Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kur'an ın uzaklaşılan yönü
Yazar Mesaj
Kayıtsız
Kayıtsız

 
Mesaj: #1
Kur'an ın uzaklaşılan yönü
Bütün peygamberler kavimlerine tevhidi yani r0; Allah birdir , ondan başka ilah yoktur ve yalnız ona kulluk edinr1; ilahi emrini bildirmişlerdir. İşte bütün kitaplardaki ortak nokta ve peygamberlerin gönderilişlerindeki başlıca neden hep bu olmuştur. Öncelikle islam dinini ve gerçek müslümanlığı doğru anlamamız gerekir . Birazdan açıklayacağımız kurr17;an ayetleriyle , bu konunun çok daha iyi anlaşılacağından hiç şüphem yok .
Kurr17;anı kerim bize, sadece anlamadığımız bir dilde okuyalım da ,sevap kazanalım diyemi gönderilmiş , yoksa öğrendiğimizi yaşayalım diyemi ? tabiki ikincisi . Öyle ise bu konuda yapılan çalışmaların sisteminde , bir takım değişiklikler yapmak gerekir . Örneğin kurr17;an kursu diye bilinen yerlerde insanlara sadece arapça alfabeyi öğretmemek , içeriğini ve beklentileri anlatmak , bilinçli olarak yaşanmasına vesile olmak gerekiyor.
Bir hadis i şerif te Efendimiz r0; En hayırlınız Kurr17;anı öğreten ve öğrenendirr1; buyurmaktadır. Burada kastedilen kelimelerin arapça telaffuzu değil , içerik noktasıdır. Kurr17;an ın her harfinde çok büyük sevapların oluşu ve okunması konusunda vaad edilenler, insanları kurr17;an la yaşamaya teşfik etmek ve Allah ın kelâmına yaklaştırmak maksadını taşımaktadır.
Aynı zamanda itibar edilmesi gereken en yüksek merci olarak kurr17;an ı görmemiz şarttır. Bu konuda, kendine yüklenen sorumlulukların öğrenilmesi ve uygulanması bakımından, Efendimiz tarafından söylenmiş bir çok hadis i şerif günümüze kadar nakil olmuştur. Kur an ı miheng olarak görüp , hadisleri bu doğrultuda incelememiz gerekmektedir. Herkesin işine geldiği hadisi , kendi işine geldiği şekilde yorumlamasının sonucu , günümüzde oluşan bu vahim ve akıbeti acı olan tablodur.
Kurr17;an dan çıkartacağımız en büyük dersin, hem birey hemde toplum olarak sağlam ve güçlü olunması gerçeği , sürekli göz ardı edilmiş ve sonuç olarak , günümüzdeki bu dağınık sistem ortaya çıkmıştır.
O gün okunan anlaşılıyordu ve sorun yoktu , bu gün bu şansımızın olmadığını sanmamalıyız. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum , peygamber efendimize ayetler arapça nın dışında bir dilde inmiş olsaydı , insanlara anlamadığı bir dilin alfabelerini öğrenip körü körüne okumaları tavsiye edilirmiydi sizce ? Yoksa halka Rablerinin kendinden neler beklediği anlatılırmıydı?
Belkide günümüzde kurr17;an ın şifreler kitabı olmasının sebebi , arapçayı kutsallaştıran zihniyetlerin var olmasındandır. Bazı televizyon kanallarında kurr17;an eğitimi adı altıda , sadece arap alfabelerini ve teleffuzlarını öğretildiğini görmek hakikaten beni çok üzüyor. Televizyondan arapça ayetleri takip etmeyi , sevap olarak yansıtıp , kişilerin dikkatini yanlışa sevk etmemek gerekir. Öncelikli olarak nelerden bahsettiğini anlayıp , yaşamaya çalışmak daha doğrudur. Uygulanan mevcut zihniyetle dini yaşamaya çalışmanın bizleri getirmiş olduğu nokta ; cehaletin ve ezilmenin , bizler kendimizi değiştirene kadar boynumuzda vebal olmasıdır.
Kuran anlaşılmayacak , şifreleri olan , sadece medrese eğitimi görmüş kişilerce açıklanacak bir kitap değildir . Tek şifresi samimiyet olan , herkesin gayret ettiğinde hissesine düşeni alacağı ap açık bir kitaptır. Bu konuda r0; Kurr17;an meali okumayın , siz anlayamazsınız , her ayetin kırk bin mânası vardırr1; diyen zihniyetler asla kabul edilemez . Enr17;am suresi 90. ayette kurr17;an ın tanımı yapılmış ve savunduğumuz tezlerin doğruluğu ispatlanmıştır.
Şöyleki r0; O ancak alemleri irşad için ilahi bir öğüttür r1;
Hesabımızı kurr17;an a göre vereceğimiz gün gelmeden önce , aklımızı başımıza toplamamız ve içinde bulunduğumuz derin uykudan uyanmamız gerekmektedir. Bizi kurr17;an dan uzak tutmaya çalışan ve anlamazsınız gözüyle bakan çarpık zihniyetlere , yanıldıklarını göstermenin zamanı gelmiştir.
Bu çarpık zihniyetle yaşamak suretiyle ; kurr17;an karmaşık bir sihir ve büyü kitabı haline getirilmiş, çocuklar , gençler ve yetişkinler kulaktan dolma boş bilgilerle eğitilmiştir . Türbelerdeki kalabalık her geçen gün artmış ve maalesef dinimiz r11; Allah u teala bu konuda şöyle buyuruyor - şeklinde değilde - falancası şöyle demiş r11; tarzıyla sorunların çözümlenmeye çalışıldığı bir din haline getirilmiş . Herkes hoşuna giden görüşü benimsemiş , samimi olarak kulluk yapma ihtiyacı azalmıştır. İnsanlara akıllarını çalıştırmamanın ve cahil kalmanın yolu açılmış ; bir konuda duyduğu meseleyi , kurr17;an dan araştırmak yerine , duyduğunu kabullenme yolu aşılanmıştır. Geçmiş insanların adetleri , yaşam ve giyim tarzları din haline getirilmiş ; hocalık mevkiinde bulunan kişilere peşinen alim muamelesi yapıldığından , söylediği herşey doğru olarak kabul edilmiştir . Kalben tatmin olmasa dahi nefsi hoşnut olduğundan ve fetva makamlarının üstünlüğü var sayılaraktan , din adına ortaya atılan her hüküm , Allah ın mutlak emri olarak algılanmıştır. Duyduğu mesele ile ilgili kalbindeki rahatsızlığın vebali , alim bildiği kişilerin üzerine yüklenmiş , yarın sorarlarsa falanca hocadan duydum deyip , kurtulacağı anlayışı hakim olmuştur.
Böylelikle doğru olarak bilinen , ancak günümüzde uygulanması yanlış hale gelmiş meseleler , asırlardır kulaktan kulağa gezerek günümüzdeki bu acı tablo ortaya çıkmıştır. Günümüzde mantığa sığmayan yanlış din değerlerinden dolayı , yeni nesil inançsızlık hastalığının pençesinde boğuşmaktadır. Kendilerine daha mantıklı ve ihtiyaçlarını karşılayacaklarını umdukları, gerçekten uzak inanç sistemlerinin arayışı baş göstermektedir.
Oysaki kurr17;an la gerçek bir eğitim uygulaması , tüm arayışları geride bırakıp ihtiyaçları fazlasıyla karşılayacaktır. Bunun için kurr17;an ın evrensellik ilkesinden faydalanıp , huzura ulaşmanın yollarını aramak sorunları dahada azaltacaktır. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak misali , Allahın emrini anlamak yerine , birilerinin tavsiyelerini kurr17;an ın üstünde gören zihniyetten derhal kurtulmalıyız.
Bizler inancımızı doğru yere endeksleyip , en iyi istikameti kendimize seçmeliyiz. Bunu da üzerimize yüklenen sorumlulukları bilip yaşıyarak başarabiliriz.
Zaten bu konuda İbrahim suresinin 4. ayetinde mealen r0;Biz her gönderdiğimiz peygamberi, ancak kavminin dili ile gönderdik ki onlara açıkça anlatsın. Artık Allah dilediğini sapıklıkta bırakır,dilediğinide hidayete erdirir. O güçlüdür, hikmet sahibidir.r1; Buyurmaktadır. Burada bize verilmek istenen mesajdan anlaşılacağı üzere, asıl mesele öğrenip uygulamaya çalışmaktır. Bizler kurr17;an ın bugünkü muhatapları olarak , herşeyi açıkça bilmek , öğrenmek ve bizden iyi bilen insanlar tarafından eğitilmek en doğal hakkımızdır.
Hidayet etmek Rabbimizin tasarrufundadır , kişilerin samimiyetlerine ve itikatlarına göre dilediğine dilediği kadar hidayet eder. Allah tan hidayet istemek yeterli değildir , hidayeti hak edecek şartları yerine getirmemiz gerekmektedir. Rabbimiz , kişilerin itikatı , samimiyeti ve gayreti oranında hidayette bulunur. Kul çaba göstermekle mükelleftir, hidayetin taksimi , rabbimizin tasarrufundadır.
Yunus suresinin 57. ayetinde mealen r0; Ey insanlar işte size Rabbinizden bir öğüt , gönüllerdeki dertlere bir deva ve mür17;minler için bir hidayet ve rahmet geldir1;.
İnsanın anlamadığı bir dilde öğüt alması mümkün olmadığından, imkanlarını kullanıp , kendisine verilen nasihatları öğrenmelidir. Allahu teala kurr17;anı, hatim edelim de sevap kazanalım veya birisi öldüğünde arkasından okuyalım diye göndermemiştir. Kamer suresinde defalarca tekrarlanan bir ayet hiç söze gerek bırakmıyor.
r0; Yemin olsun bu kurr17;anı düşünmek için müyesser kıldık . Ama düşünenmi var ?r1;
Hakkında bilgi sahibi olmadığımız bir konuyu düşünmemiz mümkün değildir , bırakında insanlar yaşasınlar , düşünsünler ve anlasınlar . Bir kısım şahısların geçmişte ve günümüzde , gerçekten uzak düşüncelerinin kötü izlerinden dolayı , toplumun bu hakkını elinden almaya yönelik anlayışları aşılamamak gerekir. Herkesin bireysel olarak bilme mecburiyeti olan konuları r0; Bir bilene danışr1; zihniyetiyle çözmemek gerekir. Elbette herkes herşeyi aynı orantıda algılayamayabilir bu gayet doğaldır, ancak günümüzdeki kadarda , herşeyi birilerinden bekleme alışkanlığıda çok yanlıştır. Kurr17;an daki tavsiyeleri yanlış bir şekilde yansıtmış kişiler yüzünden , insanları kurr17;an dan koparıp ömür boyu kişi ve kurumlara muhtaç olacak şekilde yetiştirmek doğru değildir. Bu konuda insanları kanalize edenlerde sorumludur , akıllarını kullanmayıp cahilce herşeyi kabullenenlerde. Bu yanlışlar zincirine itibar edilmesinin eserleri , dinimizin her noktasında görülmektedir. Bu sorunu çözmenin en makûl yolu , samimiyet bilincini kurr17;an la özdeşleştirmektir.
İslam dinini , sadece bireysel huşu ve manevi hazr17;ın içinde işleyen bir kısır döngünün esiri yapmayıp , toplum olarak genel birlikteliği ve kurr17;an ışığında islamı , yaşamımıza entegre etmeliyiz. Gerçek islamı yaşayan güçlü bir toplum olmanın , en önemli unsurlarından biride budur.
Kolay olan dururken ,insanları zor olan azgın sel suyu misali din zihniyetlerinin içine itmemek gerekir. Samimiyeti aşılama yerine , sürekli birilerine muhtaç olmayı gerektiren , kurallar zinciriyle yaşama mecburiyetini dayatmamak gerekmektedir. Kurr17;an ı anlama ve yaşama gayretini , bir ömür okunsa yinede bitmeyecek olan ayrıntılarla takas etmemek , artık bizim için bugün mecburiyet haline gelmiştir. Belki yarın mahkûmiyetede dönüşebilir , bellimi olur ? Kur anı gerçek manâ da kavrayan kimselerin , çevresindekileride kendisine bir ömür muhtaç olacak şekilde yetiştirmemesi çok önemlidir. Kur an ın özünü hissettirip , daha ileriye ve güzele ulaşmaları için gerekli ortamı sağlamak , mükemmel müslümanların çoğalmasında vesile olacaktır.
Cuma suresinin 5. ayetinde r0; Kendilerine Tevrat yükletilen sonrada onu taşımayan kimsenin hali , ciltlerle kitap taşıyan eşeğin hali gibidir. Allahın ayetlerini yalanlayan kavmin hali ne çirkindir ! Allah zalim kavme hidayet vermez.r1;
Burada kendisine Allah tarafından gönderilen kitabı ezberlediği veya bildiği halde , şayet hayatına geçirmeyen , birde kendilerine kitap indirilmiş bir toplumun , onunla yaşamaması , hükümlerini dikkate almaması ve yanlış itikatlarından dolayı , kitaplarını gerçek manada algılayacak hidayeti bulamadıkları anlatılmaktadır.
Rabbimiz gönderdiği ayetlerini iman edecekler için bir hidayet , yüz çevierenler içinde cezaya uğrama sebebi olduğunu belirtmektedir.
Araf suresinin 203. ayetinde r0;Onlara ( istedikleri) bir ayeti getirmezsen ,onu kendinden toplasaydın ya derler. Deki: Ben ancak Rabbimden bana vahy olunana uyarım ! bütün bu kurr17;an ayetleri rabbimizden gelen hüccetlerdir ve iman edecek bir kavim için bir hidayet ve rahmettir.r1;
Burada da iman etmekten kasıt sadece Allah ın varlığına değil , gönderdiği kitap ve peygamberleredir de. Allah a iman edip , gönderdiğini gerçekçi olarak algılayamamak , faydadan çok zararı olan bir durumdur.
Allah ın kitabını dikkate almayanların başlarına gelen de ,
Zuhruf suresinin 36-37. ayetlerinde r0; Her kim Rahmanın zikrinden göz yumarsa biz ona bir şeytan musallat ederiz, artık onun arkadaşı olur. Ve şüphesiz ki bunlar (şeytanlar) onları yoldan çıkartırlar. Onlarda kendilerini hidayete ermiş sanırlar.r1; Şeklinde açıklanarak , günümüzdeki acı tablonun kurr17;an daki yeri belirtilmiştir. Kurr17;an ı anlamanın ön şartı olan meselelerde duyarlı olmamak , kitaptan fayda görmeyide engellemektedir. Bu şartlar aklı çalıştırmak ve samimiyetle yaklaşmaktır. Ben aklımı ancak bu kadar çalıştırabiliyorum , sizler samimiyet ve akıl ile ilerleyip , kurr17;an ı benim anlatmaya çalıştığımdan daha doğru bir şekilde anlayabilirsiniz. Rabbimizin , hidayeti herkesin çabası oranında vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın .
08-12-2007 03:57 PM
Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net