi baba!...” diye seslenir Bu feryadla, büyük Türk denizcisi can evinden vurulur bu huruç harekatında 40 levendimiz şehit düştü

Oruç reis bir cengaver gibi ispanyollara hücum eder kırk kahraman levendimiz şehid olmuştur Oruç Reis ve 40 cengaver kaçmayı başarır 20 levend ispanyollarca kuşatılır Oruç Reis’e Bırakma baba!...” diye seslenirler Bu feryadla büyük Türk denizcisi babalık ruhuyla evlatlarının yanına koşar Fakat kahraman osmanlı leventleri şehid edilmiştir.

Oruç reis kahraman levendleriyle ispanyollara saldırır ancak kuvvet kalmamıştır leventlerimiz şehid düşer Oruç Reis tek koluyla bütün düşmanı haklar bir mızrakla göğsünden vurulur ve şehid edilir

Oruç Reis tek koluyla bütün ispanyol kafirini gebertir hain bir mızrakla şehit düşer hain ispanyollar onun Mübarek başını göğsünden kesip Cezayir Valisine gönderirler


Sultan I. Murad devrinde kurulan ve daima padişahın yanında olan
Yeniçeriler, yalnızca askerlikle uğraşır ve zanaat ile meşgul olmazlardı

Yeniçeriler, yalnızca askerlikle uğraşırdı kanunen zanaat ile uğraşamazlardı
Sultan Süleymanın seferde üzengisi kırıldı. bir yeniçeri tamir etti. padişah, Üzengiyi kimin yapdığını sordu.ve Yeniçeri neferinin zanaatla uğraşması kanuna aykırıdır.” Diyerek, yaptığı iyiliğe için önce ihsanda bulundu, sonra kanuna aykırı olduğu için ordudan ayırıp memleketine gönderdi.

Sultan Süleyman zamanın alim ve hocalarından çok iyi eğitim almış tüm şehzadeler gibi sanat öğrenmiştir

Sultan Süleyman İstanbul’un en meşhur kuyumcusundan. mesleğinin bütün inceliklerini öğrenmiştir o usta bir kuyum sarrafıdır

Sultan süleyman hocasının verdiği işi
yapmayınca. Ustası Sana yüz sopa vuracağım” diye yemin etmiştir Valide Sultan ustaya oğlunun affını rica ederek bin altın ihsan etmişti ustası Şehzade Süleyman’a bin altın vererek, yüz adet altın tel yapmasını emretmiş Telleri bir araya getiren usta tellerle Süleyman’a bir defa vurarak yeminini yerine getirdi

Haçlılar Osmanlılara karşı daima birleşmişdi.I.Viyana kuşatmasında, Haçlılardan bir Alman ile Portekizli birbirlerini düelloya davet etmişdi. tam bu sırada, Osmanlı hücum etti. Alman subayın sağ, Portekizlinin sol kolu kopmtu.ancak Osmanlı askerine tek vücut oldular. Biri sol, diğeri sağ eline aldığı kılıçla Osmanlıya karşı savaşdılar. 1 Osmanlı askerimiz
şehid düşerken kendileri de ölmüştü


Kılıç Ali Paşa, Tophane’deki cami inşaatını kontrol ediyordu. Güzel ve saf bir Anadolu çocuğu sırtına kocaman bir taş almış, iskeleye çıkıyordu ancak, taşı yere koyacağına tekrar iskeleden iniyor taşı yere koyuyor sırtına alıp sürekli yukarı ve aşağı iniyordu. Kılıç Paşaya genç Baba, ben ameleyim, bu inşaat mübarek bir camidir gece kirlenmişim. gusl icabeder burada hamam yok, mesaiyi. Bıraksam, iş geri kalır ücretim helal olmaz. kirliyken taşı camiye koymaya gönlüm razı olmuyor.

Kılıç Ali Paşanın yaptırdığı camide bir işçi gece elinde olmadan kirlenmişti ve guslü gerekiyordu bölgede hamam yoktu işçimiz ise helal para kazanmak için mesaisini terkedemiyor sürekli taş taşıyor ancak kirli olduğunu düşünerek yerine bırakamıyordu kılıç ali paşa işçinin açıklaması üzerine camii inşaatını durdurup Ümmet-i Muhammed ve, Allah rızası için bir hamam inşa ettirmiş cami inşaatını sonra tamamlamıştır


Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa, padişah III. Muraddan, bir cami yaptırmak ister Fakat şair ve nüktedan bir padişah olan 3. Murat Sen deryalar serdarısın. Muktedir isen camii derya üzre inşa et! Sana karada yer yoktur” diye ferman buyurur

Kılıç Ali Paşa evimiz de, mekanımız da deryadır mabedimiz derya üzredir


Kılıç ali paşaya derya üzerinde bir camii yaptırması ferman buyurulur ali paşa en büyük mimar Koca Sinana gider Tophanede inşaat yerinin beğenilmesiyle Kılıç Paşa, kadırgalarla Anadoludaki iri kayaları taşıtır Tophane denizi doldurulur. küçük bir ada olur ve Mimar Sinan kılıç ali paşa camiini tamamlar

Deryalar kudursa ve azgın dalgalar kubbenin tepesinden aşsa, yine bu mabed kıyamete kadar kalacaktır”
20-11-2018 01:45 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #63
RE: Mesajlarım ve iletilerim
On sekizinci yüzyılda Osmanlı iç ve dış düşmanla mücâdele edmiş. 1789 Fransız ihtilâlinden etkilenmiştir

Sultan 3.Selim“Nizâm-ı Cedîd” adlı orduyu kurmuş askerî, mülkî, idârî, ticârî, ıslâhâtlar yapmış devleti yeniden canlandırmıştır

Rusya, Fransa ve İngiltere
Osmanlıyı istememiş 3. Selim in kurduğu Nizâm-ı Cedîd ordusunu istemeyen Yeniçeriler ile menfaatçi ve Osmanlıyı yıkmak isteyen hâinleri osmanlıya karşı kışkırtmıştır

Akkada yenilen Fransızlar İstanbulda âsîleri ayaklandırmış Haseki Halil Ağa parçalanarak öldürülmüş ve Kabakçı Mustafa isyânı başlamışdır

Kabakçı Mustafa isyanının lideri Kabakçı Mustafa yıllarca Balkanlar ve Rusya’da ihtilal eğitimi almış profesyonel bir ihtilalcidir

Kabakçı Mustafa isyanıyla Türk tarihinde ihtilaller devri başlamış Sultan 3. Selim Müslüman kanı dökmek istememiş ve yeniçeriler onu katledilmiştir

3. Selim Bu işlere sebep, benim hilmim ve yumuşak huyumdur” deyip Nizâm-ı Cedîd i kaldırmış Köse Mûsâ âsîlerle birleşip, Nizâm-ı Cedîd taraftârlarını katletmiştir.

Pâdişâhı istemiyoruz diyen âsî yeniçeriler, 29 Mayıs 1807’de Sultan 3. Selim i tahttan indirip, yerine Sultan 4. Mustafa yı geçirmişlerdir

3. Selim i tahttan indiren yeniçeriler
Bütün ilerleme ve yenilikleri durdurup. İsyancı Kabakçı Mustafa yı Hükûmetde nüfûz sâhibi etmiştir o da Temmuz 1808’de Boğaz’daki evinde öldürüldü

Kabakçı Mustafa isyanının bedeli ağır oldu Devlet, elli senesini kaybetti. Teknolojide, Batıya yetişilemedi

Kabakçı Mustafa isyanından sonrada
yeniliklere devam edildi. Batı Osmanlının ilmi ve teknik ilerlemesine mani olmak; ve zayıflatmak için tüm gücüyle çalıştı

Batının Osmanlıya gönderdiği sefirler, tüccarlar, bilgin ve ajanlar azınlıkları tahrik ederek, Osmanlıyı tarihten silmek istemişdir.

Batı Okumak, ilim irfan sahibi olmak için Avrupa’ya gönderilen Türk gençlerinin beyinlerini yıkamış bedeni Türk; fakat düşünüş ve anlayışı Avrupalı bir nesil yetişmiştir

Osmanlı Padişahları ve elitleri, örf ve âdetlerimizi muhafaza ederek, Batı’nın teknolojisini istiyordu. Fakat beyni yıkanmış Batı hayranları teknoloji değil, Batı’nın rezilliklerini getirdiler.


Sultan Abdülmecid zamanında, Rus işgaline karşı Lehistan’da, Avusturya baskısına karşı Macaristan’da ayaklanmalar olmuştur, fakat ruslar bu isyanları şiddetle bastırmıştır

Sultan Abdülmecid zamanında rus avusturya ve macaristana isyan edenler
Osmanlıya sığınmışdı Rusya, kaçakların iadesi için Osmanlıya baskı yapınca osmanlı mültecilerin verilmesini şu sözlerle reddetmiştir Benden iadeyi asla beklemeyin Ben, kendisine sığınanlardan bir tanesini vermemek için devletini feda eden Yıldırım Han’ın torunuyum. size yüzlerce kahramanı verip namusumu kirletir miyim


Sultan 1. Mahmûd İrana ordu gönderdiğinde, Mehmed Emin Tokâdî hz lerinin Mübârek gözleri kan çanağına dönmüştü. tefekkürle, namazını kıldı Elhamdülillah! Allahü teâlâ duâlarımı kabûl buyurdu. Mahmûd Han zafere ulaştı. Demiştir

Sultan 1. Mahmûd İran seferindeyken, Emin Tokâdî hz leri Sultan Mahmûd'dan çok ikrâm gördüm. ona duâ ederek zafere vesîle olduk. hakkını ödedik demiş ve o gün ve saati yazdırmıştır Sultan Mahmûd Allahın ihsanı ve evliyaların duasıyla zaferler kazanmış fetihlerle müjdelenmiştir

26 Şubat 1618 de babasının yerine tahta geçen amcası 1. Mustafa rahatsızlanınca tahtını şehit sultan genç Osmana bırakmıştır

sultân genç Osman’ın tahta çıkışıyla İran ile barış antlaşması imzâlanarak harbe son verilmişdir

sultân genç Osman zamanında
1620 de Halil Paşa kumandasındaki Osmanlı donanması Adriyatikte iki İtalya gemisini ele geçirmiş İtalya’ya asker çıkarmış Manfredonia limanını fethetmiştir.

donanma kumandanı Halil Paşa kazandığı zaferlerlerle şehit sultan genç osman ve şeyh Azîz Hüdâi hz lerinin hayır duâsını almıştır.


sultân genç Osman zamanında
Boğdan Voyvodası Gratiani Osmanlıya cephe alınca. İhânetinden dolayı görevinden azledilmiştir

sultân genç Osmana ihanet edince azledilen boğdan voyvodası Gratiani Lehistan’a sığınmış büyük destek görüp 60 bin kişilik bir kuvvetle Osmanlıya saldırmıştır

sultân genç Osman zamanında 60 bin kişi ile Osmanlıya saldıran boğdan ve lehistan kuvvetlerini Özi Beylerbeyi İskender Paşa imhâ etmiş. Düşmandan 120 top ile arabalar dolusu ganîmet ele geçirilmiştir

Boğdan Voyvodası Gratiani Osmanlıya İhânet edince şehit sultan genç osman onu azledmiştir Gratiani Lehistandan büyük destek görmüş 60 bin kişiyle Osmanlıya saldırmıdır Özi Beylerbeyi İskender Paşa onları Turla Nehrinde imhâ etti. Ve Düşmanın 120 top ile arabalar dolusu ganîmetini ele geçirmiştir Sultan Osman, Lehistan’ı fethedip Baltıklara çıkmak, için bir donanma kurmuş, Atlas Okyanusuna geçip Hıristiyanlığı çembere almak gâyesiyle 21 Mayıs 1621’de Cumâ namazınıdan sonra sefere çıkmış 1 Eylül 1621’de Hotin kalesini kuşatdı 35 günlük muhârebede kale düşmek üzere iken yeniçerilerin itâatsizliği ve devletteki geçimsizlikler, netîceye mâni oldu Nogay tatar beyi ve Kırım Hânlığı Lehistana akın edip ganîmet ele geçirdiler. kışın gelmesiyle Lehistan’la barış yapılarak geri dönüldü.
22-11-2018 09:27 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #64
Ghostface RE: Mesajlarım ve iletilerim
Osmanlıda sancağı şerîfin açılması çok önemlidir ve sancakla çıkılan dönüşü yoktur.

2. Mahmut han zamanında yeniçerilerle savaş fetvası alınmıştır bu mücadele
Herkes tereddütteydi Abdurrahmân Harpûtî hazretleri din ve devletin ayakta kalması Allahü teâlânın isteğiyse yeniçerileri yok ederiz. Değilse biz de din ile batıp gideriz, diyerek şüpheleri gidermiştir

2. Mahmut han zamanında Herkes tek bilek tek yürek olmuş inanç ve îmânla yeniçeri ocağı kaldırılmışdır

2. Mahmut hanın hocalarından
Kürd Hoca ünvânlı Abdurrahmân-ı Harpûtî hz leri Şam Emevîyye Câmiinde derslerde bulunmuş. Nakşibendiliğe girmiş Sâdık Erzincânî'den icâzet ve diploma almış 1851 de Üsküdar'da vefât edip Karacaahmetteki türbesine defnedilmişdir

1897 de Osmanlı-Yunan harbi zaferle bitince Sultan Abdülhamid Harpte yaralananları İstanbul Gümüşsuyu hastanesi ve kendi yaptırdığı Şişli Etfal hastanesinde tedavi ettirmiştir

Şişli Etfal hastanesini Sultan Abdülhamid yaptırmıştır

Sultan Abdülhamid şişli etfal hastanesini yaptırmış ve buradaki gazi ve yaralılarımızı Hergün ziyaret etmiştir

Sultan Abdülhamid’in marangozluğa merakı vardır. Yıldız Sarayında marangoz atelyesi vardır

Sultan Abdülhamid yorulduğu zaman dinlenmek için Yıldız Sarayındaki marangoz atölyesine gelir, ve sanat şaheseri ahşap eşyalar yapardı.

Sultan Abdülhamit şişlide yaptırdığı etfal hastanesindeki gazilerimizi her gün ziyaret ederdi usta ve mahir bir sanatkar olan sultan bir gün 150 tane baston ağacı kesip gazilerimizin 150 si ayaklarından yaralandı yürümek için bastona muhtaçtırlar. Diyerek kendi elleriyle baston yapıp gazilere hediye  edmiştir

Çorum isimi Çoğurum kelimesinden gelir. Çoğurum kelimesi ise bu bölgede yaşayan Rum’lardan gelmektedir.

Diyarbakır Bakır ülkesi demektir eski adı Amid veya Amed'dir. Gelen veya bizim anlamına gelir. Dede Korkut Amid'e Hamid demiştir.

Diyarbakırı yavuz han ve idris bitlisi fethetmiştir o zamanki adı amid ameddir

Elazığa 1862 de padişah olan sultan Abdulaziz’in uğruna Mamuretülaziz ismi verilmiştir. isim uzun bulunmuş Elaziz diye değişmiş 1937 de ise Elazığ olmuştur

Gaziantepin eski adı Ayıntab’dır. pınarın gözü demektir. Antep olarak değiştirilmiştir

Gaziantepe Gazi kelimesi Kurtuluş Savaşındaki destek ve başarısından dolayı verilmiştir.

Hatay şehrine ismini Atatürk vermiştir.

Yarı göçebe olan Hıtaylar Çin’in kuzeyini işgal edip buraya Hıtay demişlerdir. Atatürk, Hıtaylıların Antakyadan geldiğine inanıp bu şehre Hatay ismini vermiştir.

Iğdır ismi Oğuz Han'ın altı oğlundan biri olan Deniz Han'ın en büyük oğlu İğdir Bey'den gelir.

İstanbul MÖ. 658 de Megara kralı Byzas tarafından kurulmuş şehre kurucusunun adı Bizantion adı verilmiştir.

Roma imparatoru Marcus Avrelius döneminde istanbul imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anılmıştır

Bizans İmparatoru Konstantin istanbulu yeniden kurunca buraya kendi adını Konstantin veya Konstanpolis” adını vermişdir

Araplar istanbula “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişdir. İstanbul fethedilince Türkler buraya Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını vermiştir

Fatih sultan mehmet istanbulu fethedince Türkler buraya Müslüman şehir “İslambol” adını vermiştir daha
sonra İstanbul olarak değiştirilmişdir
23-11-2018 10:10 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #65
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Endülüs fatihi Tarık bin Ziyad, ispanyada on iki bin kişilik ordusuyla Kral Rodrik'in doksan bin kişilik ordusunu yenmiştir (711 Mayıs).

Tarık bin Ziyad, Endülüs'te fetih hareketlerini sürdürmüş başkenti ve tuleytula şehrini hıristiyanlardan almıştı

Tarık bin Ziyad endülüsü fethettikten sonra Hz. Süleyman a.s.'ın sofrasını ele geçirmişdir. Bu sofra yeşil zümrütten yapılmış, kenarları ve ayakları inci ve mercan, süslüydü. Üç yüz altmış ayağı vardı.

Tarık bin Ziyaddan sonra Kuzey Afrika valisi olan Nusayr da, Tarık'tan bir yıl sonra Endülüs'e girmiş; iki büyük komutanın gayretiyle Endülüs iki yılda fethedilmiştir

Endülüs fatihi Tarık b. Ziyad Cebel-i Tarık Boğazı'nı geçince esir yaşlı bir kadın şöyle demişti kocam galip komutandan bahsederdi komutanın sol omuzunda kıllı bir ben vardı diyince
Tarık elbisesini kaldırmış ve ben görülmüştür ve bu fetih müjdesi sayılmıştır

Tarık bin Ziyad ve Musa b. Nusayr ispanyaya ilerlerken, geniş bir arazide şu yazıyı gördüler Ey İsmailoğulları varacağınız son yer burasıdır. geri dönünüz kavga ve ihtilafa düşeceksiniz Diyince seferden geri dönülür.

Romalılar Endülüs'e girdiklerinde bir evle karşılaşırlar. Evin kilidi açılır ve.İçeride kırmızı sarıklı ve siyah atlı bir Arap resmi görürler üzerinde . Şu yazı vardır 'ev açıldığında, ülkeye girecekler.' İşte o sene Tarık bin Ziyad tarafından
Endülüs fethedilir

İmam Sadık ra 'ın vefatında can çekiştiği anda, ve son anlarında. İmam Gözleri ansızın açılır yakınlarımı toplayın' buyurur herkez toplanır İmamın son sözleri şu olur şefaatimiz namazına önem vermeyen kimselere asla nasip olmayacaktır' buyurur
Siz hala akıllanmayacakmısınız

Hazret-i İbrâhim as peygamber olunca putlara karşı çıkmış putların işe yaramaz taş, metal ve ağaç yığını olduklarını anlatmıştır.

Hazret-i İbrâhim in putlara karşı çıkmasına rağmen ona itiraz etmişlerdi
Hz İbrâhim ise kavminin vicdânını harekete geçirmek için tapınaktaki bütün putları kırmıştır

Hazret-i İbrâhim bütün putları kırmış
baltayı ise en büyüklerinin boynuna asmıştı kavmi Bunu ilahlarımıza kim yaptıysa o zâlimdir, dediler. Bir kısmı
sen mi yaptın ey İbrâhim diyince
İbrahim as Belki de şu büyükleri yapmıştır. Hadi sorun eğer konuşuyorsa buyurdu

Hazret-i İbrâhim putları kırınca onu
zâlimlikle suçladılar İbrâhim as onlara
Allâh'ı bırakıp da, size ne fayda ne zarar verebilene mi tapacaksınız buyurdu

Hazret-i İbrâhim putperest kavme
Size ve Allâh'ı bırakıp taptıklarınıza yuf olsun! akıllanmayacak mısınız? Buyurdu

Hz ibrahim in zalim kavmi Hz. İbrâhim'i yakmak için büyük bir ateş hazırladı eli kolu bağlı ateşe atılan İbrâhim as 'Bana Allâh yeter; o, ne güzel bir sahip' diyerek Allâh'a sığınıyordu.


Hz ibrahim ateşe atılınca Allahu teala
Ey ateş! İbrâhim için serin ve selâmet ol!' Buyurmuş Cenâb-ı Hak, ateşten yakıcılığı gidermişdir.

Ateşe atılan Hz. İbrahim kavmine 'Yuh size ve Allah'tan başka taptıklarınıza!' demekte, Siz akıllanmayacak mısınız?' diye sormaktadır... 

Siz hâlâ akıllanmayacak mısınız?' 
Cenâb-ı Hakk akıl ve nimeti onun yolunda, rızâya muvâfık şekilde kullanmayı nasip eylesin. Âmîn...


Seyyid Muhammed emir sultan Buhara'da doğar. ilim meclislerine koşar. Okur, okutur, , Babasının Seyyid Emir Külâl hz lerinin vefatıyla Medine'ye yerleşir.

Seyyid Muhammed emir sultan
Alemlerin Efendisine komşu olmak için hacceder, Münevver Beldede ona yer sererler Ancak orası Seyyidlerindir denilince Seyyid sultan Ben Seyyidim diyerek şahitliğe dedesini gösterir ve
Mescid-i Nebi'ye mübarek kabre 'Esselamü âleyküm ya ceddi!' der. Kabirden mübarek bir ses duyulur 'Ve âleyküm selâm ya veledi

Seyyid Muhammed rüyasında Efendimiz'le, Hazret-i Ali'yi görür. Anadolu'ya gitmesi emredilir. Üç nurdan kandili takip edip kandillerin söndüğü yere yerleşir. Burası yemyeşil belde Bursadır halk ona Emir Sultan der


Yıldırım han Macarlar'la savaşmaktadır. kayıplar büyüktür. Yaralı çoktur Revirde genç. Ve mahir bir hekim sultanın Bâyezid hayret içinde hanımının nişanlıyken verdiği mendili görür ve genç kaybolur Niğbolu kalesinde Osmanlı zorlanmaktadır Yıldırım han ise kolay pes etmeyen bir cengaverdir âzimle yürür surlara ümidi yitmektedir işte o an kale fethedilir kalede Osmanlıyı buyur eden genç savaşta yıldırımın yarasını saran hekimin ta kendisi yani bursalı emir sultandır

Yıldırım hanın Fatıma adında takva sahibi bir kerimesi vardır. rüyasında Efendimiz'i görür. Ondan Muhammed Buhari ile evlenmesi istenir. kızcağız kimseye söyleyemez. Ertesi gün Server-i Kainat yine rüyasında şefaatim istiyorsan dinle buyuru Fatıma Sultan'ın talibi çoktur. Emir Sultan ise fakir ve garipti Ancak Sultan kararlıdır. ne olursa olsun Emir Sultan'la evlenecektir. Ve Emir Sultan yıldırım hana damat olur

Emir Sultan yıldırım hanın kızıyla evlenmek için dünür yollar saraya. Valide sultan dudak büker. Söyleyin kırk deve yükü altın getirsin, alsın kızımı diyince seyyid Emir Sultan Nilüfer çayına gider. çakılları göstererek 'Doldurun!' der, Deveciler gülerler ancak Muhammed Buhari Hz leri Valide Sultan'ın huzurundayken. Zemini kıpkızıl altınlar kaplar. Valide sultan korkar. Ve diyecek tek söz bulamaz 'Nasıl istiyorsan öyle olsun diyince
Emir Sultan yıldırım hana damat olur

Emir sultanın nikah haberine Yıldırım han çok bozulur kızım, benden habersiz nasıl evlenir?' der ve cezaya Süleyman Paşa'yı Bursa'ya yollar. Valide Sultan kızı ve damadına siper olur. büyük âlim Molla Fenari araya girer Süleyman paşa boyun büker, aylar sonra Bayezid Bursa'ya gelir Yıldırım esrarengiz birini görür ve sorar: yiğidim o maharet neydi diyince Emir Sultan Feth suresini okur. 'Allah'ın kuvvet ve yardımı, biat edenlerin vefa ve sadakatlerinin üstündedir' buyurur emir sultan Bayezida: Elinizi öpebilir miyim baba. Diyince yıldırım Hayır. Öpülecek el seninledir diyerek damat ve oğul
kucaklaşırlar. 

Yıldırım han Niğbolu zaferinde muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Ulucami'nin arsasında yaşlı bir kadıncağız feryadı tutar tüm ücretlere rağmen arsasını satmaz Sultan Bayezid divanı toplar, çözüm arar. Kadılar "mal onundur isterse satmaz diyince Meclis çaresizlice dağılır Bayezidın damadı Emir Sultan'ı Mübarek tebessüm eder. "Acele etme!" "Bir gecede neler değişmez buyurur İhtiyar kadın rüyada mahşeri görür. dehşetli ve korkunçtur İnsanlar âlemlere rahmet Efendimize koşarlar. Şefaate kavuşur Kadıncağız ise, mecâlsizdir Emir Sultana "Herkes cennette "Ben bir başımayım diyince Mübarek sultan "Kurtulmak istiyor musun?"Öyleyse Sultanımızı üzme buyurur kadıncağız kendi ayağı ile gelir, ulu caminin yapımı için evini verir. Evinin ücretini ise bağışlar camiye. 
24-11-2018 09:03 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #66
RE: Mesajlarım ve iletilerim
434 yılında, hun imparatoru Rua’nın ölümüyle yönetim, Rua’nın kardeşi Muncuk’un iki oğlu Bleda ve kardeşi Attilaya geçmiştir

Hun imparatoru Atillanın abisi bleda yaşça büyük olduğu için 10 yıl boyunca
Ülkeyi yönetmiş Attila ise savaşlara komutanlık etmiştir

Attilanın, Ağabeyi Bleda yönetimde başarısız olunca İmparator Attila, 445 te ağabeyi Bledayı öldürüp hun imparatoru olmuştur

Başbuğ Attilanın tek amacı Doğu ve Batı Romayı egemenlik altına almaktı.

Başbuğ Attila, Doğu Romayı egemenlik altına alınmıştı. Ve vergi ödetmiştir

Doğu Roma’nın Hunlara kirli oyunlar oynayınca Attila, Doğu Romaya karşı zafer kazanıp vergiyi iki katına çıkartmıştır

Doğu Roma, antlaşmaya uymayınca Attila, 441 de Doğu Roma’nın vergisini üç katına çıkartdı.

Doğu Roma, Hun kavimlerini isyana teşvik etti. Ticareti çiğnedi ve Başbuğ
Attila, Doğu Romaya hücum etti (447).

Attila, Doğu Roma seferinde Lüleburgaz, Flibe şehirlerini ele geçirdi. Doğu Roma barış isteyince Antolyos antlaşması imzalandı

Attila ile Doğu Roma arasında yapılan
Antolyos antlaşmasında doğu romanın
vergisi üç katına çıkartıldı savaş tazminatı ödetildi ve Tunanın güneyi Doğu Roma askerlerinden arındırıldı.

Attila, Batı Roma imparatorunun kızıyla evlendi (451) ve çeyiz olarak Batı Romanın yarısını istedi.

Başbuğ Attila yenilmezliğini tüm dünyaya kabul ettirmiştir

Attila ile Batı Roma ile savaşmış 200 bin kişilik bir ordusuyla Katalon ovasında ağır kayıplar verdi ancak Batı Romaya karşı büyük bir zafer kazandı

Attila yenilmez bir başkomutandı ve Doğu Romayı kendisine bağlamaktı.

452 yılında Romada Attilaya karşı
koyacak güç yoktu. Attila ve ordusu Alpleri aşarak İtalyanın kuzeyini fethederek Romaya kadar ilerledi.

Papa 2. Leo, Attilanın huzurunda diz çöktü ve Attilanın romanın tek hakimi olduğunu söyledi

Attila Doğu Romayı fethedince papa aman dilemiş romanın tek hakimi olduğunu itiraf etmiş ve Hristiyanlığın merkezi olan Romayı yıkmaması için yalvarmıştır

Attila Romaya kadar ilerlemiş papaya diz çöktürmüş Veba salgını nedeniyle ilerleyememiş vergiyi arttırarak geri dönmüştür

Papa ve dünyaya diz çöktüren Atilla
453 yılında şüpheli bir şekilde ölmüştür tarih Attilanın karısı tarafından zehirlendiğini ifade eder.

Attilanın 3 oğlu vardı. İlek, Dengizik, İrnek. Attilanın ölümüyle yönetime, en büyük oğlu İlek geçmiştir ve saltanat kavgası yaşanmıştır.


Hunlar iç karışıklıklarla kavimlere ayrılıp. Avrupanın alt yapısı oluşturuldu Atillanın oğlu İlek Nadao savaşında yenilgiye uğradı. iç karışıklık arttı. Almanların ataları Germenler, Hunlara isyan etti İlek Germenlerle girdiği mücadelede öldü.Yönetimi İlek’den alan Dengizik, imparatorluğu 14 yıl yönetti. başarılı olamadı. Hunlar zayıfladı Roma, ve Hunlardan ayrılan kavimler güçlendi Dengizik, Doğu Roma ile girdiği savaşta öldü. Bu ölüm Avrupa Hunlarının yıkılışıdır

Avrupa Hun İmparatoru Dengizikten sonra Hunlar zayıfladı, Hun kavimleri isyan ederek Hun düşmanı oldu Attilanın en küçük oğlu İrnek, Hun kabileleriyle Karadenizin kuzeyine çekildi. İmparatorluk yıkıldı Hun varlığı İrnek’den sonra Tingiz, Belkermek, Çuraş, Tarya tarafından yönetildi Avrupa Hunları yıkılınca Hunlar yokolmadı. Karadenizin kuzeyinde kabile halinde yaşadılar Bugün Avrupa’da, Kafkaslarda, Balkanlarda, Kırımda Türk izlerine rastlanır çünkü Hunlar yıkılınca Karadenizin kuzeyine Hazara Kafkaslara balkanlara yayılmış bir kısmıda Avarlara katılmışdır

Balkanlara yayılan Hunlar, Bulgaristanı oluşturmuşdur. Bulgar sözcüğü Türkçe olup Bulgamak Dağılmak, yayılmaktan gelir Karadenizin Kuzeyinde yaşayan Hunlar Karpat dağları ve çevresine ilerleyerek Macaristanı oluşturmuştur Macaristan ismi Hungary, Avrupa Hun mirasıdır Macaristanda Türk kültürünü görülür Gagağuz (Gökoğuz) lar Türk ve Attilanın torunudurlar Karadenizi terk etmeyen Hunlar ise Kırım Türklerinin atasıdır Hunlar Hazara dönmek için Kafkaslara çekilip Kafkaslarda asimile olsalarda varlıklarını uzun süre korudu

Mondrostan sonra Ermeniler zulme başladı. Mersin, Adana, Osmaniyede Fransızlarla hareket edip zalimlik yapdı Rumlar Yunanlılarla bir olup isyan ettiler ve Anadolu Direnişi başladı Kuvva-i Milliye ve Osmanlı silahını bırakmadı Çetecilere mukavemet edildi Karadenizde ikmal ve istihkam ağları oluşturuldu.Kazım Karabekir kurtuluş savaşına katıldı. Sivas Kongresinde Kurtuluş Savaşı'nın liderliğine Mustafa Kemal seçildi Kuvva-i Milliye oluşturuldu Vahdettin han tarafından destek gördüler Meclis Ankarada TBMM yi ilan eddi (23 Nisan 1920)
26-11-2018 10:01 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #67
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Sevr İmzalanmıştır ancak ilk başta Paris Barış Konferansı kabul edilmemiş Osmanlı'ya karşı İşgal hareketi başlatılmış Sevr'in imzası zorunlu hale getirilmiştir İstanbul Hükümetinden Topçu Rıza Paşa itiraz edmiş Damat Ferit onu çirkin bir üslupla susturmuş Sultan Vahdettin ise antlaşmayı imzalamamış ve odayı terk etmiştir
Sevri Hükümet ve saltanat namına görevlendirilen Rıza Tevfik, Mehmet Hadi, Reşat Halis imzalamışlardır (10 Ağustos 1920) sevr Sonrasında Kurtuluş Savaşı başlamış ve sevrin uygulanmasına asla izin verilmemiştir

Yunanlar 15 Mayıs 1919'da izmiri işgal edip Batı Anadoluya yayılmışdır İstanbul hükümeti olaylara müdahele etmemiş Ankara Hükümeti Çerkez Ethem'in isyanıyla uğraşmıştır. derebeyi Çerkez Ethem, kuvvetlerini dağıtmamış kendisine Askeri/Siyasi ayrıcalık tanınınca Ankara Hükümeti aleyhinde faliyetlerde bulunmuştur bu durumdan
Faydalanmak isteyen Yunan işgal hareketlerine başlamıştır 1. İnönü Savaşında Türkler, Yunanı durdurmak için Eskişehirde savunmaya geçmiş Türk kuvvetleri, büyük bir başarıyla Yunanı durdurmuş ve Yunan çekilmek zorunda kalmıştır. bu büyük bir savaşın ilk çatışması olmuş. Yunan durdurulmuş, Ankara Hükümeti, ilk muharebeden yüz akıyla ayrılmıştır (10 Ocak 1921)

İnönü savaşları küçük bir muvaffakiyet gibi görünse de, yüzyıllardır geri çekilip garba boyun eğen bir milletin ben buradayım, ölmedim demesi,ve zafere olan inanç bakımından önemlidir. tükenmiş, savaşamayan, bir millet kurtuluş savaşıyla yeniden dirilmiş kötü algıları yıkmıştır 1. İnönü zaferinden sonra Yunanlar, taarruz hazırlığına girişip 2. İnönü Savaşında tekrar yenilip sayı ve donanımca az olan Türk Ordusuna yenilip hüsrana uğradılar. emir komuta İnönü'deydi de ancak istikbali Fevzi Çakmak olmuştur. Fevzi Çakmak, Yunana taarruz emri vermiş Yunanı hazırlıksız yakalamıştır Yunan kirli emellerine ulaşamamıştır

İnönü muharebelerinden sonra İtilafların türklere yaklaşımı değişmiş İngilizler tarafsızlık ilan edip İtalyanlar, Anadoludaki işgalin başarıya ulaşamayacağını anlayıp zaptettikleri topraklardan çekilmişdir Fransa Ankara Hükümetini tanıyınca TBMM resmen Osmanlının temsilcisi olmuş
İstanbul Hükümetine dayatılan Sevr'in bir anlamı kalmamışdır ve bundan sonraki tüm anlaşmalar Ankara hükümeti ile yapılacaktı bundan sonra
Lozan süreci başladı bu süreçte Savaş Tarihin en uzun meydan muharebesi. En büyük ihanet ve fedakarlıklar, yaşandı. 30 Ağustos ve Sakarya Türk Milleti için diriliş ve yükselişin başladığı yer oldu

İnönü savaşlarında netice alamayan Yunan son ve en kuvvetli darbesini vurmaya hazırlandı. Mustafa Kemal üniformasını giydi ordunun başına geçti. Mücadele amansız, ve çetindi cephede savaşan askerlerin %10'u firar etti ancak zafer, zafere inananlarındı ve cephesini terk etmeyen 100 Bin Türk Askeri, zaferi kanıyla satın aldı (13 Eylül 1921).Yunan Ordusu, Sakaryada . Anadolunun Türklerin olduğunu çok iyi çok iyi anladı Türk Milleti yenilmezdi
Sakarya'da bir millet, istikbalini kanla yazdı Yunan Ordusu kaybetmenin ne demek olduğunu anladı. Ellerini kollarını sallayarak geldikleri Anadoluda, 5 asır önce yedikleri silleyi hatırladılar püskürtüldüler düşman vatan topraklarından kovulmuştu

İtilaf Devletleri Anadolu'ya ayak basmanın bedelini 18 Mart'ta Çanakkale'de ödediler itilafçılar bu sefer ateş çemberine Yunan'ı sürdüler Yunan ordusunun tamamı Anadolu'ya gönderildi Büyük Taarruz'dan önce Yunanistan'da ki asker sayıları 75 Bin, Anadolu'da ki asker sayıları 225 Bin di.
Düşmanı Anadolu'dan kovmak için taarruz hazırlığı Kıt imkanlarla bir yılda tamamlandı ve Mustafa Kemal'in komuta ettiği Türk Ordusu Anadolu işgalini bertaraf edmek için Mustafa Kemal'in komuta ettiği Türk Ordusu, sayıca az ve yetersizdi savaş taktikleriyle düşmanı cepheden söktüler Büyük taarruz bir dönüm noktasıydı Asırlardır kendini savunan Anadolu, ilk kez taarruz ediyordu. Amaç düşmana hücum ve yok edmekti Anadolu yeniden fethediliyordu.


Fars kaynaklarında Türk ifadesi, Güçlü, Kuvvetli Çin kaynaklarında ise Migfer anlamına gelir.

Çin Kaynaklarında Türkler"T'u-kü-e" Türklerin yaşadığı coğrafya ise miğfer olarak tanımlanır oysa çinin hayalgücü dahi Türk ismini tanımlayamaz

Türkleri çinliler tanımlayamaz Çin dili Türk ismini telafuz dahi edemez çinde Türk kelimesi, telafuz edilebilecek en zor kelimedir.

Türkçe açık ve net bir dildir. Türk kelimesi Türemek fiilinden gelir Türkçe edebi bir dildir

Türklerde güneşin doğduğu yön kutsaldır dönük kabul ederler Güneşe en yakın olan ise en öndeki liderdir

Türkçe'de TÜR hecesi Yaratılmışlıktır Türk ifadesindeki -ük eki Yaratılandır TÜRÜK Tür Yaratılmış anlamı taşır türk Milleti ,ve "Toplumu Allahu Teala tarafından yaratılmıştır

Türklük bir kan bağı, Bodun ise siyasi bağdır türk Toplumları ülkeler ve insanlarını kendi isimleriyle anarlardı

Türkler tarihte coğrafyayı bodunlarını ifade ederken Türük Türk ismini kullanmıştır bu aile ve kan bağını ifade eder Soydaş, Halk, Millet, Irk anlamına gelir.*

Hristiyan Türkler bizim din kardeşimiz değiller ancak kan kardeşimizdirler ve hasretle Türk Dünyasını ümit ediyorlar

Türkler her zaman bir bütün, olarak kalamamış doyum içgüdüsü ve bazen gafletle sürüden kopmuş bazı türk kavimleri asimile olup dil kimliklerini ve benliklerini unutmuşlardır

Türkler geniş sahalara, uzak coğrafyalara yayılıp tüm dünyayı hayrete düşürmüşlerdir

Türkler Çin, Arap, Mısır ve Romada iz bıraktılar bazen yaşadıkları milletleri benimsediler ancak hiç bir zaman topraklarından vazgeçmediler

Türkler yeryüzünü vatan saydı sıradışı yaşam ve bakış açılarıyla tüm dünyaya ne kadar akıllı ve üstün olduklarını anladdılar 

Türkler, asyada başlayan ve Orta-Kuzey asyaya yayılan tarih serüvenlerine kutlu Hun Devleti ile başladılar

aşiret ve bozkır insanı olan türkler
Hunların yıkılması ile kut liderinden yoksun kaldılar ancak lidersiz ve tek başlarına istikbal aradılar

Türkler atları, hayvanları ve evlatları için ot ve su bulmak için tüm coğrafyaları tecrübe ettiler. bir kısmı Çin'e sığındı bir kısmı güneşin battığı yön Ötükende ata yurtlarında kalmışlardı.*

Çin'e sığınanlar türkler asimile oldular. Ötüken'dekiler Göktürkleri kurdular.


Batıya göçen türkler denizde bir gemi gibi dalgaların, rüzgarların uğuruna güvenip. Geniş coğrafyalara yayıldılar sayısız beylik ve devlet kurdular.

Bugün Afganistan, Hindistan, İran ve Çinde bozkırda at sürmüş ama dil ve kültürünü yaşayamadığı için asimile olup atalarını hatırlamayan Türkler yaşar


20 asırlık bir süreçte yani Mö.ve ms da afet ve savaşlarla yerküre ve insanlık tarihi şekillenmiş türkler yerküreyi paylaşımış türk milletleri kültürleri dilleri Coğrafyada din ve maneviyat gibi hisler bırakmıştır
27-11-2018 10:07 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #68
66 RE: Mesajlarım ve iletilerim
10. Asırda Batı Hristiyanlığı benimserken Orta Doğu da İslam'ın en parlak dönemi yaşanıyordu.

10. Asırda Türkler ortadoğunun en önemli aktörlerüydü kutlu bir lider arıyor, lider arıyor parçalar halinde yaşıyor, en iyi bildikleri şey olan savaşı meslek haline getiriyorlardı.

Türkler ortadoğuda 10. Asırda tüm coğrafyaya hakim olan inanç İslam ile tanıştılar ve çok sevdiler.

İslamın en büyük emiri Allah için savaşmak yani cihaddır

Türkler savaşsız yapamazdı bozkır akınları ve yağmanın yerini cihat alınca savaşmak için yüce bir sebepleri vardı

Oğuz Yabguluğu, Karahanlılar ve Gazneliler müslümanlığı benimseyip içlerine işlemişlerdir

Selçuklu Devleti kurulunca hakim güç olmuş ve Türkleri tek bir bayrak altında toplamışdır

Selçukluların muvaffakiyet ve zafer kazanıp dünyaya galebe çalmalarının tek sebebi İslamdır

Türkler islamı seçince dünyada yegane güç oldular. Karahanlılar ilk türk islam devletidir

Gök Tanrı İnancının ortadan kalkması ve İslam'ın seçilmesi ile tek vücut olan Türkler yeniden dil-din-coğrafya-iktidar birliğine kavuştular.

Güney-Doğu Hazar Türkleri islamı seçmiş. Ancak batı Hazarda yüzlerce yıl yaşayan Kuman, Kıpçak, Uz ve Peçenekler islama uzak kalmışdır.

Germen, Slav ve Avrupalı barbarlar l kalabalıklaşınca, Kuzey Karadenize yayılmışlardır güçlerini kaybeden Doğu Avrupa Türkleri parçalara bölünüp oba-oymak düzeniyle yaşamışlardır

Roma, Türklerin savaşçılığından istifade edmiş, Türklere lejyonerlik yaptırmış ve türkler en iyi bildikleri savaşçılık sayesinde hayatta kalmışdır

Doğu Avrupa Türkleri 11. Yüzyılda Türk birliğinden kopmuş Anadolu-Hazar Ortadoğu Türkleri İslamı seçrken Batı Avrupa Türkleri romada lejyonerlik yapıp asimile olmuşlardır

misyonerliğe maruz kalmadan, yaşadığı toplumdan etkilenen Kuman-Kıpçak Uz-Peçenek Türkleri, Hristiyanlığı benimsemişdir.

Roma Ordusunun en önemli savaş stratejisti ve Diyojen'in sağ kolu bir Türk'tü (Tarkal).

malazgirt savaşının kazanılmasını sağlayan saf değiştirip Türklere katılan Peçenek-Uz türkleri hiristiyandırlar

malazgirtte iki Türk kavmi olan uz türkleri ile selçuklular birbirine kavuşmuş ve destansı bir zafer kazanılmıştır


Malazgirtte hıristiyan olan peçenek ve uz türkleri müslüman olan soydaşları selçuklularla birleşip Dünya Tarihini değiştirmişlerdir

Türklerin tarihi 20 asırlık bir serüvendir ancak Orta Asya'da sürüden ayrılanlar Çin, Afganistan, Hindistan gibi ülkelere katılıp asimile olmuşlardır
28-11-2018 08:59 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #69
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Kafkas İslam Ordusu Osmanlı Devleti'nin Ağustos 1918 de kurduğu Doğu Ordular Grubu'na bağlı bir askeri birimdir.

Kafkas İslam Ordusu Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın emriyle ve tamamen Müslümanlardan oluşmuştur.

Kafkas İslam Ordusu I. Dünya Savaşı'nda Kafkasya Cephesi'nde yer almıştır çatışmalarla eriyen Kafkas Ordular Gurubu ve 9. Ordu ile Şark Ordularına bağlı bir kolordudur

Kafkas İslam Ordusu ilk başta 3 tümen
Olarak yapılandırılmıştır 14,000 askerden oluşur Azeri ve Dağıstanlı kardeşlerimizin katılımıyla bu sayı 20,000 e ulaşmıştır

Enver Paşa'nın Turancılık amacıyla Azerbaycan ve Dağıstan'ı Ruslardan kurtarıp bağımsızlığa kavuşturmak için
Kafkas İslam Ordusunu kurmuştur

Kafkas İslam Ordusunun amacı
Kafkasya'da ordu kurmak Kafkas askerlerine talim vermek Kafkasya'da İslam ve Hilâfeti tesis etmektir

Kafkas İslam Ordusu bolşevik devriminden sonra iRusyadaki Müslüman halktan oluşturulmuştur

Osmanlı Devleti Azerbaycan ve Kafkas devletleri arasında 8 Haziran 1918 de Batum Antlaşması imzalanmış ve
Osmanlı, Azerbaycana yardım etmiştir

Batum Antlaşması ile Osmanlı Azerbaycan ve Kafkaslar arasında
dostluk ve kardeşlik bağı kurulmuş Osmanlı, Azerbaycana silah yardımı yapmıştır

Batum antlaşmasıyla Kafkaslardaki Müslüman katliamının durdurumak ve Türklere yardımı yapılması için Azeri Başkan Mehmed Resulzade Osmanlıdan yardım istemiştir

Kafkas İslam ordusu Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Paşa'nın komutanlığında Azeri Kuzey Kafkasyalı Dağıstanlı gönüllülerden oluşur 20.000 kişidir.


Kafkas İslam Ordusu nun ilk savaşi Azerbaycan Gence'deki Ermenilere karşı yapılmıştır

Kafkas İslam Ordusu Ali İhsan Sabis Paşa Ve Osmanlılar 2 Nisan 1918'de Van'ı işgalden kurtarmıştır

Kafkas İslam Ordusu Bakü Muharebesi'ni kazanarak 15 Eylül 1918'de Bakü'ye girmiştir bu savaşda 1130 Osmanlı askeri şehit olmuştur


Kafkas İslam Ordusu ve Osmanlı müfrezeleri her daim Kafkas halkına askeri destek vermiştir

Yıldırım Orduları Filistin ve Nablusta yenilince Edmund Allenby ve Britanya Şam ve Halep'i işgal etmiş ve Mondros Mütarekesi imzalanmıştır

Mondros Mütarekesi imzalanınca
Osmanlı Devleti ve Kafkas İslam Ordusu Bakü'yü terk etmek zorunda kalmıştır

Mondros Mütarekesinden sonra
15 Aralık 1918 de Osmanlı askerleri Azerbaycanı terkedince Azerbaycanı ingilizler işgal etmiştir

Mondros Mütarekesiyle Kafkas İslam Ordusu Azerbaycanı ingilizlere bırakıp
Doğu Anadolu'ya dönmüş ve 15. Kolordu'ya katılmışdır komutanlığına

Karabekir Paşa'nın 15. Kolordusu
Ali Fuat Paşa'nın Filistinden getirdiği 20. kolordu Kurtuluş Savaşında silah teslim etmeyen ve askerleriyle işgale karşı koyan iki güç odağıdır 


1920*de Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti bolşevik işgaline uğrayarak yıkılmıştır
29-11-2018 07:22 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,416
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #70
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Nurettin Paşa Müşir İbrahim Edhem Paşa'nın oğludur. 1890 da Mekteb-i Füsun-u Harbiyye-i Şahane'ye girmiş 1893 de piyade sınıfını 31. olarak bitirerek Mülazım-ı Sani rütbesiyle mezun olmuştur

Nurettin Paşa Arapça, Fransızca rusça Almanca biliyordu. 1893 ün Nisan ayında 5. Ordu'ya bağlı 40. Piyade Taburunda görev yapmıştır.

Nurettin Paşa Nisan 1893 ve Ekim 1898 de Hassa Ordusu 1. Ordu karargâhı'nda görev yapmış. 31 Ocak 1895 de Mülazım-ı Evvel, 22 Temmuz 1895 de Yüzbaşılığa terfi etmiştir

Nurettin Paşa 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nda Başkomutan Ethem Paşaya yaverlik yapmış Savaştan sonra 1. Ordu ya Harekât Başkanı olarak atanmıştır

Nurettin Paşa Ekim 1898 de Sultan Abdülhamide yaverlik yapmış. 1901 de Binbaşı rütbesiyle ödüllendirilmiştir

Nurettin Paşa 1901-1902 de Bulgaristan Sınır Komutanlığı Kurmay Grubu'nda görev almış.1902-1903 de Makedon çeteleriyle savaşmıştır

Nurettin Paşa Aralık 1907'de Selanik'te 3. Ordu karargâhına atanmış 1907'de Kaymakam (Yarbay) ve 1908'de Miralay (Albay) rütbesine terfi etmiştir

Jön Türkler orduda disiplini kuran
Müşir İbrahim Paşanın oğlu Nureddin paşaya yaklaşınca İbrahim Paşa oğlunu uyarmış. Nureddin paşa babasını dinlemeyip İttihatçılara katılmışdır

İttihatçılara katılan Nurettin Paşanın rütbesi 19 Ağustos 1909 da Tasfiye-i Askeriye Kanunu Binbaşılığa indirilip yedek kuvvetlere atanmışdır.

Nurettin Paşa Eylül 1909 da Küçükçekmece Mutasarrıflığı'na Nisan 1910 da 77. Piyade Alayı komutan yardımcılığına atanmıştır

Nurettin Paşa Şubat 1911 de Yemen'de isyancılarla mücadele ederek Yarbay rütbesine terfi etmiştir

14 Nisan 1915'te Irak ve Havâlisi Genel Komutanı Süleyman Askeri Bey intihar
Etmiştir

Irak Komutanı Süleyman Askeri Beyin intiharıyla Irak Komutanlığı'na Basra ve Bağdat Valiliği'ne Nurettin Paşa atandı

Tümgeneral Townshend ve İngilizler. Bağdat'a ilerlemiş Selman-ı Pak Muharebesi'ni kazanamayarak geri çekilip Kut'a sığınmışlardır

Nureddin Bey ve Türkler İngilizleri Kutta kuşatmış İngilizler, 13 general, 481 subay ve 13.300 askeriyle Türklere teslim olmuştur

21 Aralık 1915 de Nureddin Bey'in komutanı olduğu Irak ve Havâlisi Komutanlığı'nın ismi Irak Ordusu olarak değiştirilmişdir.

Kut zaferinde Ordunun yönü ıraktan İran'a harekât etmiş 20 Ocak 1916 da Harbiye Nazırı Enver Paşa, Nureddin Bey'in yerine amcası Miralay Halil Bey'i atamıştır

Nureddin Bey 9. Kolordu komutanlığı
3. Ordu komutan vekilliği ve
Ekim 1916 da Muğla ve Antalya Havalisi Komutanlığı yapmışdır

Nurettin Paşa Aydın merkezli XXI. Kolordu komutanlığına atanmış 25 Ekim 1918 de Aydın Vali Yardımcılığına atanmış Mirliva ve Paşa unvanı almıştır


Mondros Mütarekesi'nden sonra Urla'da isyan çıkmış 2 Şubat 1919 da
Nurettin Paşa Aydın Valiliği'ne ve Aydın Bölge Komutanlığı'na atanmıştır
01-12-2018 11:05 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net