Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
KURAN’DAN KISSALAR : HZ.SÜLEYMAN (A.S)
Yazar Mesaj
ebuzer71 Çevrimdışı
Yeni Üye

Mesajlar: 7
Üyelik Tarihi: Nov 2019
Rep Puanı: 0
Ruh Halim
Ruh Halim
Olgun

Takımın:
Mesaj: #1
KURAN’DAN KISSALAR : HZ.SÜLEYMAN (A.S)
KURAN’DAN KISSALAR : HZ. SÜLEYMAN (A.S)

Bismillahirrahmanirrahim

İslamı anlamak ve hakkıyla yaşamak ancak islam’ın temel kaynağı olan Kuran-ı Kerim’i anlamakla mümkün olabilir. Kuran’ı anlamanın tek yolu ise, Kuran’ın ilk inen ayeti olan “oku” fiilinin ve emrinin yerine getirilmesiyle mümkün olabilecektir.
Müslümanlar, İslam dini gönderildiğinden günümüze kadar olan dönemde, asıl kaynağı olan Kuran’dan uzaklaştırılmaya çalışılmıştır. Bunu Kuran’da Peygamberimiz (sav) şöyle dile getirir:
“Peygamber de dedi ki: "Ey Rabbim, kavmim bu Kur'an'ı bir kenara itip bıraktılar" Furkan Suresi 30
İman edenlerin üzerine düşen, yine Kuran’da emredildiği gibi “Kuran’dan kolayına geleni okumak” ve “Kuran’ı ağır ağır okumak”tır
“Sakın okumazlık etme! Çünkü insan, muhakkak azıtır!” Alak suresi 6

HZ. SÜLEYMAN (A.S)

“Gerçekten onların (peygamberlerin) kıssalarında akıllılar için bir ibret vardır!...” Yusuf Suresi 111


SAD SURESİ



30-Bir de Davud'a Süleyman'ı ihsan ettik; ne güzel kuldu. O, tesbih edip Allah'a yönelirdi.

31-Kendisine akşam üstü üç ayağını basıp dördüncüsünün tırnağını dikerek duran safkan atlar gösterildiğinde:

32-"Ben, at sevgisine, Rabbimi anmaktan ötürü tutuldum." (dedi) Nihayet (atlar) hicaba gizlendi (ahırlara çekildi veya koşuda gözden kayboldular.)

33-"Geri getirin onları bana" dedi ve tuttu bacaklarını, boyunlarını silmeye başladı.

34-Andolsun ki Süleyman'ı fitneye düşürdük ve tahtının üzerine bir ceset bıraktık. Sonra tevbe ile önceki haline döndü.

35-"Ya Rab, beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz bütün dilekleri veren Sensin, Sen."dedi.

36-Bunun üzerine Biz rüzgarı onun emrine verdik. Emriyle istediği yere yumuşacık akardı.

37-Bütün bina yapan, dalgıçlık yapan şeytanları da.

38-Ve zincirlere çatılmış (vurulmuş) diğerlerini de.

39-"İşte bu bizim ihsanımızdır. Artık dilersen başkasına ver, dilersen verme. Hesabı yok." dedik.


SEBE SURESİ

12-Süleyman'ın emrine de rüzgarı verdik. Sabah gidişi bir aylık akşam dönüşü bir aylık yol idi. Erimiş bakır kaynağını da ona sel gibi akıttık. Rabbinin izniyle elinin altında cinlerden de çalışan vardı. Onlardan da her kim emrimizden saparsa, ona ateş azabım tattırırız.

13-Onlar, ona mihraplar, heykeller, havuzlar gibi çanaklar ve sabit kazanlardan her ne isterse yaparlardı. Çalışın ey Davud hanedanı, şükür için çalışın! Kullarım arasında şükreden azdır.

NEML SURESİ

15-Andolsun ki, Davut'a ve Süleyman'a bir ilim verdik. İkisi de: "Bizi mü'min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah'a hamdolsun." dediler.

16-Ve Süleyman Davud'un yerine (hükümdarlığa) geçip dedi ki: "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize herşeyden verildi. Şüphesiz ki bu apaçık bir lütufdur."

17-Cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları Süleyman'ın huzurunda toplandı. Bunların hepsi (Onun tarafından) sevk ve idare olunuyorlardı.

18-Hatta karınca deresi üzerine vardıklarında bir karınca şöyle dedi: "Ey karıncalar! Haydi, yuvalarınıza girin, Süleyman ve ordusu farketmeyerek sizi kırıp geçirmesin."

19-O da, onun bu sözünden dolayı gülercesine tebessüm etti ve: "Ey Rabbim, beni nefsime hakim kıl ki, bana ve anama-babama verdiğin nimetlere şükredeyim ve hoşnut olacağın iyi bir iş yapayım ve beni rahmetinle iyi kulların arasına sok!"dedi.

20-Bir de kuşları denetledi ve: "Bana ne oluyor, Hüdhüd'ü göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?

21-Onu mutlaka ağır bir cezaya çarptırırım veya boynunu keserim, ya da bana muhakkak mazeretini gösteren açık, kesin bir gerekçe getirir." dedi.

22-Derken bekledi, çok geçmeden (Hüdhüd) geldi ve: "Ben senin etraflıca bilmediğin bir şeyi öğrendim ve sana Sebe'den (Yemen’in bir şehri) sağlam bir haber getirdim." dedi.

23-Çünkü ben, orada onlara hükümdarlık eden, kendisine herşey verilmiş, yüce bir tahtı olan bir kadın buldum.

24-Onu ve halkını, Allah'a değil, güneşe secde ediyorlar gördüm. Şeytan onlara yaptıklarını yaldızlamış ve bu şekilde kendilerini yoldan saptırmış da doğru gidemiyorlar.

25-Göklerde ve yerde gizli olan herşeyi ortaya çıkaran ve sizin gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri bilen Allah'a secde etmesinler diye.

26-Allah O'ndan başka hiçbir tanrı yoktur. 0, yüce Arşın sahibidir.

27-(Süleyman) dedi ki: "Doğru mu söyledin, yoksa" yalancılardan mısın, bakacağız.

28-Şu mektubumu götür onlara bırak; sonra geri çekil de, ne sonuca varacaklarına bak!

29-Kadın dedi ki: "Ey ileri gelenler bana çok önemli ve saygıdeğer bir mektup bırakıldı.

30-Süleyman'dan; o Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla (başlamakta)dır.

31-Şöyle ki: " Bana karşı baş kaldırmayın ve müslümanlar olarak gelin bana!"

32-(Melike): "Ey ileri gelenler! Bu işimde bana bir fikir verin; sizin haberiniz olmadan ben hiçbir işi kestirip atmış değilim." dedi.

33-Dediler: "Biz güçlüyüz ve yiğit savaşçılarız; ama karar sana aittir. Ne emredeceğini düşün."

34-(Melike) dedi ki: "Doğrusu, hükümdarlar bir memlekete girdiler mi orayı perişan ederler ve halkının şerefli kişilerini zillete uğratırlar; evet böyle yaparlar.

35-Ben onlara hediye ile bir heyet göndereceğim de bakacağım elçiler ne ile dönecekler?"

36-Bunun üzerine gönderilen (elçi) Süleyman'a vardığı vakit (Süleyman): "Siz bana mal ile yardım mı etmek istiyorsunuz? Bakın Allah'ın bana verdiği size verdiğinden daha iyidir. Hayır siz hediyenize güveniyorsunuz.

37-(Ey elçi) dön onlara (söyle): "Vallahi karşı gelemeyecekleri ordularla varırım da, oradan kendilerini perişanlıklar içinde hor ve hakir oldukları halde çıkarırım." dedi.

38-(Süleyman kendi adamlarına dönerek): "Ey Heyet kendileri teslimiyyet gösterip bana gelmeden önce, o kadının tahtını bana kim getirir?" dedi.

39-Cinlerden bir ifrit: "Sen makamından kalkmadan önce ben onu sana getiririm. Ve gerçekten bunu yapmaya hem gücüm, hem de güvenim var." dedi.

40-Yanında kitaptan bir ilim bulunan zat ise: "Ben onu sana gözünü kırpmadan önce getiririm." dedi. Derken onu yanında duruyor görünce: "Bu, Rabbimin bir lutfudur; beni imtihan için ki, şükredecek miyim, yoksa nankörlük mü edeceğim. Kim şükrederse ancak kendisi için şükreder, her kim de nankörlük ederse, şüphe yok ki, Rabbim herşeyden müstağnidir, büyük ihsan sahibidir" dedi.

41-(Süleyman) dedi ki: "Tahtını tanınmaz duruma şokun, bakalım tanıyacak mı, tanımazlardan mı olacak?"

42-Bunun üzerine (Melike) gelince: "Böyle mi senin tahtın?" denildi. (O da): "Sanki o! Zaten bize daha önce bilgi verildi ve biz müslüman olduk! dedi.

43-Daha önce Allah'tan başka taptığı şeyler, on (un müslüman olmasın) a engel olmuştu; çünkü inkara düşen bir kavimden idi.

44-Ona: "Köşke gir!" denildi. Derken (Melike) onu görünce derin bir su sandı ve eteklerini topladı. Süleyman: "O parlak bir köşk, sırçadan!" dedi. Kadın: "Ey Rabbim, gerçekten ben önce nefsime zulmetmişim, şimdi Süleyman'ın mahiyyetinde, alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum."dedi.

SEBE SURESİ

14-Sonra onun (Süleyman’ın) ölümüne hükmettiğimizde onlara onun ölümünü sezdiren olmadı, yalnız bir güve (böceği) dayandığı asasını yiyordu. Bu sebeple yere yıkıldığında (öldüğü) besbelli oldu ki, eğer cinler gaybı bilselerdi, o horlayıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.

15-Andolsun ki, Sebe topluluğu için yurtlarında gerçekten bir ibret vardı; sağlı sollu iki bahçe! Onlara hal diliyle: "yiyin Rabbinizin rızkından da O'na şükredin, ne güzel, hoş bir şehir ve bağışlayan bir Rabb!" derlerdi.

16-Fakat onlar, yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini salıverdik ve o güzelim iki bahçelerini buruk yemişli, ılgınlı ve biraz da sidir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.

17-Bunu, onlara nankörlüklerinin cezası yaptık ve Biz, hep böyle çok nankör olanları cezalandırırız.


SAD SURESİ


40-Şüphesiz ki ona (Süleyman’a) huzurumuzda bir yakınlık ve bir akibet güzelliği vardır.




Derleyen: Orhan Özdağ
Kaynak: Elmalılı M. Hamdi Yazır Kur’an-ı Kerim ve Türkce Meali
18-11-2019 06:02 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net