Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mesajlarım ve iletilerim
Yazar Mesaj
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #31
RE: Mesajlarım ve iletilerim
ABDULHAMİT HAN Osmanlı pâdişâhlarının otuz dördüncüsü, İslâm halîfelerinin doksan dokuzuncusudur. Sultan Abdülmecîd Han’ın İkinci oğludur 21 Eylül 1842 Çarşamba günü sabah 5’de eski Çırağan Sarayı’nda doğdu.

On yaşında annesini kaybeden şehzâde Abdülhamîd, Perestû Kadınefendi’nin himayesinde iyi bir eğitim gördü. sadrâzam Safvet Paşa’dan; tefsîr, hadîs, fıkıh Osmanlı târihi öğrendi. Spor ve at biniciliğini Lala Sâdık Ağadan öğrendi

Şaziliyye tarîkatini Mehmed Zafîr Efendi Kâdiriyye tarîkatını Rumeli kazaskeri Ebü’l-Hüdâ Efendi’den öğrendi.iyi bir hattat ve marangozdu.

Marangoz atölyesi ve çiftlikleri vardı. Koyun besletti, mâdenler işletti. servetini, din ve devlet hizmetlerine sarfetti. 


Zekâsı ve politik kabiliyetiyle amcası sultan Abdülazîz, onu Mısır ve Avrupaya götürdü.Şehzâde Abdülhamîd, zamanını ibâdetle, ilimle ata binmek, silâh kullanmakla değerlendirirdi. iktisatlı, hayır ve hasenât sahibiydi cömert ve ileri görüşlüydü

basını tâkib eder, her şeyi öğrenirdi. Dedesi sultan Mahmûd’u örnek aldı Çok nâzikti, herkesin gönlünü alırdı Babası sultan Abdülmecîd vefât ettiğinde on dokuz yaşında idi.

Amcası sultan Abdülazîz Han’ın 1876’da şehîd edilmesiyle ağabeyi şehzâde Murâd pâdişâh oldu. rahatsızdı tahtta ancak üç ay kaldı

Velîahd şehzâde Abdülhamîd, otuz dört yaşında iken 31 Ağustos 1876 Perşembe günü Osmanlı tahtına oturdu. 

7 Eylül günü Eyyûb Sultan da kılıç kuşanıp kıratına binen şehzâde Abdülhamîd Edirnekapı’dan şehre girip Topkapı Sarayı’na yürüdü. 31 Ağustos 1876 Perşembe günü Osmanlı tahtına oturdu.  o artık şehzade Abdulhamit değil sultan Abdulhamitti

halk pâdişâhtan çok şeyler bekliyordu. medreseleri, âlimleri, hastahâneleri ziyaret etti ziyafet verdi. câmilerde, halkla aynı safta namaz kıldı. Sultânı halk seviyordu.

Abdülhamîd Handan önce Rüşdî Paşa sadrâzamdı Bosna-Hersek’de ayaklanmalar olmuş, Karadağ, ordumuzu yenmiş, Sırbistan savaş îlân etmişti. Girid’ huzursuzdu Rusya, Osmanlı Devleti’ni parçalamak istiyordu

Rusya Osmanlı topraklarında hıristiyanları ayaklandırıp, ortalığı karıştırıyor devleti baskı altında tutuyordu. Tek istekleri; Osmanlı Devleti’ni parçalayıp, Balkanlar ile Orta Doğu’da küçük devletler kurmaktı,

İngiltere ve Fransa Osmanlının parçalanacağına kesin gözle bakıyor; İngiltere parçalanmanın Rusya elinden olmasını istemiyordu.çünkü bu Rusların denizlere inip İngiltere’nin Hindistan ve Ortadoğu’daki nüfûzunun tehlikeye girmesi demekti

Sultan Abdülhamîd Han, ilk başta sadrâzam Rüşdî Paşa’nın istifasını kabûl etmedi. Kânûn-i esasî için, komisyon kuruldu. Midhat Paşa ile sadrâzam Rüşdî Paşa’nın arası açılınca, 19 Aralık 1876 da rüştü paşa sadrâzamlıktan istifa etti yerine Midhat Paşa getirildi.

Mithat paşa Sultan Abdulhamitin sadrazamıydı
Kânûn-i esâsî hey’etine başkanlık ediyordu. 
hukukçu olmayıp, meşrûtiyet rejimindeki bilgilerden yoksundu kendisine ermeni hukukçu Odyan Efendi hocalık yapıyordu.

Midhat Paşa’nın başkanlığındaki Kânûn-i esâsîde, azınlık dillerinin esmî dil sayılması, pâdişâhın insanları muhâkemesiz sürgüne göndermek hakkının bulunması ve Sultân egemenliğini yok etmek için, anayasanın büyük devletlerin kefaletine alınması” gibi maddeler vardı

Sultan Abdülhamîd kanuni esaside Türkçe’den başka dillerin resmî dil olmasına, insanların sürülmesine ve anayasanın yabancıların kefaletine alınmasına karşı çıkmış Midhat Paşa’ya kabul ettirememiştir

Midhat Paşa rakiplerini uzağa sürgün ettirmek için kanuni esasiye maddeler koydu Sultân’ı kullanarak Kânûn-i esasinin Avrupa kefaletinde olduğuna dâir maddeler çıkardı. Ve 25 Aralık 1876 da Midhat Paşa’nın eseri olan Birinci Meşrûtiyet îlân edildi

Meşrutiyet döneminde Osmanlı ordusu Sırbistan ve Karadağ’da harb ediyordu. Sırbistan Vidin, kuvvetler Osman Nûrî Paşa, Niş’dekiler Ahmed Paşa, Yenipazar’dakiler Ali Paşa ile Mehmed Paşa komutasındaydı ordunun toplamı, yüz bin kişiydi


Meşrutiyette Osmanlı ordusunun başkumandanı serdâr-ı ekrem Abdülkerîm Paşaydı. Vidin kumandanı Osman Nûrî Paşa, Sırpları durdurdu Sırplarca tahkim edilen Zayça kasabasını ele geçirdi. Sırp yenilgileri İstanbul’da büyük sevinç uyandırıyordu

serdâr-ı ekrem Abdülkerîm Paşa’ya Belgrad üzerine yürümesi ve Sırplıları barışa mecbur etmesi emiri verildi. Belgradda Abdülkerîm Paşa Sırp ordusunu mağlûbiyete uğrattı.

Osmanlı Belgrad’a girmek üzere iken, Rular Osmanlı hükûmetine ültimatom verdi. Sırplar ve Karadağla iki aylık mütâreke yapıldı.böylece Rusya Balkan ihtilâfının çözülme teşebbüsünü İngiltere’nin elinden aldı 

Rusları önlemek için ingilizler konferans teklif etti.Almanya, İngiltere, Avusturya, Fransa, Rusya, İtalya ve Macaristan Osmanlı hâriciye nâzırı Safvet Paşa’nın başkanlığında 23 Aralık 1876 ta istanbulda toplandı

İstanbuldakibTersâne konferansında Bâb-ı âli’ye Tuna ve Bosna-Hersekde ıslâhat için teklifte bulunuldu. Midhat Paşa, Rusya hakkında hükûmet başkanının ağzından çıkmaması gereken sözler söyledi Avrupaya çattı. Harb aleyhinde oy kullananları vatansızlık ve ihanet ile itham etti. 

Midhat Paşa halkı harbe kışkırtıyor basını kullanıyor. ihtilâl havası estiriyordu sultana ordunun harb istediğini ve Rusya’nın yenileceğini söylüyor Abdülhamîd Han savaşı şiddetle reddediyordu
Ancak tahta yeni geçmiş harbi önleyecek nüfuzta değildi.

İngiltere’nin teklifi ile Londra’da konferans toplandı 31 Mart 1877’de Rusların teklifleri Bâb-ı âli’ye bildirildi Osmanlı Devleti aleyhinde çok ağır hükümler taşıyan protokolü Pâdişâh Abdülhamit reddetdi

Midhat Paşa İngiltere’den Kânûn-i esâsî’nin garantisini istedi. Osmanlıyı tahttan uzaklaştırıp ailesini getirmek ve Pâdişâh’a tahakküme yeltenmesi üzerine Sultan Abdülhamit tarafından 5 Şubat 1877’de sadrâzamlıktan azledildi sürgüne gönderildi.

Abdülhamîd Han Midhat Paşa’yı sürgüne gönderirken Midhat Paşa’nın Kanün-i esâsî’ye koydurduğu, yüz on üçüncü maddeye göre göndermiştir.

Abdülhamîd Han, devletin savaşa girmesini doğru bulmamış, felâket olduğunu söylemiş Ancak Midhat Paşa, halkı ve erkânı harbe ayaklandırmış ve Rus harbi kaçınılmaz hâle gelmişti.

Abdülhamîd Han, Midhat Paşa’nın; “Rusya ile savaşmamız lâzım!..” raporuna karşı; “Rumeli’nin tamâmiyle elimizden çıkmasına sebeb olacaklar!” diyerek felâketi haber vermiştir

Midhat Paşa’nın en büyük yardımcısı serasker Dâmâd Celâleddîn Paşa idi. Cevdet Paşa Midhat Paşa tüfeği doldurdu. Dâmâd Mahmûd Paşa üst tetiğe çıkardı. Redîf Paşa ateş etti. Bu üç kişi devletin başına felâket getirdi”demiştir

24 Nisan 1877 de Rusya Osmanlı Devleti’ne harb îlân etti. 93 harbi dokuz ay sürdü. Meşrutiyetçilerin mareşal yaptıkları Süleymân Paşa, Şıpka geçidinde gafletle Türk birliklerinin harcanmasına sebeb oldu

93 harbinde meşrutiyetçilerin kahramanı süleyman paşa başkumandan yapıldı. Kendisi yenildi Filibe’ye ve Edirne’ye kaçtı. Edirne’de mütâreke istedi. Rus orduları, doğuda Kars’a girmiş ve Erzurumda durdurulmuş ve barıştan başka çâre kalmamıştı

93 Harbine çok üzülen sultan Abdülhamîd mecliste fikirlerini sordu kethüda Ahmed Efendi ayağa kalktı çok geç soruyorsunuz. Felâketten önce sormalıydınız. Meclis-i meb’ûsân, mağlûbiyetten mes’ûliyet kabul etmez!..” diyerek Pâdişâh’a hakaret etti

Osmanlı Meclis-i meb’ûsân ı Rusya ile harpe sokan Midhat Paşanın tarafdarlarıydı Rusya ile harb istediklerini unutarak Doksanüç harbinde mağlûbiyetden sultan Abdülhamiti mes’ûl tutuyorlardı.
02-07-2018 10:10 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #32
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Malazgirt Savaşı” Selçuklulara Anadolunun tapusunu verdi.tüm Anadolu Selçukluların ayaklarına serildi.Türk Toplumları, bin yıl boyunca vatanları olacak bu muazzam coğrafyaya yerleştiler

Malazgirt batıyı Türklerin üzerine çekti Malazgirtten önce insan bile sayılmayan doğu kavimleri Türk Sancağı ile tanıştı Dünyanın Batıdan ibaret olmadığı gerçeğiyle yüzleşti

Malazgirt Savaşından sonra Batıya yön veren Selçuklu Devleti, komutanlarına taarruz emri verildi Anadolu’nun Türk Yurdu haline gelmesi için büyük çabalar sarf edildi Selçuklu orduları bir yıl sonra Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına ulaştı

Sultan Alparslan, Anadolu’nun fethiyle Batıdaki sınırlarını genişletti doğudaki fetihler tamamlanmamıştı. Alparslan sınırlarında ikiye bölünmüş birbirleri ile savaşan Karahanlıları hakimiyetine almak için Fergana seferine çıktı.

Alparslan Yusuf El Harezmi tarafından sırtından bıçaklanarak şehit edildi. Bizansı dize getiren Asya’nın etheden büyük kumandan Alparslan, ihanet sonucu kumandanlarından biri tarafından hançerle öldürülmüştü (25 Kasım 1072).

Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk Sultanı Tuğrul ve Çağrı Beylerin vefatıyla saltanat mücadelesi başladı Tuğrul Bey, kardeşi Çağrı Bey’in oğlu Süleyman’ı varis gösterdi Ancak Çağrı Bey’in oğlu Alparslan bu hakimiyeti tanımadı

Alparslan Büyük Selçuklu Sultanı ve Büyük Kağanıydı. İlk hedefi Bizans’ın elindeki Anadolu coğrafyasıydı. Anadolu’ya seferler düzenledi. Bizans’ın elindeki Kars ve Ani şehirlerini ele geçirerek Bizans’tan ilk toprağı aldı (1064).

İslam Alemi, ilk kez Bizans ve Batıda İslam Sancağının dalgalandığına şahit oluyordu. Bu, İslam Dünyasında bir dönümdü.

Alparslan dönemine kadar İslam yalnızca Orta Doğu ve Arap Yarımadasında Araplar ve Farslarca benimsenmekteydi. Büyük Selçuklunun fetihleriyle Hıristiyanlar İslam Sancağıyla tanıştı

Alparslan Han’ın hedefi Batı Hazar bölgesiydi. 1065 de Mangışak bölgesini hakimiyeti altına aldı Kıpçak ve Türkmenleri tebaası haline getirdi.

Bizans Anadolu’daki toplumları otoritesine alarak vergiye bağlıyor asker kiralayarak lejyonerlik yaptırıyordu. Bizans Anadoluya hükmetmiyor, toplumlardan yararlanıyordu.

Selçuklular Anadoluya taarruz etti. güçlü taarruzlarıla hızla sonuç alınıyordu. Alparslan, komutanlarına bağımsız sefer yetkileri vermiş, sefer emri alan komutanlar güçlerince her şehri hâkimiyet altına almaya başlamışlardı.

1067 de Kayseri-Konya hattına Kafkaslarda da Gürcü Krallığına yapılan seferlerde Tiflis’e kadar ulaştı. Büyük Selçuklunun Bizans seferleri İslam Dünyasında da yankı uyandırdı.

İslam Âleminde Abbasi Halifesi Mekke’de Hutbeyi Selçuklu Sultanı adına okuttu. Halifenin davranışı, Selçukluların İslam Dünyasının en büyük gücü haline gelmesi ve İslam Sancaktarlığının Selçuklularca gerçekleştirildiğinin ilanıydı

Büyük Selçuklu gaza seferleriyle Anadolu’yu islama kazandırdı Hilafet Makamı Abbasiler zayıfladı 1055’de Büveyhioğulları 1070 de Şii Devleti Fatımi’lere karşı Selçuklu Sultanı Alparslandan yardım talep ettiler

İslam Âleminin en güçlü devleti Selçuklular Hilafet Makamı Abbasilerin yardımına koştu Kuzey Afrika hattıni hâkimiyet altına aldı Fatımiler üzerine sefere çıktı Alparslan’ın Mısır seferini haber alan Bizans Malazgirt Savaşının fitilini ateşledi

Selçuklular, 1064 te Bizansa meydan okudu Bizans saltanat mücadelesinde zor günler geçiyordu. Ülkenin yönetimi dul imparatoriçe Eudoxie’nin elindeydi. Ülkeyi tek başına yönetemedi onun evleneceği kişi Bizans İmparatoru olacaktı. Romen Diyojenle evlendi

Bizans’ın imparatoru Diyojen (1068). Diyojen, Selçuklu taarruzlarına karşı koymak için 3 yıl boyunca hazırlandı. Kuzey Karadenizdeki Türk boyu Peçenek, Uz, Kıpçaklardan paralı askerler ve Anadolu’dan ücretli lejyonerler toplayarak 70 Bin kişilik bir ordu hazırladı. 

Romen Diyojen, Sultanı Alparslan’ın Mısır seferinde Selçuklu Topraklarına saldırdı Alparslan, Mısırdan dönerek Suriyeye geçti. Ve Bizans’la savaşmak için Şaşırtma taktiği uyguladı Rey Şehrinde olduğunu duyurdu oysaki Muştaydı.

Sultan Alparslan Malazgirt Ovasında hazırlıklarını tamamladı. Roma Ordusunun zaman kazanmak için barış teklif etti Diyojen teklifi kabul etmedi

Malazgirt savaşında bizans imparatoru diyojen Alparslanın elçilerine Sulh müzakeresini Rey’de yapacağım, Ordumu İsfahan’da kışlayacağım” demiş, Selçuklu elçileri ise “Atlarınızı Hamedan’da kışlayacağınıza eminiz sizin nerede kışlayacağınızı bilemiyoruz” diyerek geri dönmüştür. 

Doğu Roma Ordusu, paralı askerlerle 70.000 kişiydi Malazgirtin kuzeyindeydiler Selçuklu ordusunun ise 40.000 kişiydi Roma sefere 3 yıl boyunca hazırlanmış, Selçuklular Mısır seferinden dönerek mevcut ordularıyla Malazgirte ulaşmıştı.

Doğu Romada Müslümanlıkla tanışmamış Peçenek ve Uz Türkleri vardı. Sultan Alparslanın soydaşlarıydı Türk birlikleri Roma ordusunun en vurucu gücüydü savaşçıydılar bizansa karşı saf değiştirip selçuklu birliklerine katıldılar

Roma Ordusunun en önemli stratejisti Magistors Peçenek Türküydü. Alparslanla birleşti Peçenek ve Uzlar Selçuklular için mücadele edecekti

Alparslan, din alimlerinin tavsiyesiyle Malazgirt muharebesini 26 Ağustos Cuma günü yapmaya karar verdi Ordusuyla Namaz kıldı ve dua etti

Alparslan, Malazgirtte 26 Ağustos Cuma günü
Ya Rabbi! Sana tevekkül ediyor, azametin karşısında yüzümü yere sürüyot uğrunda cihad ediyorum. Ya Rabbi! Niyetim halistir. yardım et; sözlerimde hilaf varsa beni kahret. diyerek dua etti

Alparslan, Malazgirtte askerlerine şu muhteşem konuşmasını gerçekleştirdi ;Burada Allahü tealadan başka sultan yoktur. Emir ve kader O’nun elindedir. benimle birlikte cihad etmekte veya benden ayrılmakta serbestsiniz. “

Malazgirt ovasında Selçuklu ordusu, Sultan Alparslan’a sadakatlerini haykırdı Sultan Alparslan, Beyaz kefenini giydi Askerlerim! Şehit olursam beyaz elbise kefenim olsun. ruhum göklere çıkacaktır. oğlum Melikşaha bağlı kalın. Zaferi kazanırsak istikbal bizimdir.“

Alparslan malazgirt ovasında kefenini giydi şehit olmak için rabbine yalvardı Selçuklu ordusuyla helalleşti Cuma namazından sonra Turan taktiğiyle Hilal şeklinde dizildi ve düşman bizans ordusunu yok etmek üzere saldırdı

Peçenek ve Uz’lar savaştan iki saat sonra saf değiştirip Selçuklu ordusuna katıldı Diyojen yaptığı Ermeni katliamıyla ermenileri itaat altına almıştı Ermeni güçleri savaşdan çekilince bizans imparatoru diyojen savaş meydanında yalnız kaldı

Sultan Alparslan’ın malzgirtte Turan taktiğin uyguladı bizansa ağır kayıplar verdirdi ve bizans imparatoru Diyojen’i esir etti

Peçenek ve Uz’lar karşı safa geçmiş, Ermeniler savaştan çekilmişti. Alparslan’ın Turan taktiği bizansa büyük kayıplar verdirmişti. Roma askerleri teslim olmaya can atıyordu Frank, Norman, Slavlar savaşdan kaçtılar. Diyojen, yenilgiyi kabul etti

Malazgirt Savaşında Bizans yenildi imparator Diyojen Sultan Alparslan’ın huzuruna getirdildi Alparslan, nezaketle onu teselli etti. oysaki Diyojen kurtulmak için Alparslana zafer bizim olsaydı seni öldürtürüm diyemeyip Kamçılatırdım” dedi. Siz Ya öldürtür yahut İslam ülkelerine esir verirsiniz. Mümkün değil ama belki affedersiniz dedi Alparslan, imparatoru Affetti ve ağır bir antlaşma imzalattı. Diyojen ülkesinde hakaretlerle öldürüldü.
03-07-2018 01:39 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #33
RE: Mesajlarım ve iletilerim
MOHAÇ SAVAŞI

Kanunî, mohaç savaşında sabah namazından sonra,ellerini göğe kaldırarak İlahî, kudret ve kuvvet sendendir, imdad ve himaye sendendir Ümmet-i Muhammed'e yardım et. Müslümanı yerindirme, kâfiri sevindirme " diye dua eder. 

Mohaç savaşında Osmanlı askerleri dua etti Yüzlerini toprağa sürüp secde ettiler Allah'tan zafer dilediler.atlarına binip Padişahları uğrunda can vereceklerine and içtiler.

Kanuni cenk elbisesiyle merkezdeki yerini aldı Kanunînin bekledigi an geldi ve mohaç savaşı 29 Agustos l526 Çarbamba günü ikindi vakti Macar hücumuyla başladı

Macarlar, altmış bin kişilik bir hücum ile işi halledeceklerini ümit etmişlerdi.Osmanlılar ise Macarları merkeze çekip çenbere alarak imha etmek istiyorlardi. 

Macar komutanı Piyer ile Papaz Tomori, Vezir-i A'zam ve Rumeli askerine hücum etti Osmanlı kuvvetleri geri çekilip düşman Macar kuvvetlerini osmanlı toplarının önüne getirdi Bâli Beyin kuvvetleri ise, düşmanı arkadan çevirerek Macar süvarilerini ikiye ayırdı

Macarlarin Kral Layoş Padişahın ordusuna hücum etti düsman 35 Macar şövalyesi Kanunî'yi esir alıp öldürmeye yemin etmislerdi.

Kanunî, tek başına üç sövalye ile dövüştü bir kaç macar okları, zırhı delemedi.Kanunî, üç şövalyeyi bizzat kendi kılıcıyla öldürdü

Macar kuvvetleri osmanlı toplarının önüne getirildi "akıncı" ve "deli" kuvvetleri macarları çevirdi 300 topa ateş emri verilince Macarlar dehşete kapılıp darmadağın oldular. komutan layoşun bataklıkta ölüsü bulundu Osmanlı kılıcından kurtulan macar askerleri gece bataklıkta boğuldular Mohaç Muharebesi iki saat sürdü.Osmanlı ordusu 300 bin, Macarlarınki l50 bin kişiden fazla idi. Mohaç gazasında ikiyüz bin kâfir katledilip esir olundu

Macar askerleri 200 bin atlı otuz bin piyade olmak üzere 230 bin kişi idi. savaş Osmanlı planına uygundu Kral Layoş, askerini üçe ayırmıştı Osmanlıların Rumeli ve Anadolu kolu Macarları çenbere alıp mohaçta zafer kazandı

Osmanlılar, mohaç ovasında Allah Taala'nin: âyet-i kerimesi'nin işaret ettigi gibi galip gelmişlerdi. Macar Kralının komutasında Alman, Leh, Çek, italyan ve ispanyollar'dan büyük bir ordu bulunmakta idi.

Mohaç zaferinin ertesi günü akıncılar, düşman ülkelerine akınlara gönderildi Macar ordusu imha edildi. Osmanlıları Mohaç ovasındaki üç günlük istirahattan sonra Macaristan ın başkenti Budini l0 Eylül l526'da fethetti


2l Ekim l533 de Vezir-i A'zam Damad ibrahim Paşa bağdada gönderildi Paşa,Konyadayken Ulama Han Bitlis'e girip ve Şeref Hanın başını kesti. Şeref Han'ın oğlu III. Semseddin, ibrahim Paşadan yardım istedi paşa Bitlis'i ocaklık hâline getirip III. Semseddin'e verdi Şeref Hanlar Bitlis Valisi olarak 4l yıl idarede bulunmuştur

Şah Tahmasb harb hazırlıklarına başlayıp Bağdadı ele geçirmek isteyince ibrahim Paşa, Tebrize hareket eder. Tebriz halkı paşaya, bağlılıklarını arzederler. Ve damat ibrahim Paşa, l3 Temmuz l534 te savaşmaksızın Tebriz'i ele geçirir. 

Damat ibrahim Paşa, tebrizde bir ordugâh inşa ettirdi buraya l000 kişilik bir kuvvet koydu kadılar tayin ederek yağma ve kanunsuz her işi yasakladı kimseyi incitmemeye ve halkı memnun etmeye son derece dikkat ediyordu.

Sultan süleymanın Irakayn seferleri sonrası büyük Vezir-i A'zam Damat ibrahim Paşa, l5 Mart l536'da idam edilecektir.

Irakayn seferindeki hataları yetkilerini sınırsızca kullanması Defterdar Çelebi'nin öldürülmesindeki rolü Kanunî'nin çok sevdigi veziri Damat İbrahim paşayı devletin selâmeti için gözden çıkarmasına yol açmıştır

VİYANA SEFERİ

Budin'e giren Kanunî, Ferdinand ile karşılaşmak niyetiyle Viyana'ya hareket eder ordu, Avusturya - Macar sınırındaki Ovar kasabasini ele geçirir Viyana önlerinde toplanmaya baslar.Ferdinand'in ise kuvvet toplamak için Avusturya içlerine çekilmisti.

Viyana şehrinin kuşatmasında Osmanlı ordusu hazırlıksızdrı Mohaçta kullanılan ağır toplar olmaksızın, hafif toplarla kalede istenilen gedikler açılamamış Almanlar, kaleyi fedakarlıkla savunmuş Surlarda ağır zayiatlar verilmiş ancak viyana fethedilemiştir

havaların soğuması, kışın yaklaşması erzak sıkıntısı askerin gücünü etkilemişti Kanunî, l7 günlük viyana kuşatmasını kâfi görmüştü ancak kısa sürede viyananın düşmesi, ordu ne kadar kuvvetli olursa olsun imkansızdı. 

l4 Ekim l529'da viyana hücumu başarıya ulaşadı kuşatmanın kaldırılmasına karar verildi oysaki Halbuki son hücumda gedikler açılmış kalenin dayanma gücü tükenmişti kar ve yağmurun yağması üzerine viyana kuşatması kaldırılmıştır

Sultan Süleymanın Viyana kuşatmasında islâm emriyle leşkerle savaşan askerime zarar ve ziyan olmasın bir adamımı bunun gibi on hisara vermezem" deyip viyana kuşatmasını kaldırması islam askerine verdiği büyük değeri gösterir
04-07-2018 11:07 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #34
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Üzerinde borç bulunan kimsenin, Allah'ın Resulü cenaze namazını kılmazdı ve cenaze getirilince, Ölen kişinin borcu var mı?» diye sorardı

Cenaze namazını kıldırmak için efendimiz borcu varmı diye sordu iki dinar borcu var, dediler  Peygamber aleyhisselam cenaze namazını kılın buyurdu ve kendisi kılmak istemedi. 

Allah, Peygamberine fetihler müyesser kılıp bereket meydana gelince, Resulullah aleyhisselam, Ben her mümine kendisinden daha yakınım. Kim ölüp borç bırakırsa, borcu benim üzerimedir. Mal bırakanın malı ise mirascılarınındır.» buyurdu. 

Muaz radıyallahü anh Ey Allah'ın, bana, cehennemden uzaklaştıran ve cennete koyan bir iş haber ver. Allah'ın Peygamberi buyurdular Allah'a ibadette bulunur, ona hiç bir şeyi ortak koşmazsın, namazı devamlı kılar, haccını eda edersin.

Allah'ın Peygamberi buyurdular hayır kapılarını göstereyim mi? Oruç, günahdan koruyucu bir ibadettir. Sadaka, suyun ateşi söndürdüğü gibi günahların ateş azabını söndürür. Kişinin, gece  kıldığı namaz, salih kulların alametidir. 

Secde Suresi Çok ibadet etmekten,  vücudları yatakdan uzak kalır; korkarak ve ümidle Rablerine yalvarırlar, verdiğimiz rızıklardan başkalarına verirler, onlar için gizlenen müjdeyi bilen olmaz.»

ŞEYH ŞÂMİL KAFKAS KARTALI
Ruslara direnişiyle tanınan Dağıstanlı lider ve mücahid.Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya geldi.

Babası Avarlar’dan Muhammed, annesi Avar beyi Pîr Budak’ın kızı Bahudur. kendisine dedesi Ali’nin adı verildi.sürekli hasta olduğundan ad değiştirmenin iyi geleceğine dair inancın etkisiyle ailesi adını Şâmil olarak değiştirdi

ilk eğitimini dayısından aldı. Nakşibendî şeyhi Gazi-Kumukī’den ilim tahsil etti Kuzey Kafkasya müslümanlarının XVIII. yüzyılda Ruslar’a karşı başlattıkları,, gazavât direnişinde Nakşibendî şeyhi İsmâil Şirvânî’ye biat etti

Şâmil’in arkadaşı Molla Muhammed 1829’da gazavât liderliğine seçildi ve Kafkasyada Rus direnişiyle cihad yeniden başladı. Şâmil Molla Muhammed’in en önemli yardımcısı oldu.

Molla Muhammed ve Şâmil 1830’da Hunzak Kalesi’ne taarruz etti ancak başarı sağlanamadı Hazar sahilindeki Tarku’ya saldırdılar, ancak 
geri çekildiler. Tarku ele geçirilip Derbend ve Kızılyar kuşatıldı.

1832’de Ruslar Çeçen ve Avar topraklarında ilerleyip Gimri’ye geldiler Yapılan savaşta Molla Muhammed şehid düştü Şâmil ağır yaralı olarak kurtuldu (20 Kasım 1832). 

Molla Muhammed’in yerine imam Hamzat kafkas mücadelesini sürdürdü Hamzat suikastle öldürüldü 19 Eylül 1834 te Şâmil, Avarlarca imam seçildi.

Şâmil, Avaristan’ın tamamını kontrole aldı. Rus kuvvetlerinin kumandanı General Lanskoy, Gimriyi tahrip etti. Ruslar Hunzak’a sefer düzenleyip Akuşa ve Girgil’i ele geçirdi Kuzey Kafkasya Rus hâkimiyetine girdi.

Şeyh Şâmil, Dağıstan’da güçlenrmeye çalıştı. Çeçenistan’da Hacı Taşov ile Dağıstan ve Çeçenistan’da hâkimiyet sağladı. Ruslar Şâmil’i ortadan kaldırmak için Çeçenistan ve Dağıstan’a askerî harekâta karar verdiler.

*Rus General Fészé, Ocak 1837’de Grozni’ye ve Çeçenistana iki sefer yaptı. Mayıs 1837’de Hunzak, Ensal ve Aşilta ele geçirildi. Şâmil’in direnişiyle Ruslar geri çekildiler. Şâmil çarı tanımayacağını,  topraklarında taş üstünde taş bırakılmasa bile özgürlüğü esarete tercih etmeyeceğini bildirdi.
 
1839 da General Grabbe, Ruslara baskın düzenleyen Hacı Taşo’yu etkisizleştirmek için 30.000 kişilik ordusuyla Şeyh Şâmil üzerine sefere çıktı. Ruslar 13.000 kişiyle Ahulgoh’u kuşattı 4000 kişiyle Ahulgoh’u savunan Şâmil ateşkes istedi

ruslar Şâmil ile ateşkes yapmak için şamilin oğlunu Ahulgoh kalesinin teslimini ve silâhlarını istedi Şâmil reddetti. Seksen günlük bir çarpışmadan sonra Ruslar 4 Eylül 1839’da Ahulgoh kalesini ele geçirdiler ve binlerce kayıp verdiler. 

Ahulgoh savunması Kafkas direnişinin dönüm noktasıdır Kuşatmadan yedi müridiyle kurtulan Şeyh Şâmil Küçük Çeçenistan a gitti. Nâibleri Şâmil itirazsız itaat şartıyla  Çeçenistan’ı dört nâibiyle paylaştırdı.

Nâibleri Ahverdil Muhammed ile Şuayb Molla Nazran, ve Grozni’ye saldırdı şamil Kuzey Dağıstanda Rus kuvvetlerini İşkarti ve İrpili yakınlarında ağır bir yenilgiye uğrattı 

Rus General Grabbe, Aşağı Çeçenistan ile Büyük Çeçenistan’a iki sefer düzenledi, başarılı olamadı. Şâmil, 1841 yılını Çeçenistan ve Dağıstan’da Ruslar’a saldırı hazırlıklarıyla geçirdi.

Kasım 1841 de Hacı Murad Avaristan’a şeyh şamil
Dağıstan’a girdi. Ruslar, Şâmil’in saldırılarına cevap veremedi. 1842 de Şâmil, Çeçenistan ve Dağıstan’ın tek hâkimi oldu.

Mayıs 1842’de rus General Grabbe 10.000 kişiyle
Dargi harekâtını başlattı ancak Şuayb Molla’nın baskınlarına karşı başarı sağlayamadı. Rusların başarısızlığı Kuzey Kafkasya’da Şâmil’in gücünü sağlamlaştırdı.

1843 Eylülünde Şâmil, bir günden daha az bir zamanda 70 kilometre yol katederek  Avaristan’daki Rus kalelerini fethetti.

Şeyh Şâmil, Rusları yenilgiye uğrattı. Ruslar, Kafkas ordularına Gurko’yu getirdiler. Ancak Şâmil’in Girgil ile Tarku’yu ele geçirmesini önleyemediler Şâmil 1844 te Kuzey Dağıstan’ın hâkimi idi.

Çar I. Nikola, 1843’te  Şâmil’i dağıtılmak için Şâmil’in hocası ve kayınpederi Şeyh Cemâleddine Rus tarafına geçmesini söylüyor, güçlü bir orduyla Kafkasya’ya saldıracağını bildiriyordu. Ancak  Rus harekâtı Şâmil’in karşısında başarılı olamadı. 

Prens Vorontsov, Kafkas valisi olunca 8 Nisan 1845’te kafkas saldırılarına başladı 15 Haziran’da 21.000 asker, kırk top ve bir roket bataryasıyla  ilk kafkas seferini başlatdı. Ve  Şâmil’in terkettiği Terengul’u aldılar

4000 asker ve on topla prens Vorontsov Şâmil’in idarî merkezi Dargiye’ye girdi. Ruslar’ın büyük gücü karşısında savunmanın uygun olmayacağını düşünen Şâmil, Çeçenistan’da baskın hareketlerine başladı üç general, 195 subay ve 3000’den fazla rus askerini öldürdü

Kırım savaşında Şeyh Şâmil, Mart 1853’te Sultan Abdülmecidden yardım istedi ve Dağıstan’daki Rus askerî yığınağına saldırdı Şâmil’in  amacı, Osmanlı-Rus savaşına karşı Ruslar’ın askerî yığınak yapmasını önlemekti. 

Osmanlılar 1853’te, Şeyh Şâmil’e yardım etti 1853’te Kırım savaşında Osmanlının Kafkasya ile ilgilenmesi zorunlu hale geldi. Sultan Abdülmecid 9 Ekim 1853’te Şeyh Şâmili Ruslar’a karşı cihada çağırdı

1854’te Sultan Abdülmecid Şeyh Şâmili
Dağıstan serdar-ı ekremi unvanını verdi. Oğlu Gazi Muhammed, Danyal Sultan ve İsmâil Paşa mirlivalık, Şemhal Hanı Ebû Müslim ise feriklik rütbesiyle ödüllendirildi.

Kırım savaşında.İngiliz Amirali Rusya’yı barışa zorlamak için Kafkasya’nın fethedilmesinin, bunun için Çerkezler ve Şeyh Şâmil ile antlaşmanın gerekli olduğunu söylüyordu. 

30 Mart 1856 da Rusya Prens Baryatinsky’i Kafkas başkumandanlığına ve Kafkas valiliğine getirdi rus Prens Haziran 1857’de 8500 piyade, 1400 süvari ve on toptan oluşan güçleriyle Salatav’ı ele geçirdi. Zandak ve Dilim bölgesi talan eddi

Baron Vrevsky, Kafkas sıradağlarını aşarak  28 Ocak 1858’de Argun Geçidi’ni ele geçirdi Aşağı Çeçenistan’daki 15.000 kişiyi itaat altına aldı. on beş Çeçen topluluğu Ruslar’a teslim oldu.

1859 da Şâmil kafkasyada savunmaya geçti ruslar 21 Şubat 1859’da  Dargiye’yi kuşattı. 26 Temmuz’da büyük bir saldırı başlattılar. 21 Ağustos’ta 70.000 kişiyle Gunibi kuşattılar .Şâmil onlarla görüşmeyi reddeddi Şeyh Şâmilin tek amacı savaşarak ölmekti

Şeyh şamil ve oğulları Gazi Muhammed ve Muhammed Şâfiî teslim olmak zorunda kaldı 6 Eylül 1859 da rus karargâhına götürüldüler

Şeyh  Şâmil ruslar tarafından esir edilince saygıyla karşılandı Çar Aleksandr onunla kucaklaşdı 1869’da, Ruslar’ın izin vermesiyle şamil hac amacıyla 31 Mayıs 1869’da İstanbul’a gitti.

İstanbulda sadrazamla görüştü, şeyhülislâm ve  nâzırları ziyaret etti. 15 Ağustos 1869’da Sultan Abdülaziz tarafından Koska köşküne yerleştirildi 

Sultan Abdülaziz, Şeyh Şâmil’e ve ailesine maaş bağlattı. Hac farîzasından sonra İstanbul’da Zarif Paşa Konağı kendisine tahsis edildi.

15 Ocak 1870’te Sultan Abdülaziz’e veda edip  25 Ocak’ta İstanbul’dan ayrılan Şeyh Şâmil hac görevinin ardından 1871 de Medine’de vefat etti Cennetü’l-bakī‘ mezarlığına defnedildi. 

Şeyh Şâmil’in oğullarından Gazi Muhammed, Osmanlılar’ın hizmetine girip 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Ruslar’a karşı savaştı

Muhammed Şâfiî, Rus ordusunda tuğgeneralliğe yükseldi Moskova’da ve Kazan’da yaşamıştır.

Küçük oğlu Muhammed Kâmil’den olan torunu Said Şâmil 1920 de Dağıstan’ın bağımsızlığı için Ruslar’la savaşmıştır.

Nakşibendî şeyhi Şâmil imam seçilince güçlü hitabeti, askerî ve siyasî dehasıyla Dağıstan’da Kafkasya’da idarî ve dinî tek otoriteydi. yazışmalarında imam ve emîrü’l-mü’minîn unvanlarını kullanmıştır

hükmündeki bölgelerde idareyi düzenlemiştir. Ülkeyi nâibliklere ve vilâ-yetlere ayırarak başlarına idarî ve askerî nâibler vermiştir. Her nâibin müftüsü vardır başlıca naib ve müritleri Hacı Taşov Danyal sultan Hacı Murad ile Gazi Muhammeddir

Şeyh Şâmilin ordusu idarî ve askerî yapısıyla Ruslar’a Dağıstan ve Kafkasya’da yirmi beş yıl büyük direniş göstermiştir.

Rus İmparatorluğu’nun güçlü ordularına karşı unutulmaz ve destanî bir mücadele vermiş Şeyh Şâmil adını Kafkas kavimlerine nakşeylemiştir.

ŞEYH ŞAMİL Meşhûr Kafkas kahramanıdır âlim ve velîdir Rusların, Kafkasya’dan kaldırmak istediği İslâmiyeti, korumak ve yaymak için uğraşmışt Kafkas-Rus mücâdelesinin en unutulmaz simasıdır Rus ordularını dize getiren büyük mücâhiddir

1797 de Dağıstan Gimride doğdu. Babası Muhammed, ona Ali ismini verdi. hastalığa yakalanınca Ali’ye, âdetlere uyularak, Şâmil ismini verdiler ve o isimle çağırdılar.

Şâmil, otuz yaşına kadar; tefsîr, hadîs, fıkıh öğrendi büyük bir âlim, ve velî oldu. Ruslar Kafkasları müslüman ve Türkleri esârete almak, İslâmı yok etmek istiyordu şamil îmân ve cihâd aşkıyla kafkasyada destan yazdı

Kafkas Türkleri, onu İmâm ve rehber seçti İmâm Şâmil, kabilelerden ordu kurdu. yirmibeş sene, İslâmiyeti yok etmek, isteyen Ruslara kan kusturdu.

Nice generali harpte öldürüp, nicelerini küçük düşürdü, onları âciz bıraktı. Eşsiz bir mücâdele ile hayâtından sonra Şeyh Şâmil, 1876 Medîne-i münevverede vefât etti.

*Şeyh Şâmil, arkadaşları ile Bağdatta Mevlânâ Hâlid hazretlerinden ders aldı. tefsîr, hadîs, fıkıh, edebiyat, târih, ilimleri öğrendi hocasının eşsiz teveccühleri ile büyük bir velî oldu.

Mevlânâ Hâlid-i hazretleri, kıymetli talebesi şamile halifelik vererek, Allahü teâlâya kavuşmak arzusuyla yanan âşıkların kalblerine kıvılcım sunması için memleketi Kafkasya’ya gönderdi.

Şamil Sa’îd Herekânî’ ve Cemâleddîn Kumûkî hazretlerinden ilim öğrendi. otuz yaşlarında geldiği iki metreyi aşkın boyu, levent endamı, ilmî kudreti, sarsılmaz îmânı ve keskin bakışları ile muhteşem bir şahsiyet idi.
05-07-2018 06:54 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #35
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Bal, vitamin ve mineralleri ile insanlar için şifadır
Balın içinde bakteri barınamaz tifo mikroplarını yok eder Dizanteriyi öldürür şifa" yönü son derece güçlü bir besindir.

Kuran`da bala 1400 yıl önceden dikkat çekilmiştir. bu sonsuz kudret sahibi Allah`ın indirmiş olduğu Kuran`ın mucizelerindendir

Rabbin balarısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve çardaklarda evler edin. meyvelerin tümünden ye, Rabbinin kolaylaştırdığı yollardan yürü

Onların karınlarından türlü şerbetler çıkar, insanlar için şifa vardır. düşünen bir topluluk için bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi)


Arı Poleni çiçekten toplanan polenlere, nektarın ve enzimlerin eklenmesiyle yapılır. İçinde ihtiyacımız olan herşey vardır. protein vitamin, mineral,içerir. besin değeri yüksektir. koli basili ve bakteriye karşı antibiyotiktir besince mükemmel bir besindir.

strese ve hastalığa direnci artırıp hastalığı iyileştiren Arı poleni ilaç hazinesidir. Yaşamsal tüm maddeleri içerir Fiziksel performansı güçlendirir arı poleniyle atletlerin güçlenmektedir


Arı sütü içeriğinde mineraller, B vitaminleri, Parkinson, Alzheimer ve sinir hastalıklarını önleyen amino asitler, proteinler, yağlar ve karbonhidratlar ile doku yenilemesinde ve büyümesinde önemli rolü olan aspartik asiti içermektedir.

Arı sütü anti bakteriyeldir yaşlanmayı önler solunum, iskelet, sinir, üretim, kalp damarları, hücre için faydalıdır.Hormonları düzenler hücreyi yeniler Deriyi tedavi edip derinin rengini korur.

Arı sütü yorgunluk, hastalık, ameliyat ya da travma sonrası vücuda güç kazandırır Enerji verir damar sertliğini engeller karaciğeri korur , doku ve kas oluşturur, kemik büyümesini destekler hafızayı güçlendirir ,

kiloyu düzenler ve yara tedavilerinde faydalıdır arı sütü kötü beslenmiş ve prematüre bebekleri iyileştirir Arı sütü ile beslenen bebeklerin kilo ve sağlığı iyileşir

arı sütü sinirsel ve ruhsal hastaları normal kilolarına, dayanıklı sinir sistemine ve güçlü bir fiziksel ve zihinsel yapıya kavuşturur

Arı sütü menopoz, beslenme yetersizliğinin düzeltilmesi, eklem iltihabı, damar hastalıkları, ülser, karaciğer rahatsızlıklarında doktorlarca tavsiye edilir.

Beyazıd bestami ks. e Ey zekî çocuk! Sende fazîlet varken, insanların başını okşamasına niçin izin veriyorsun diye soruldu Bâyezid hazretleri cevapladı Onlar beni değil, Allah Teâlâ'nın süslediği güzelliği meshediyor, Bana ait olmayana dokunmalarına nasıl mâni olabilirim

Bâyezid bestami/ namaz kılmayı Allah dilerse becerebiliyorum 'Rabbimin emriyle tekbir alıyor, Kur'ân-ı Kerîm'i tane tane okuyor, ta'zim ile rükûya gidiyor, tevâzu ile secdeye ediyor, vedâlaşarak selâm veriyorum,

1.dünya savaşında Almanlar'ın verdiği arabalar lastiksizdir. Şehit askerimiz mehmet muzaffer malzeme için vazifelendirilir ancak para yoktur Askerlerimizi yokluktan kurtarmak için çare düşünür Yahûdi tüccara Paran akşamüstü gelecek. sabah Malları hazır edin...Altın para vermiyorlar, kâğıt para vereceğim diyerek sabahleyin malları gemiye yükletir. gemideki malzemeler Çanakkaledeki mehmetçiğimizin kurtuluşu olur ancak Yahûdinin parasını Bozmadılar.. para sahte idi. üzerinde şu yazıyordu bedeli çanakkalede altından kıymetli kanlarımızla ödenecektir

Şehit askerimiz mehmet muzaffer çanakkalede malzeme temini için görevlendirilir para yoktur teksir ve totokopi makinesinin olmadığı bir zamanda askerimiz gecenin sınırlı saatinde sahte para basarak yahudilerden malzeme temin eder binlerce askerimizi kurtarır o sahtekâr değil, tam bir sanatkardır Hz. Allah, tüm şehidlerimizden vatan için her şeyi göze alan bu san'atkârın, ve mübârek şehidin rûhundan  rahmetini eksik etmesin. (Âmin)


Şehid Askerimiz Mehmet Muzaffer'in taklid para yapmış. Yahudi tüccara vererek malzeme satın almıştır paranın incelenmesine imkân bırakmamak, için sabah vaktini seçmiş yahudiden temin ettiği malzeme ile binlerce çanakkale askerini kurtarmıştır

1.dünya savaşında askerimiz yahudilerden sahte para karşılığında malzeme almış 1000 lerce askerimizi kurtarmıştı Dünyada emsâli olmayan  bu eşsiz hâdise için Şehzâde Abdülhalim Yâhudi tüccardan. Taklit paranın bedelini altınla aldı. Çok zarif sedef kakmalı bir mücevher çekmecesinde Emniyet Müzesi'ne hediye etti.

Kurtuluş savaşında Mehmetçiğimiz Mehmed Muzaffer, malzeme temini için istanbula gönderildi istanbul kaymakamının 'askerimin ayağında postalı sırtında kaputu yok parasızlıktan alamıyorum. Sense para istiyorsun diyerek mehmetçiğimize kızdı. Askerimiz tüm insanlarımızı kurtaracak çare düşündü ve şanlı askerimiz Mehmet Muzaffer kırtasiyeden aldığı kağıt ve çini mürekkebiyle taklit para yapıp çanakkalede 1000 lerce askerimizi kurtardı paraya şöyle yazmıştır. Bedeli Çanakkale'de altın olarak verilecektir sahte paranın bedeli , Çanakkale'de Mehmetçiğin akıttığı, altından kıymetli kandır


*O Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi`dir, üstün ve güçlü olan, bağışlayandır. (Sad Suresi)

Arıların en hayret verici özelliği düzgün altıgen peteklerdir. arılar kusursuz bir uyumla eşsiz yapılar meydana getirirler petek yaparken her biri farklı yerden başlamış aynı büyüklükte altıgen hücreler üretmişlerdir üstelik peteklerin birleşme yerleri belli olmaz ve hiç bir kayma olmaz. De ki
O Göklerin, ve yerin Rabbi`dir


Peteklerde binlerce göz bulunur ve petekler tamamen birbirlerine benzer Ancak kraliçe arı polen yumurta bırakmakta hiç bir zaman yanılgıya düşmez. Her zaman doğru yere bırakır. bu kraliçe arıya Allah tarafından verilmiş bir yetenektir.

bir arı peteğinde, bal ve larvaların birbirine karışmaması insanların işine yarar yoksa Petekten bir bölüm ayırmak isteyen arıcılar, bal alırken arı kolonisine zarar verirdi bal larvalarla karışır balı yemek zorlaşırdı. Arılardaki Petek Yapımı Benzersizdir ve bu tüm canlılara Allah tarafından verilmiş şuurlu bir harekettir. 

Arılara Allah tarafından verilmiş yeteneklerle
Arılar eşsiz ve kusursuzca Petek Yaparlar onlar Allahu tealanın Benzersiz canlılarıdır ve bilimi şaşkınlığa uğratırlar. Petek yaparken en ince detay ve hesaplamayı bilirler

Bilim adamı Murray Hoyt petek yapımını şöyle anlatır Bir sürü farklı arının, ağızlarındaki balmumunu bıraktıktan sonra aynı kalınlık ve şeklin oluşması şaşırtıcıdır. on binlerce böcek usta birer mühendistir

arı petekteki bölgesine küçük balmumu ekler. her petek hücresi aynı ölçü ve şekildedir. Arıların rastgele koşuşturduğunu sanırsınız oysa. Petekde bir mühendisin harika programı ve ölçülerini Yüzlerce, binlerce arı işler,.

Arılar petek yaparken En uygun boşluğu ve en uygun hücre ölçülerini ortaya çıkartırlar bu son derece düşündürücüdür. insanın cetvel, gönye gibi aletler olmadan şekiller çizmesi zordur. insanın arıların petek ölçülerini tutturması olanaksızdır. 
06-07-2018 07:00 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #36
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Burmalılar Karakola saldırı oldu diyerek Müslüman köyünü talan ediyorlar. her şeye bahane bulup saldırıyorlar katliamı arttırıyorlar Dünya sessiz kalmamalı mutlaka arakandaki müslüman zulümü durmalı

Arakanda katliam var hayvanlar uyuyor

ARAKANDA ZULM VAR BUDİSTLER GÖZ KIRPMADAN ÇOCUKLARIN KOLLARINI KESİYOR

Arakan son yılların en acımasız katliamlarından birine şahit "İnsanların yüzünden korku ve dehşet eksik olmuyor. sokaklarda tedirginlik hakim" Budistler tam bir zalim 

Arakanlı Müslümanlar devletin imkânından faydalanamıyor. hastalandıklarında devlet hastanelerine gidemiyor .devlet dairelerinde çalışmaları yasak.ve Myanmar okullarında Müslümanların en fazla liseye kadar eğitimlerine izin veriliyor.

Arakanda Müslümanların evlenmeleri engelleniyor evlenmek isteyen çiftler rüşvet ödemek zorunda. Ve evlilik İzini için 3 yıl beklemek gerekiyor. çiftler evlenmek için kaçak olarak Bangladeş’e gidiyor. Evlenenlerin ikiden fazla çocuk sahibi olmalarına izin verilmiyor.

Zulmün her türlüsüne şahit olan Arakanlı Müslümanların yaşadıklarına dünya sessiz
Vatansız bırakıldı Arakanlı Müslümanlar

Myanmar'da zulüm ve baskı altındaki Müslümanlar, dua ettikleri sebebiyle Myanmar hükümetince 'terörist' olarak adlandırıldı. Arakanlı Müslümanların evleri yakıldı yıkıldı, köylerinden terk etmeye zorlandı.

Rohingya ismi 'ruhu kurtuluşa eren' manasına geliyor. Arakanlı Müslümanlar ölülerini defnederken bu ifadeyi kullanıyor

Arakanlı Müslümanları katleden Myanmar ordusunun saldırılarından kaçan binlerce Arakanlı, yaşadıkları yurtlarını terk etti. Arakanlı Müslümanlara karşı Myanmar yönetimi 1948'ten beri katliam uyguluyor. toplumlar tepkisiz.

Arakan'da 3 buçuk milyon Müslüman yaşıyordu. Myanmar hükümetinin katliamları sonucunda bugün bu rakam 1 milyon civarında

Rohingyaların yaşadığı katliamların en önemli nedeni Myanmar hükümetinin, Rohingyalıları tanımaması durumu. 1982’de çıkarılan kanunla tüm etnik gruplar vatandaş olarak kabul edilirken, Rohingyalar vatandaş olarak kabul edilmedi vatansız bırakıldı

Myanmar, 1948 te bağımsızlığını ilan edti O günden bu yana ülkede cuntacı ve Budist yöneticiler var. 1982'de Arakan'da 3 buçuk milyon Müslüman yaşıyordu. Myanmar hükümetinin katliamları sonucu bugün bu rakam 1 milyon civarında

Burma ya da Myanmar, Güneydoğu Asya'da, Andaman Denizi ve Bengal Körfezi kıyısında yer alıyor. 7 eyaleti bulunuyor. Kuzeybatı sınırındaki Arakan bu eyaletlerden birisi.Myanmar'ın komşuları Tayland, Laos, Çin, Hindistan ve Bangladeş.

Bismillahirrahmânirrahîm.
Elhamdü lillâhi rabbil'alemin
Errahmânir'rahim
Mâliki yevmiddin
İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în
İhdinessırâtel müstakîm
Sırâtellezine en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn

1962'DEN BU YANA BURMADA DİKTATÖRLÜK VAR
1948'de İngiliz sömürgeciliğinden bağımsızlık elde eden Burma 1962'den beri askeri diktatörlükle yönetiliyor. 1990 seçiminde muhalefet lideri Suu Kyi nin ezici zaferi, askeri tarafından tanınmamış Askerlerin desteklediği Ulusal Birlik Partisi ise sadece yüzde 2 oy alabilmiştir

Burmada 1988'DE 3 BİN KİŞİ ÖLDÜ Cuntaya karşı rahiplerin eylemlerine onbinlerce kişi katıldı. Protesto,ev hapsindeki Suu Kyi'nin serbest bırakılmasını isteyen isyana dönüşünce.cunta 1988 gösterilerini şiddetle bastırmış, 3 bin kişi yaşamını yitirmiştir

Dünyanın en yoksul ülkelerinden Burma'da halkın günde 8 litre benzin hakları var. 3 gün içerisinde hakkınızı kullanmazsanız iptal ediyorlar. petrolün üçte biri Burma topraklarından çıkıyor. diğeri karaborsacıların ağına düşüyor

.Dünya uyuşturucu trafığinin en önemli noktalarından biri olan "altın üçgen Burma, Laos ve Tayland arasındaki alanı kapsar. Dağlı halklar yoğun bir haşhaş ve afyon ekimi yapıyor. Dünyadaki eroinin yaklaşık üçte ikisi bu bölgeden yayılmaktadır.

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
Hamd o âlemlerin Rabbi,
O Rahmân ve Rahim,
O, din gününün maliki Allah'ın.
Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti 
ancak senden dileriz yardımı, inayeti.
Hidayet eyle bizi doğru yola,
O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların 
ve o sapmışların yoluna değil.

Saddam, Arap dünyasında önderlik ve Basra Körfezi'nde egemenlik kurmak istiyordu Hürmüz Boğazı'nı ele geçirmek amacıyla 1980'de İran'a saldırdı. 2 Ağustos 1990'da Saddam'ın emriyle Kuveyt işgal edildi

General Ahmet Hasan Bekir'i 1979 da devirerek iktidara gelen ve ABD askeri müdahalesinin yapıldığı 2003'e kadar Irak'ı yöneten 
Saddam Hüseyin, iktidara gelir gelmez kendine muhalefet etme olasılığı bulunan 450 parti üyesini idam ettirdi.

ABD'nin Irak'ı işgaliyle iktidardan düşen ve Duceyl davasında ölüm cezasına çarptırılan Saddam Irak'ı 23 yıl yönetti.   Tikrit'te 28 Nisan 1937 tarihinde doğan Saddam siyasi yaşamına 20 yaşında Baas partisine katılarak başladı.

Saddam Hüseyin idam edilirken gerekçe olarak
1991'deki Şii ayaklanmasında binlerce kişinin ölümünden  Halepçe'ye kimyasal bomba atmak ve 5 bin kişinin ölümüne sebep olan Enfal olayından 1987-1988'de Iraklılara soykırım'' uygulamaktan sorumlu tutuluyordu
08-07-2018 11:13 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #37
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Hâle Hanım, Hz Haticenin kardeşidir oğlu Ebul as Efendimiz (s.a.v.) kızına taliptir efendimizin. Dostu ve arkadaşıdır. Efendimizin, kızına uygundur Hz zeynep küçüktür efendimiz Hz hatice ile istişare ettikten sonra.kızının evliliğine rıza göstermiştir

Hz. Hatice ile aynı soydan gelen Ebû’l-Âs, Mekke’nin köklü ailelerinden ve. Mekke’nin zenginlerindendir Hz. Hatice, ebul as ve hz zeynebin evliliğine sıcak baktı Tebessüm etti yalnızca Hayırlısı olsun, demekle yetindi. 

hz haticenin kardeşi hale ve oğluna Hz. Zeyneb’i gelin  istiyor, ancak cesaret edemiyordu Ebû’l-Âs,ta Hz. Zeyneb’i beğendi Yeğenini seven Hz. Hatice ise ebul asın yaşantısını ve ahlakını beğeniyordu.

Hz. Zeynep ahlakıyla sevilip sayıldı. Hz. Hatice’nin kız kardeşi Hâle Hz. Zeyneb’i takdir eder, överdi bu oğlu Ebû’l-Âs’ın dikkatini çekti. edep haya timsali bir kız gördü. ahlakı mükemmel olduğu için Onu beğendi.ve İyi bir eş olacağını düşündü.


Allah Resûlü (s.a.v.) insanları imana davet insanlar onu rahat tersliyordu genç bir hanım ise ağlayarak Allah Resûlüne su içirip. abdest aldırıyordu. Efendimiz buyuruyordu ki Kızım! Gözyaşlarını sil! Sakın onların galip geleceğini ve babanı zillete düşüreceklerinden korkma işte bu kız PEYGAMBER EFENDİMİZİN CEFAKAR KIZI HZ ZEYNEBTİR


Allah Resûlü (s.a.v.) İslam’ı anlatırken, insanları hakka ve hakikate davet ederken hakaretlere saldırılara maruz kalıyor Hz. Zeyneb, hanım olmasına aldırmadan babasını adım adım takip ederek korumaya ve yardım etmeye çalışıyordu.


HZ. ZEYNEP Eşsiz bir sabra sahipti  vakur ve metanetliydi Mekke’de yapılan baskı ve zulme eşi ile babasının karşı saflarda savaşmasına yıllarca sabretti.Cesur, fedakâr, hizmet ehli bir hanımdı. 


Namaz kılmak için Allah’ın huzruna çıkanlar o güne kadar tatmadıkları eşsiz bir duyguyu tadarlar ve Kalpleri huzurla dolar

peygamber kızları İslam ile şereflenince kalplerini huzur kapladı.İslam hakkında bilgi aldılar ayetleri ezberlediler.Hz. Hatice, onlara abdesti öğretti. Ve abdest aldılar Hz hatice kızlarına namazı öğretti.
Ve işte islami aile tablosu

Hz. Âişe Allahu tealâ, peygamberine Nübüvveti lütfedince ilk olarak Hz. Hatice ve kızları iman etti, diyecektir

Hz. Hatice, İslam’a davet ederken ilk kızlarından başladı yaşları küçüktür, demeyip dört kızına babalarının peygamber olduğunu Putlara tapınmanın kötü olduğunu anlattı. Annelerini dinleyen kızlar, hep birlikte şehadet getirdiler

Hz zeynebin düğününde Efendimiz Her şeyin tam olmasını,ve aksaklık olmamasını istiyordu Hz. Hatice, düğün davetiyeleri gönderdi Erkek tarafında Ebû’l-Âs develer kestirdi düğün yemeği ikram edildi def çalındı Hz. Hatice, kızı zeynepe düğün hediyesi olarak gerdanlık taktı.

HZ. ZEYNEP le evlenmek isteyen Ebû’l-Âs efendimizin  cevabına çok sevindi.müstakbel eşine karşı büyük bir sevgi duydu düğün hazırlıklarına başlandı. Hz. Hatice,ilk çocuğunu evlendirmenin heyecanından çok mutluydu.

müşriklerin Efendimizi durdurmak için yapmayacakları yoktu. Hz Zeynep Ebû’l-Âsı ayrılamayacak kadar çok seviyordu. Müşrikler Ebû’l-Âsa Muhammed düzenimizi bozdu putlara söylendi Onun kızını boşa! ne istersen yapar Seni Kureyşin en güzeliyle evlendiririz, dediler. ancak Ebû’l-Âs’ın  sevgisini hesaba katmamışlardı. O Efendimizi ve eşini çok seviyordu.müşriklere Vallahi,yapamam. Eşimden ayrılmam. kimseyi eşimle değişmem, diye haykırdı. Müşrikleri reddetti.işte Ebul as ve Hz Zeynebinki böyle bir aşktı Allahu teala herkese islam aşkı nasip etsin

Peygamberimizin Davetini durdurmak isteyen müşrikler, her  türlü kötülüğü yaptı Efendimizin kızlarını nişanlılarından ayırdı Kardeşlerinin inançlarından dolayı boşanması Hz. Zeynebi
yıktı.Gözyaşlarıyla kardeşlerini teselli etti 

Hz. Zeyneb evlendikten sonra eşi ve çevresi ile çok güzel bir iletişim kurdu. Eşine sevgisi büyüyerek tüm insanları,kuşattı. sevgi dolu ilişkileri, hayatı boyunca aynı güzellikte devam etti.

Cahiliye döneminde Mekkelilere Allah Resûlü (a.s.m.)Lâ ilâhe illallah deyin kurtulun, buyuruyor Kureyşliler ,kızıyor, tükürüyor, küfrediyordu.genç bir hanım Koşarcasına Allah Resûlüne gitti ve yüzünü yıkadı. Hanımın ağladığını gören Allah Resûlü (a.s.m.) Üzülme kızım! Onlar babana ne galip gelebilir, ne de zillete düşürebilirler, buyurdu efendimizin yüzünü silen genç kız  peygamber goncası Zeyneb’dir, O cesur, gayretli  hizmet ehli bir hanımdı

Hz. Zeyneb efendimizin gülüydü islam sancağının en önündeydi eşinin İslam’dan uzak durması, davasına engel olmadı. Eşini ve Ailesini ihmal etmedi eşine sevgisini azaltmadı İslam davetine omuz verdi Mücadelesine Mekke şahitti.

Müşriklerin Saldırılarını eşsiz bir sabırla göğüsleyen Müslümanlar büyük bir gayretle, mücadele veriyor, direnişleri ile tarih yazıyor akıllıca duygularına mağlup olmadan, tüm yeryüzüne örnek bir mücadele sergiliyorlardı.

Zaman akıp gidiyor Efendimiz tüm sıkıntılara rağmen islam hızlan yayıyordu İslama karşı kin ve nefretle dolu müşrikler, Allah’ın nurunu söndürmek istiyor Müslümanların davet halkası genişledikçe, müşriklerin zulümleri artıyordu.

Hicret yolculuğunda pusuya düşürülen Hz zeynep hamileydi oklanınca kanaması başladı Ebû Süfyân Bediri bilmiyor musun? gitmene izin verilirse zayıf düştüğümüz, düşünülür. Diyerek Zeynebi götürün Dedi Yolda En sevgilinin goncasına Kin kusan Hinde Hz. Zeyneb acılar içindeyken bile Babamın yaptıkları babanın ve eşinin yaptıklarından iyidir, cevabını verdi. Hz. Zeyneb’in başına gelenlere peygamberimiz, çok üzüldü. Evlatlığı Zeyd e Mekke’ye git yüzüğümü Zeyneb’e ver Zeynebi buraya getir, buyurdu.

Hz Zeyneb hicret yolculuğundayken müşriklerce tuzağa düşürülüp oklanmıştı kanlar içinde yere düştü Kinâne, okunu müşriklere çevirdi.ve şöyle seslendi Yaklaşmayın o peygamber kızıdır
Yaklaşanı hemen şuracıkta öldürürüm,

Kâinatın Efendisi’nin kızı, Hz Zeyneb yıllarca baba hasreti çekmiş, inancından dolayı sıkıntılara katlanmış,vatanını ailesini terk etmek durumunda kalmış ve onu yurdundan çıkaranların attığı okla çocuğunu düşürmüştü

Hind Hz zeynebin medineye hicret edeceğini haber alınca müşriklere haber verdi zalimler Atlarını dört nala sürdü Zî Tuva vadisinde kutlu yolculara pusu kurdular Gözünü hırs bürüyen Habbâr mızrağını Hz. Zeyneb’e fırlattı. Hz. Zeyneb. hamileydi ve Acı ile kıvrandı.çocuğunu kaybetti ancak islam davasını ve efendimizi dünyaya haykırıyor müşriklere Babamın yaptıklarında ne varmış? Onun yaptıkları babanızın ve eşinizin yaptıklarından iyidir, cevabını veriyordu

Müslümanlar hicret ettiği halde zulüm bitmedi. Müşrikler .Bedir’de yenildi. Liderleri öldürüldü, esir edildiler. Babası, amcası ve kardeşini Bedir savaşında kaybeden Hind, Müslümanlara kin ve nefret doluydu. Kalbi intikam ateşi ile  yanıyordu.

Hz. Zeyneb’in Ali ve Ümâme adında iki çocuğu oldu. Üç kez hamile kaldı. Hicret sırasında zalimler tarafından deveden düşürüldü ve çocuğunu kaybetti.

Hicretin sekizinci yılına kadar yaşayan Ali, Mekke’nin Fethi’nden sonra vefat etti. Efendimiz ilk olarak, eşi Hz. Hatice ile konuştu. ayetleri okuyarak, İslam’a davet etti. Hasretle bu anı bekleyen Hz. Hatice şehadet getirerek Müslüman oldu.

ilk vahiyden sonra Allah Resûlü (a.s.m) insanları İslam’a davet etti İnsanlara dinini terket demek zor geliyordu Lakin emir Allah’tandı.

HZ. ZEYNEP kardeşi hz fatmaya endişem babamla ilgili. Dayım Varaka babamızın yalanlanıp işkenceye uğrayacağını ve memleketinden çıkarılacağını söylemiş. aklıma geldikçe endişelenip üzülmekten kendimi alamıyorum, dedi

Hz. Fâtıma, ablasına Niye üzülüyorsun peygamber kızı olmak sevindirmiyor mu diyince Hz. Zeyneb kardeşinin başını okşadı Elbette sevindirir ey Fâtıma! Bu hangi genç hanımı sevindirmez, ona şeref kazandırmaz ki bundan öte şeref mi var buyurdu

İlk vahyin en yakın şahiti olan Hz. Zeyneb, vahiy atmosferine girmiş yaşanan manevi havayı tenefüs etmiş eşsiz bir bilince ulaşmıştı

HZ. ZEYNEP Efendimize vahiy geldiğinde on yaşındaydı. Babasının Hira Mağarasına gidişine şahit oldu efendimiz titreyerek eve geldi Rengi bembeyazdı.alnından terler boşalıyordu.— Beni örtün! Beni örtün, buyurdu.

Hz. Zeyneb dokuz yaşında iken babasının hareketleri değişti.Efendimiz, insanlardan uzaklaşıp Hirâ Mağarasına gitmeye başladı.
neşeli ve hayat dolu efendimiz artık son derece düşünceli, kaygılı ve tedirgindi.

Peygamber kızı Hz Zeynep, dünyanın en bahtiyar çocuklarındandı Hz. Hatice kızını yedi gün emzirdi.sonra Arap âdetlerine uyarak sütanne aradı. Ve Efendimizin halası Hz. Safiyyenin cariyesi Selmâ Hanıma verildi

Arap Yarımadasında yaşayanlar kız çocukları doğduğunda yüzleri asılır, kimselere görünmezdi. Peygamber Efendimiz Ben bir kız babasıyım! buyurarak gurur duydu kendisine kız çocuğu lütfettiği için Rabbine şükretti.

Hz. Zeynep Peygamber Efendimiz ile Hz. Hatice’nin ilk kızıdır, Hz. Fâtıma’nın ablasıdır. Peygamberimize vahiy gelmeden on yıl önce, miladi 600 yılında Mekke’de doğdu.

Nikâhları yenilenen Ebû’l-Âs eşine gitti.Hz. Zeyneb ağlıyordu.bunlar mutluluk gözyaşlarıydı.eşi Ebul as . Müslüman olmuştu Rablerine şükrederek gözyaşları döktüler hasret giderdiler.namaz kıldılar. ellerini semaya kaldırıp göz yaşlarıyla dua ettiler.

Allah Resûlü (a.s.m.), kızı Zeyneb ile damadının nikâh akdini yeniledi Damadı ebul as ın İslam’la şereflenmesine sevindi Efendimiz Kızımı Ebû’l-Âs a nikâhladım. O, beni tasdik etti. sözleri yerine getirdi, buyurarak sevincini dile getirdi.

eşi müslüman olunca Hz. Zeynebin dili tutuldu 20 yıldır büyük bir ümitle bekliyordu ve. hıçkırarak ağladı Ebû’l-Âs’ın Müslüman oluşu Allah Resûlü (a.s.m.) ve sahabileri çok sevindirdi.

HZ. ZEYNEP Eşinin Müslüman olacağını hisseddi sevincinden Günlerce uyuyamadı. Teheccüd namazından sonra ellerini semaya kaldırdı. Rabbine dua etti Duaları kabul olmuş, eşi Mescid’i-Nebevî’de şehadet getirerek Müslüman olmuştu

HZ. ZEYNEP in eşi Ebul as müslüman olduktan sonra Kendisine hayrı olmayan putlardan kurtuldu artık eşi ve çocuklarına kavuşacak, ona nimetleri veren Rabbine yönelecek, huşu ve huzurla ibadet edecekti.
09-07-2018 02:08 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #38
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Rabbim kafirler, müşrikler, münafıklar topluluğuna karşı bizlere yardım eylesin. Nusretini üzerimizden eksik eylemesin.

şehitliğin ne olduğunu biliriz. Rabbim şehadet nasip eylesin. mücadele veren, harp içindeki ordumuza Rabbim yardım eylesin, güvenlik güçlerimize muvaffakiyetler nasip eylesin, muzafferiyetler ihsan eylesin.


Ebrehe'nin ordusunu yerle bir eden yüce Mevla'mız Esma'ül hüsna'sı kuvvetine ebabillerin ağzından düşen çamur taneleri gibi ordumuzun silahından çıkan her kurşuna isabet nasip eylesin.

Rabbim güvenlik güçlerimize, kahraman Mehmetçik'imize muzafferiyetler nasip eylesin. Düşmanlarımızı mağlup eylesin. Onları Kahhar şerifi hürmetine kahreylesin, perişan eylesin.

Devletimizin, milletimizin üzerinde gözü olanların gözünü kör eylesin, kalbini mühürlesin. Onlara fırsat vermesin.

ordumuza karşı kurulmuş olan her tuzağı düşmanların kendi başlarına makuz eylesin. Birliğimizi, dirliğimizi Rabbim daim eylesin."



Bu hakkın batıla karşı büyük mücadelesidir. 
Rabbim kafirlere karşı bize yardım eylesin. Nusretini eksik eylemesin. şehadet nasip eylesin.ordumuza zafer ihsan eylesin. yüce Mevla'mız ordumuzun her kurşununa isabet nasip eylesin. Düşmanlarımızı mağlup eylesin. Kahhar hürmetine kahreylesin, Rabbim Devletimizde gözü olanları kör eylesin, kalbini mühürlesin. her tuzağı düşmanın başına makuz eylesin. Birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin."


Rabbim münafıklara karşı bize yardım eyle Nusretini eksik eyleme şehitlik nasip eyle ordumuzu muvaffak eyle bize, zafer ihsan eyle Ebrehe'nin ordusunu yerle bir eyle ebabillerin hürmetine her kurşunumuza isabet nasip eyle Rabbim kahraman Mehmetçiğimizi muzaffer eyle Düşmanı mağlup eyle Kahhar hürmetine kahreyle milletimizde gözü olanları kör eyle kalbini mühürle deccale. fırsat verme kurulan her tuzağı düşmanın başına geçir Birliğimizi, dirliğimizi daim eyle


Hz ÂDEM ilk insan ve ilk peygamberdir insanlığın atası ebü’l-beşerdir Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın seçkin kıldığı kişilerdendir safiyyullah unvanıyla anılmaktadır.

Âdem kelimesi Sumer asur ve babil dilinde adam babam yapılmış, meydana getirilmiş çocuk Sâbiî dilinde ise adam ve kul anlamına gelir Âdem kırmızı topraktan yaratılmıştır ona, “kırmızı” mânasına gelen Adam adının verildiği söylenir

Allah, hz Âdem’i yeryüzünün her tarafından toplanan topraklaklardan yaratmıştır. toprağın çeşitliliğinden dolayı Âdem’in nesli fıtrat huy ve ırk yönünden değişik karakterlidir

Âdem kelimesi, ülfet” anlamına gelen el-üdm veya el-üdmeden türetilmiştir isim Kökünün Arapça olduğunu iddia edenler vardır Süryânîce veya Ârâmîce’den geçtiğini savunanlar da vardır

Kur’ân-ı Kerîmde hz Âdem’in yaratılışı Âl-i İmrân sûresinde, “Allah nezdinde -yaratılış bakımından- Îsâ’nın durumu Âdem’e benzer; Allah onu topraktan yarattı; sonra ona ‘ol!’ dedi ve oluverdi” denilerek iki peygamberin olağan üstü yaratılışına işaret edilir

Hz. Âdem’in yaratıldığı maddeyi Fahreddin er-Râzî şöyle sıralamaktadır: Toprak (türâb), su (mâ’), çamur (tîn), akışkan veya süzme çamur (sülâle min tîn), yapışkan çamur (tîn lâzib), kurumuş çamur (salsâl).

Hz. Âdem’in yaratılışından bedenî ve ruhî yönleriyle tam bir insan haline gelmesine kadar uzun bir zaman geçmiştir Âdem’in çamur halinden başlayarak her yaratılış safhasında kırk yıl kaldığı belirtilmektedir.

Hz. Âdem topraktan yaratılmıştır. yaratılışı aşamalardan geçmiştir Âdem’in yaratılmasında Allah’ın irade ve kudreti mutlaktır ve üstündür insanın ilk atasıdır yükümlü ve sorumlu tutulan mânevî, ahlâkî, kabiliyetlerle donatılmıştır


Rivayete göre/Allahu teala, Âdem as ın yaratılacağı toprağı getirmesi için Cebrâil as ı göndermiş, yeryüzü toprak alınmasına müsaade etmemiştir. Mîkâil görevlendirilmiş, başaramayınca ölüm meleği yeryüzünün itirazına rağmen toprağı almıştır. Azrail yeryüzünden aldığı kırmızı, beyaz ve siyah toprakları göğe çıkararak toprağa su katmış ve yapışkan çamur haline getirmiştir. Çamur siyahlaşıp kokunca Allah çamurdan Âdem’i yaratmıştır

Hz ademin baş ve yüzü Kâbe toprağından, göğsü ve sırtı Beytülmakdis, baldırları Yemen, bacakları Mısır, ayakları Hicaz, sağ eli doğu, sol eli ise batı topraklarından yaratılmıştır

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Âdem’in hangi günde yaratıldığı belirtilmez ancak hadislerde cuma günü yaratıldığı, cennete konulduğu, cennetten çıkarılıp, tövbesinin kabul edildiği ve bir cuma günü vefat ettiği haber verilmektedir

İslâmî kaynaklar, Hz. Âdemden önce insana benzer akıllı ve şuurlu bir varlığı tartışmışlar. Kur’ân da Âdem’e ve onun soyuna halife denilmektedir bu ifadelerden tefsirciler Âdem’den önce başka bir insan türü yaşamış olmalıdır. Sonucunu çıkardılar

Tefsircilere göre Hz ademden önce yaşayan insana benzer mahlukatlar orayı fesada vermiş kan dökmüş ve helâk edilmişlerdir. Hz Âdem ve soyu ise insana benzeyen mahlukatın halefi olmuş ve onların yerine geçmiştir.

Melekler Âdem’in neslinin fesat çıkaran kan döken varlıklar olacağını eski insanlarla kıyaslayarak söylüyorlar ve Bakara sûresinde “Yeryüzünü fesada verecek ve kan dökecek birini mi yaratacaksın diyorlardı

Hz. Âdem’den önce yeryüzünde Hin Bin Tim diye adlandırılan varlıklar cinlerden önce var olmuş, dünyada fesat çıkarmışlar kan döktükleri için Allah tarafından helâk edildiğine dair rivayetler vardır İbn Haldûn bu rivayetleri asılsız bulur,

Hz. Âdem hakkında Allah melekleri bilgilendirmiş melekler levh-i mahfûzu öğrenmiş ve melekler günahsız oldukları için kendileri gibi olmayan varlıkların günah işleyeceğini düşünmüştür

Hz. Âdem ve soyunun halife diye tanıtılması bize Âdem’den önce insan yaşadığı sonucuna götürmez. bu kelime, Allah’ın vekili, yeryüzünde O’nun hükümlerini yaşatan,, dünyayı imar, eden tüm canlılardan üstün olan, onların emiri anlamındadır

Kur’ân-ı Kerîm’de Hz. Âdemin önemsiz bir madde olan topraktan yaratıldığı bedenî ve ruhî yönleriyle tam ve kâmil bir insan haline gelinceye kadar safhalardan geçtiği onun suretinin Allah’ın kudretinin üstünlüğü ile olması anlatılır


Hz Âdem ve nesli tüm varlıklardan üstündür Âdem ve soyu yeryüzünün halifeleridir Allah’ın verdiği aklî, ve, ahlâkî meziyetlerle Allah’a ibadet ederler Allah’ın hükümlerini yerine getirip canlıları kendi hizmetinde kullanırlar

Allah’ın emriyle melekler Âdem’e secde ederler Allah hz Âdem’i meleklerden üstün ve saygın yaratmıştır. Bu tüm insanlığa ait bir şereftir.

Kur’ân-ı Kerîmde Hz. Âdem rabbinden vahiy almıştır” Allah ona hitap etmiş, yükümlülük bildirmiştir Allah Nûh ve İbrâhim hânedanı ile birlikte Âdem’i âlemlere üstün kılmıştır

*Ahmed Hanbel ilk peygamberin kim olduğu yolundaki bir soruya ilk Hz. Peygamber’ “Âdem’dir” karşılığını vermiştir


Kur'an-ı Kerimde kıssalar sürekli kullanılmıştır. Kıssalar peygamberin kalbini sağlamlaştırmış akıl sahibi müminlere öğüt ve ibret olmuştur Hz. Adem ve yaratılış kıssasıda Bakara, A'raf, Hicr, İsra, Taha ve Sa'd surelerinde anlatılmıştır.

Hz. Adem ve yaratılış kıssası insanoğlunun yeryüzüne gelişidir bizlere sayısız müjde, uyarı iletir. insan, melek ve iblis hakkında Kur'an-ı Kerimde bilgiler ve ibretler vardır 

Allahu Teala topraktan insan yaratıp ruhundan üfleyeceğini meleklere haber verir. Ve secde etmelerini ister Melekler bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? biz seni hamd ile teşbih ediyor ve takdis ediyoruz! dediler. 

Allah Meleklere Ben sizin bilmediğinizi bilirim' dedi ve Adem'e isimleri öğretti. meleklere 'Haydi isimleri söyleyin' deyince Melekler Sen yücesin, bizim senin öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Yüce ve hakim olan sensin dediler.

Allah Adem'e isimleri meleklere haber vermesini istedi. Adem isimleri haber verince Allah: 'Demedim mi ben göklerin ve yerlerin gaybını bilirim. Sizin açıkladığınızı ve gizlediğinizi bilirim! dedi. 

Allah meleklere Adem'e secdeyi emretti. İblis yüz çevirdi kafirlerden oldu. Allah Ey İblis, niye secde etmiyorsun, deyince, İblis 'Ben üstünüm. Beni ateşten onu topraktan yarattın. Ben hiç topraktan yarattığına secde eder miyim?' dedi. 

*Allah iblise 'Artık lanetlendin. Ceza gününe kadar lanetim üzerindedir. büyüklenmek sana düşmez, defol sen aşağılıklardansın' buyurdu. 

İblis Allah'tan insanların diriltilecekleri kıyamete kadar süre istedi. Allah süre verdi İblis 'Beni azdırdığın için ben de onlara pusu kuracağım. onlara sokulacağım. İhlaslı kulların hariç hepsini senin yolundan ayıracağım. dedi.

Allah İblis'in halis kullara karşı hiç bir gücü olmadığını İblis'e ancak azgınların uyacağını onunla ve ona uyanlarla Cehennemi dolduracağını" söyler. 

Ve allah İblis'e şöyle hitap eder: 'Şeytan aldatmadan başka bir şey va'detmez-. Mü'min kullar üzerinde hiç bir hakimiyeti olamaz. Rabbin vekil olarak yeter.' 

Allah Adem'e İblis'in düşman olduğunu kendilerini cennetten çıkarmaya çalışacağını söyler. Ve şöyle der: 'Sen ve eşin cennette yerleşin, yiyin için. acıkmak ve Susamak yoktur. şu ağaca yaklaşmayın. yaklaşırsanız zalimlerden olursunuz.

Adem ve eşi de cennete yerleştirildikten sonra İblis pusu kurar Rabbinizin sizi ağaçtan men etmesinin sebebi burada ebedi yaşamamanız içindir. Yemin ediyorum, amacım öğüt vermek dedi. Adem ve eşini aldatarak yasak ağaçtan yedirdi

Yasak ağaçtan yiyen hz adem ve eşinin çirkin yerleri gözüktü. Üstlerini cennet yapraklarıyla örttüler İblis onları aldattı mevkilerinden indirdi ayaklarını kaydırdı cennetten çıkardı. Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi, yolunu şaşırdı.

Allah Hz Ademe Ben sizi ağaçtan men etmedim mi? Şeytan düşmandır demedim mi?' buyurdu. Adem ve eşi: 'Rabbimiz kendimize zulmettik. bizi bağışlamaz, merhamet etmezsen ziyana uğrarız dediler. 

Allahi teala emretti ey adem yeryüzüne inin sizin için yeryüzünde bir süreye kadar geçinme vardır. Orada yaşayacak, orada ölecek ve yine oradan diriltilip çıkarılacaksınız

Adem allahın inayetiyle ve tam bir teslimiyetle Allah'a tevbe etti. Allah tevbesini kabul etti. Şüphesiz o tevbeyi çok kabul edendir ve çok bağışlayandır

Allahu Teala emretti benden hidayet geldiğinde kim hidayetime tabi olursa o sapmaz sıkıntıya düşmez.kim benden yüz çevirirse, ona sıkıntı vardır. kıyamete kör kaldırırız.

Allah'ım ben daha önce görürken şimdi niçin beni kör ettin deyince, Allah: 'Sana ayetlerimiz geldiğinde sen onları unutmuş görmezlikten gelmiştin. bugün de sen böyle unutuldun buyurdu
10-07-2018 09:33 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #39
RE: Mesajlarım ve iletilerim
7 Haziran 1992 de Azerbaycanda ilk defa yapılan demokratik Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Halk Cephesi Lideri Ebulfez Elçibey Cumhurbaşkanlığına getirilmiştir.

31 Ağustos 1991 de Azerbaycan bağımsızlığını ilan etmiştir

1920’den itibaren 70 yıl Sovyetlerin parçası olan Azerbaycan 1990’da Sovyetler’in dağılmasıyla bağımsızlık hareketlerine başladı bu istekleri 20 Ocak 1990 da Sovyetlerce kanlı bir şekilde bastırıldı ve azeri kardeşlerimiz katledildiler

Azerbaycan’ın ilk bağımsızlığı 23 ay devam etmiş, 28 Nisan 1920 de Sovyet Ordusunun Azerbaycan’ı işgali ile Bağımsız Azerbaycan Devleti sona ermiştir. İlk Bağımsız Azerbaycan Devletidir Demokratik Cumhuriyettir Latin alfabesini ilk benimseyen Türk Devletidir

27 Şubat 1917 Devrimi ile Rusya Çarlık rejimi yıkılmış Çarlık Rusyası’ndan bağımsızlık kazanan vilayetlerin birleştirilmesiyle 28 Mayıs 1918 de “Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti” kurulmuştur Cumhurbaşkanlığı’na da Mehmet Emin Resulzade getirilmiş Osmanlı tarafından tanınmıştır

Ak Hunlar Orta Doğuya hakim olmuş. Göktürkler ile İran Sasanilerinin birleşmesiyle yıkılarak tarihten silinen son Hun İmparatorluğu olmuşlardır

Avrupa Hun imparatorluğu, Avrupanın yapısını oluşturan Kavimler göçünü başlatarak Türk varlığını Avrupaya götürmüştür

Ana Yurt Türkistandaki varlığı ortadan kalkan Hunlar, Hazar civarına Göç ederek yeni bir dönem başlattılar Avrupa Hunları ile Ak Hunlar Tarihe yön verdiler ve Türk devletlerinin önünü açtılar

Hunlar, M.Ö. 220 de tarihte ilk Türk devleti olan Büyük Hun İmparatorluğunu kurdu ve dünyanın en büyük İmparatorluğu oldu. sefahat ve Çine yakınlaşmayla yıkıldı

Avrupa Hun İmparatorluğunun yıkılmasıyla Hunlar, Macaristanda yaşamaya devam ettiler Avrupalılar Macarlara Hungary demektedir. Ve Bu isim Avrupa Hun Devletinden miras kalmıştır.

Büyük Hükümdar Attila, Avrupa Hun Devletine en parlak dönemini yaşattı Kavimler Göçünü başlattı tarihe yön verdi 469 da Attila ölünce oğulları taht mücadelesine girdi ve Avrupa Hun Devleti yıkıldı.

büyük hükümdar Attila 434 ve 452 tarihlerinde
Romaya seferler düzenleyip Doğu ve Batı Roma’yı kontrolü altına aldı Papanın, teslimiyeti kabul etmesi ve Salgın hastalıkların baş göstermesiyle fazla ilerlemeden geri döndü

Avrupa Hun Devleti Gotlar Ostrogot ve Vizigotlarla savaştılar Avrupalı Barbar kavimler Avrupa Hun devletinden kaçarak kavimler Göçünü başlattılar

büyük hükümdar Attila Roma üzerine ilerledi.ve Roma İmparatorluğunu hükmü altına aldı Margos Antlaşmasıyla 422 de Roma İmparatorluğunu vergiye bağladı.

Türkistandan Türk varlığı ortadan kalkıp büyük Hun İmparatorluğu yıkılınca Asyadan uzaklaştırılan Hunlar batıya doğru ilerledi ve Hazar Gölü çevresine yerleştiler 370 yılında, Balamir tarafından Avrupa Hun Devleti kuruldu

Batı hun devletini yöneten Çiçi Han çin esaretini kabul etmez Çine ve kardeşi Hohanye'ye savaş açar ancak Çin, Batı Hun seferine giderek Çiçi hanı öldürür ve Batı hun devletini yıkar (M.Ö. 36).

M.Ö. 54 de Hun hükümdarı iki kardeş Hohanye ve Çiçi ihtilafa düşünce İmparatorluk Doğu Hun ve Batı Hun olarak ikiye bölünür doğu hunlarını yöneten Hohanye Çinin esareti altına girer

Çinli prenseslerle evlendikten sonra çin Hun topraklarında rahatça hareket etmeye başladı Güçlenen ve Hunlara vergi ödemek istemeyen Çinliler, Hun topraklarına akınlar düzenledi ve Hunların zayıflamasını sağladılar.

Büyük Hun İmparatorluğunun muazzam gücü, sefahat ve lükse uydu Hun hakanları, Çin Sarayına özendiler ve Çinli prenseslerle evlenerek İmparatorluğun yıkımına zemin hazırladılar.

Hun İmparatoru Teoman, Kore’den Hazar Denizine akınlar düzenleyerek Çin, topraklarını imparatorluğa dahil ederek güçlendi ve göçebe bir toplum olan hunlar, 50 yıl içerisinde dünyanın en büyük İmparatorluğu haline geldi

Hunlular Çin’i vergiye bağlayarak İpek yolunu denetimine aldılar M.Ö. 177 de Hun toprakları Hazar Denizinden Kore’ye kadar uzanan ve Asya’nın tamamını içerisine alan büyük bir imparatorluktu

kabile lideri Teoman, güçlenerek hunları bir araya getirip M.Ö. 220 de Büyük Hun Devletini kurarak Türklüğü Tarih sahnesine çıkarttı
(Bu Mesaj 11-07-2018 01:40 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : Murataltug.)
11-07-2018 01:38 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,252
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #40
RE: Mesajlarım ve iletilerim
Sultan Mehmetin yanına gelen pejmürde adam Devletlûm, ben kardeşinim. Malının yarısını vermen gerek, diyince Sultan sorar nerden kardeş oluyoruz Adam cevap verir anamız Havva, babamız Âdemdir der ancak sultanın parasını az görür Hazreti Fatih şu cevabı verir Sen verdiğim parayı az görüyorsun, kardeşlerin duyarsa hissene bu kadar düşmez.

Sultan Mehmete pejmürde bir adama biraz verir. miskin, parayı az bulup şanlı hükümdara kardeşine az para vermek yakışırmı diyince Hazreti Fatih sorar nerden kardeşiz Adam cevap verir Senin de, benim de anamız Havva, babamız Âdemdir Hazreti Fatih'in cevabı şu olur Sen verdiğim parayı az görüyorsun, kardeşlerin duyarsa hissene buda düşmez. Şimdilik bu sana yeter!


Efendimiz (s.a.v.), Hz. Ali (r.a.) şöyle der Ya Ali beni Allah'ı (c.c.) Eşini çocuklarını seviyor musun
Evet Ya Resulullah (s.a.v.) diyince Efendimiz gülümser Ya Ali, sadece bir kalbin varken bu kadar sevgiyi nasıl bir kalbe sığdırabiliyorsun Fatıma annemiz, Hz. Ali Efendimiz'e Ya Ali insan Peygamberini kalbiyle... Allah'ı (c.c.) aklıyla... Eşini nefsiyle... Çocuklarını şefkatiyle sever. der Efendimiz (s.a.v.) buyurur Ya Ali, işte bu nübüvvet ağacının meyvesidir"

Moğol istilasında İslam eserleri yok edilmiş, dini kitaplar hayvanların altına serilmiş camiler ahıra çevrilmiştir.

Tarihçi İbn Esir moğol istilasını şöyle değerlendirir Hz. Adem’den bu yana insanoğlunun karşılaştığı en büyük felakettir Keşke annem beni doğurmasaydı da tüyler ürpertici zulüm ve katliamları görmeseydim.”

İslam tarihi Moğollar’ı kıyamet alameti olarak görerek, Yecüc-Mecüc olarak nitelemişlerdir.

Moğol istilası, Anadolu’nun kültürel ve ekonomik yapısında bir travma oluşturmuş. İslam ülkelerinin Moğollara karşı ttifak yapmadaki acziyetleri İslam medeniyetinin merkezi Horasan ve Iraktaki medrese ve kütüphaneler tahrip edilmiş ve bazı şehirler haritadan silinmiştir



Moğol istilası İslam medeniyetinin gelişmesini engellemiştir. İran, Azerbaycan, Irak ve Anadolu yaklaşık 100 yıl Moğol hakimiyetinde kalmış ve
Moğol istilası Türklerin Rumeli’ye geçişini geciktirmiştir.

Moğol istilasının Türk-İslam tarihindeki tek olumlu sonuç Diyar-ı Rum’un yani Anadolu’nun Türk-İslâm yurdu haline gelmesidir. Moğol istilasından kaçan 200 000 Türkmen Anadolu’ya sığınarak Selçuklunun hizmetine girmiştir.

İlhanlı, Altınordu ve Çağatay hanlıkları gibi Moğol devletleri 14. yüzyıldan itibaren yerini Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlı devletlerine bırakmıştır. Moğollar ise fethettikleri halklarla kaynaşarak yok olmuşlardır.

17. yüzyılda Çin hakimiyetine giren Moğollar, 1921’de ilk defa bağımsız bir devlet olan Moğolistan Halk Cumhuriyeti’ni kurmuşlardır. Moğollar, Moğolistan Rusya, Mançurya, Tibet ve Afganistan’da yaşarlar.

büyük bir istila gerçekleştiren Moğollar Çin ve Türkler arasında erimiştirler bugun ise Moğolistan’da yaşayan 3 milyonluk küçük bir devlete sahiptirler

1206’da ortaya çıkan Cengiz Han’ın yasalarına göre, askerler 20 yaş üzerinden seçilir zina ölümle cezalandırılır yalancılar, casuslar ve suyu kirletenler idam edilirdi. Cengizin yasaları sertti onun ülkesinde bakire bir kız başında altından tac ile ülkenin bir ucundan diğer ucuna tacize uğramadan giderdi.” 


1255’te Hülagu’nun İran bölgesine gelmesiyle Anadolu’ya giren Noyan Anadolu’da ikinci Moğol istilasını başlatmıştır. Noyan Anadolu fetihlerini kendi başarısı olarak gösterince Hülagu tarafından öldürülmüştür.

Memlük sultanı Baybars Filistin yakınlarında Ayn Calutta Moğol ordusuna ağır bir hezimet vererek Moğolların Batı’ya ilerleyişini durduran devlet adamıdır.(1260)

Baybars, sultan olduktan sonra ayn calut zaferini ebedîleştirmek için savaş meydanına “Meşhedü’n-nasr” adlı bir âbide yaptırmıştır bu İslâm tarihindeki ilk âbidedir.

15 Nisan 1277’de Elbistan’da büyük bir Moğol ordusunu mağlub edip Kayseri’ye gelen Baybars, Selçukluların kendisini karşılamamaları üzerine Suriye’ye dönmüştür. Ve Selçuklu-Memlüklü ittifakı sonuçsuz kalmıştır.

Moğollu Abaka han Anadolu Türkmen beylerin ve ahaliden, 200.000 kişiyi katlederek büyük bir tahribatta bulunmuştur.

Mevlana dörtlüğünde, “Ben yaşadıkça Kur’an’ın kölesiyim/Ben Hz. Muhammed Mustafa’nın yolunun tozuyum/Biri benden bundan başkasını naklederse/Ondan da şikayetçiyim o sözden de şikayetçiyim.”

1258’de Bağdatı kuşatan Hülagu şehiri ele geçirince Abbasi halifesi Mustasımı aç bırakmış hunharca katledilmiştir. Bağdatta Öldürülenlerin sayısı 800.000 ile 2 milyon arasında değişir.

Moğollar Bağdatta Kütüphaneler ve kitapları yakmış Dicle nehri günlerce mürekkep renginde akmıştır bunu yapan ilhanlıların Kurucusu Cengiz Han’ın torunu Hülagu’dur.

Moğollar, Hülagu Han’ın oğlu Ahmet Tekudar zamanında 1295 te İslamiyet’i kabul etdi. Memlüklerle anlaşma yoluna gidildiysede başarılı olunamadı İslamiyet’i yayamadı islamiyetteki asıl gayreti, 11 yıl sonra Gazan Han yürüttü 1295-1304

Alaaddin Keykubad devrinde Moğollarla savaşan Ertuğrul Gazi’nin avrat gibi gitmek erlik değildir diyerek mağlub olan Selçuklulara yardım etmiş savaşın kazanılmasıyla Sultan Alaaddin Ertuğrul’a hilat ve Karacadağ havalisini yurtluk vermiştir

Yıldırım Bayezid’i Ankara Savaşı’nda hezimete uğratarak Osmanlı Devleti’nin Fetret Devri’ne girmesine sebep olan Timur Moğolistan’ın Keş şehrinin Hoca ılgar köyünde doğdu

Timur’un kökence Moğoldur fakat Türkleşmistir Barlas boyuna mensup bir Türktür Özbekler, Timur’u ataları olarak görüp adına anıtlar yaptırmaktadırlar

19. yüzyıla kadar Rusya’daki Türk hanedanların Cengizin soyundan gelmeyi şeref saymıştır Timur da bunu yapmış Cengiz Han ın soyunu korumuştur Cengiz Han soyundan bir kadınla evlenmiş Küregen yani han damadı ünvanını kullanmıştır

İslam tarihinde Moğol istilasıyla kıyaslanacak bir felaket yoktur

Ertuğrul Gazi avrat gibi geçip gitmek erlik değildir
12-07-2018 01:50 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net