Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BEYAZ GÜLÜN HİKAYESİ
Yazar Mesaj
Kayıtsız
Kayıtsız

 
Mesaj: #1
BEYAZ GÜLÜN HİKAYESİ
Sen gülleri akıttın uğrunda yanan
Beş milyonun gönlüne Ya Resul
Ben kalbimi yardım
Damarlarımdan kanımı akıttım Ey Nebi
Güllerin solmasın tertemiz goncaların kana bulanmasın
Avuçlarında insanlığa adanmış taptaze bir bahar saklı
Selamla dönmekte yine yeryüzünde en yüce sevdalar

Nefesini duyacaktım sanki Ya Resul, bir soluk alsan
Ellerini tutacaktım sanki Ey Nebi, ellerini bir uzatsan
Selamlarını getirmiştim mazlum ve masum kardeşlerimin
Önünden geçerken üç saniye üç asır gibi geldi
Duydum aldığını getirdiğim selamları, söz yerine geldi

Nasıl dünya huşu ve edeple geçmekte önünden Ya Resul
Sen her zamanki gibi yine mütevazi, yine şefkatlisin Ey Nebi
Bir yanına almışsın dünyanın en cömert kalplisini
Mağara arkadaşın olmuştu hicret ederken şehirlerin en Medenisine
Bir damla yaş süzülmüştü yüzünden
Ayak parmağını ısıran yılanın sancısında

Mağara arkadaşınla dünyada eleleydin
Kabirde de aynı Ya Resul
Hemen yanında da yürürken yeri titreten biri vardı Ey Nebi
Önce Ömer idi adı, Seni tanımadan evvel Sana cephe almıştı
Ve bir gün Ömer müslüman oldu
Her şey meydanlarda açıkça söylendi
Artık Ömer, Faruk olmuştu hicrette kılıcına sarılmıştı

Varsa karısını dul, çocuklarını yetim bırakmayan isteyen
İşte gidiyorum, tek başıma hicret ediyorum ben
Bir gün elbet döneceğiz doğup yaşadığımız bu topraklara
Medine de büyüyüp olgunlaşacak yücelecek bu sevda diyordu

Giderken Ali’yi çağırmıştın
Bu akşam sen kalacaksın
Benim yatağımda sen yatacaksın demiştin
O çocukların ilkiydi, yüreği tertemizdi
Şimdi o peygamberler peygamberinin vekiliydi
Güzelliklerden ruhları uzak kalanlar aldanacaktı
Peygamber evine zorla girdiklerinde
Senin yerinde Ali’yi bulacaklardı
Ne büyük bir devletti Ali için
Peygamber yatağında yatmak
Ne bulunmaz bir servetti
Seni örten yorganda sabahlamak
Ve ne paha biçilmez hazineydi
Başına koyduğun yastığa baş koymak
Yerden bir avuç toprak alıp
Savurmuştun kapıdan çıkarken yeryüzüne
Dönüp de arkana bile bakmadan
Doğduğun topraklara veda ettin.
Gidişin güzelliklerle geri dönmenin
Çağlar ötesi muştusuydu sanki
Hüzünler bile giderken hüzünlendi kahrından
Ağladı günlerce arkandan Ya Resul
Kederler yasa boğuldu gözyaşlarını döktü
Bulutlar kahrından unuttular
Rahmet yüklü yağmurlara gebe olduğunu

Ölüm bile kendi cenazesine ağlamamıştı
Bugüne kadar
Görmemişti yeryüzü böyle bir acımasızlığı
Bugüne dek
Dayanabilir miydi buna insanlardaki bu yürek
Elbette dayanacaklardı çünkü sen farklıydın
Alemlere rahmettin dostlarına sabretmeyi öğrettin
Zulümleri güllerle yok ettin
Çileleri sabırla tükettin
Ve dönmüştün bir gün dostlarınla hep beraber
Büyük bir zaferle kan dökmeden
Şehirlerin anası olan canım Mekke’ye

Bir beyaz gülle gelmiştim huzuruna
Çok uzaklardan Ya Resul
Buram buram kokun geldi kabrinin önünden geçerken
Gülün kokan kokularının üstüne Ey Nebi
Tertemiz yüreğinden güller yürüdü üzerime
Gül yağdı vadilere, yağdı ormanlara
Gül yağdı Mekke’ye, yağdı Medine’ye
Gül yağdı Şam’a, yağdı Vatanıma
Gül yağdı İstanbul’a, yağdı Bursa’ma
Ve güller yağdı ömrümüzün baharına ve yazına Ya Resul
Gül koktu tomurcuk tomurcuk her kelime ve her hece
Ve bundan böyle hep kokacak Ya Resul
Her doğan gündüz ve her gelen gece
08-12-2007 01:58 PM
Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net