Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ayetler ve sureler
Yazar Mesaj
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,405
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #41
RE: Ayetler ve sureler
Kaynak ülkücü dünya. Com

KIYAMET SÜRESİ

yemin ederim kıyamet gününe Yine yemin ederim o kendini kınayan nefse. 
İnsan kemiklerini toplamayacağımızı mı sanıyor? biz onun parmak uçlarını bile eski haline getiririz

insan günahı devam ettirmek ister. 
kıyamet ne zaman? diye sorar. 

Ne zaman şimşek çakar, Ay tutulur, 
Güneş ve ay toplanır, o gün insan, "kaçacak yer neresi?" der. 

O gün varılıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur. 

O gün insana, yapıp öne sürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir. 

insan kendi nefsini görür Bir takım özürler ortaya atsa da. Onu okumak için dilini depretme. 

Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir. 

biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et. onu açıklamak bize aittir. 

siz peşin olanı dünyayı seviyorsunuz da Ahireti bırakıyorsunuz

Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar. 
Rabbine bakar. 


Yüzler var ki o gün asıktır. Anlar ki kendisine belkıran kemik kıran belalı bir iş yapılır. 


ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır, Tedavi edebilecek kimdir?" denilir. Can çekişen bunun ayrılık anı olduğunu anlar. 

o gün sevk, ancak Rabbinedir. 

o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.
yalanladı ve döndü. çalım sata sata ailesine gitti. Bacak bacağa dolaşır.. 

Gerektir o bela sana, Evet, gerektir o bela sana gerek. 

İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır? 


O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi? 


Sonra bir aleka (embriyon) oldu Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi. 

iki cinsi; erkek ve dişiyi var edenin
ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? 


İNSAN SÜRESİ

insan üzerine öyle bir müddet geldi ki o zaman o, anılmaya değer değildi. 

biz insanı, imtihan için karışık nutfeden yarattık onu işitici, görücü yaptık. 

Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör. 

kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırlamışızdır. 

Kuşkusuz iyiler kâfûr olan dolgun kadehten içerler Bir kaynak ki ondan Allah'ın kulları içerler,

O kullar adaklarını yerine getirir fenalığı salgın (olan) bir günden korkarlar. 

Düşküne, yetime ve esire seve seve yedirirler. sırf Allah rızası için yediriyor Sizden ne karşılık, ne de teşekkür bekliyoruz." Biz sert ve belalı bir günde Rabbimizden korkarız." derler

Allah onları o günün fenalığından korur, yüzlere parlaklık, gönüllere sevinç verir

Sabırlarına karşılık onlara bir cennet ve ipekten elbiseler verir. 

Orada donatılmış koltuklara dayanmışlardır ne yakıcı güneş görürler, ne de şiddetli soğuk. 


Üzerlerine cennet gölgeleri sarkmış, meyveleri bol bol önlerine konmuştur

 
Gümüşten kadehler türlü biçimlere koyulmuştur Onlara bir kadeh sunulur ki, karışımı zencefildir. 

Bu bir pınardır adına "selsebil" derler. 
Etrafında ölümsüz hizmetçiler dolaşır, onları görünce saçılmış inci sanırsın

Orada nereye baksan nimet ve büyük bir mülk görürsün. 

Üstlerinde zarif yeşil, kalın ipek elbise vardır. Gümüş bileziklerle süslenmiş ve Rableri temiz bir içecek içirmiştir


Onlara denirki bu sizin mükâfatınızdır Gayretiniz karşılığını bulmuştur." 

Kur'ân'ı sana kısım kısım biz indirdik

Rabbinin hüküm vermesi için sabret.

hiçbir günahkâr ve nanköre itaat etme.
 
Sabah akşam Rabbinin ismini an. 


Gecenin bir bölümünde secde et

akşam ve yatsı namazlarını kıl). O'nu uzun bir gece tesbih et teheccüd kıl

onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır günü arkaya atıyorlar. 

Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit kılıklarını değiştiririz. 

İşte bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine giden yolu tutar. 

Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Kuşkusuz Allah, bilen hüküm sahibidir

Allah dilediğini rahmetine sokar.

Zalimlere acıklı bir azap hazırlanmıştır


MÜRSELAT SÜRESİ

Andolsun gönderilenlere, Büküp devirenlere Yaydıkça yayan Seçip ayıran ve öğüt bırakanlara, vaad olunan kesinlikle olacaktır. 


Gerek özür için olsun, gerek uyarı için, 
size vaad olunan kesinlikle olacaktır. 

yıldızlar silindiğinde Gök yarıldığında Dağlar savrulduğu zaman, Elçiler vakitlerine erdirildikleri zaman, 
O gün yalanlayanların vay haline! 

Bunlar ertelendiler Hüküm gününe.. 
Bildin mi, nedir o hüküm günü? 
Biz, öncekileri helak etmedik mi? 

Biz suçlulara böyle yaparız. 
O gün yalanlayanların vah haline

Biz sizi âdi bir sudan yaratmadık mı? 

Onu sağlam bir yerde oturttuk. 
Belli süreye kadar. Ne güzel biçimlendireniz biz. 

O gün yalanlayanların vay haline! 
Yeryüzünü bir toplanma yeri yapmadık mı? Gerek diriler, gerek ölüler için. 

Orada yüksek yüksek dağlar oturtup da size bir tatlı su sunmadık mı? 

O gün yalanlayanların vay haline! 
Kıyameti yalanlayanlar "Haydin gidin o yalanladığınız şeye doğru." 

Haydi gidin cehenneme


O, ne gölgelendirir, ne alevden korur. 
O, saray gibi kıvılcımlar atar. 
yalanlayanların vay haline

Bugün, konuşamıyacakları gündür. 
izin de verilmez ki, özür beyan etsinler. 
yalanlayanların vay haline

Bu hüküm günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya topladık. Bir hileniz varsa beni atlatın. yalanlayanların vay haline! 

Kuşkusuz takva sahipleri gölgeler altında ve pınar başlarındadır. 

Canlarının çektiği türlü meyveler arasındadırlar Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" denir

biz güzel amel işleyenleri mükafatlandırırız. 

O gün yalanlayanların vay haline! 
Yiyin, zevklenin çünkü siz suçlularsınız.
 
O gün yalanlayanların vay haline! 
Onlara: "Rüku edin" denildiğinde etmezler

Vay haline yalanlayanların! Kur'an'dan sonra hangi söze inanacaklar?

Değerli Kardeşim!..Ülküdaşım, Gardaşım Yüce Allah’ın selamı, rahmeti peygamberimizin şefaati sizin ve bütün inananların üzerine olsun.

Ülkücülük; Müslüman ve Dokuz Işıkçı Milliyetçiliktir...

"...Şehitlere ölüler demeyin. Bilakis Onlar diridirler..." Bakara-154

NEBE SÜRESİ

Birbirlerine neyi soruyorlar? O büyük kıyameti mi? Ki onlar ayrılığa düşmektedirler. ilerde bilecekler. 

Biz yeryüzünü beşik yapmadık mı? 
Dağları birer kazık kılmadık mı? 
Sizleri çift çift yarattık. 

Uykunuzu dinlenme Geceyi örtü yaptık. 
Gündüzü de bir geçim zamanı yaptık. 

Üstünüze yedi sağlam gök çattık. 
İçlerine ışık saçan bir kandil astık. 
Yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl su indirdik Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye

Kuşkusuz hüküm günü kararlaştırılmış bir vakit olmuştur. 

O gün Sûr'a üflenir, bölük bölük gelirsiniz Gök açılmış, kapı kapı olmuştur. Dağlar serap olmuştur. 

Kuşkusuz Cehennem gözetleme yeri olmuştur. Azgınlar için son varılacak yer olmuştur. 

Orada çağlarca kalacaklardır. ne serinlik tadacaklar, ne de içecek
Ancak bir kaynar su ve irin içecekler

Bir ceza ki tam yaptıklarına uygun. 
onlar hiçbir hesap ummazlardı. 
Âyetlerimizi yalanlaya yalanlaya tam bir yalancı olmuşlardı. 

Biz herşeyi sayıp kitaba geçirmişiz. 
Onlara tadın cezanızı Artık size azabtan başka bir şey yapmayacağız" denir

Kuşkusuz takva sahipleri için kurtuluş var. Bahçeler bağlar var. Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var. 

Dopdolu kadehler var. Orada ne boş bir söz işitirler, ne bir yalan. Bunlar Rabbinden bağış olarak verilir

O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rah-mân'dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz. 

O gün Ruh ve melekler sıra sıra durur Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz

İşte bu hak gündür İzin verilen doğruyu söyler. dileyen Rabbine bir yol tutar. 

Biz sizi yakın bir azap ile uyardık.

O gün kâfir diyecek ki: "Ah ne olaydı, ben bir toprak olaydım." 


NAZİ'AT SÜRESİ

Andolsun şiddetle çekip çıkaranlara, 
Usulcacık çekenlere, Yüzüp yüzüp gidenlere, kasem olsun ki kıyamet var

O gün deprem sarsar Onu ikinci sarsıntı izler. Yürekler vardır, o gün kaygıdan hoplar. Gözler kalkmaz saygıdan

Diyorlar ki eski halimize mi döndürülecekmişiz çürümüş kemikler olduktan sonra ha?" 

bu çok zararlı bir dönüştür." dediler. 
o bir tek haykırıştır. Bir de bakarsın hepsi meydandadır. 

Musa'nın haberi sana geldi mi? Rabbi ona kutsal vaadi Tuva'da seslenmişti: 
demişti, git Firavun'a o çok azdı." 

İster misin arınasın? Seni Rabbinin yoluna ileteyim de ondan korkasın. 

Musa Firavun'a o büyük mucizeyi gösterdi. 

Firavun yalanladı, karşı geldi. 
koşarak dönüp gitti. adamlarını topladı
Ben sizin Rabbinizim" dedi. 

Allah onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi. 

Kuşkusuz bunda, saygı duyacaklar için bir ibret vardır. 

Yaratılışça siz mi daha çetinsiniz, yoksa gök mü? Onu Allah bina etti. 

Göğün Tavanını yükseltti bir düzene koydu. Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı. yeryüzünü döşedi. 

suyu ve otlağı çıkardı. Dağlarını oturttu. Sizin ve hayvanlarınızın geçimi için

o her şeyi bastıran felaket geldiği vakit,  insanın neyin peşinde koştuğunu anladığı gün, 

Görenler için cehennem hortlatıldığında kim azgınlık etmiş, dünyayı tercih etmişse varacağı yer cehennemdir. 

Kim de Rabbinin divanında korkmuş, nefsini boş hevesden menetmiş ise, 
varacağı yer cennettir. 

Sana kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye. 

Onun ilmi Rabbine aittir. Sen ancak ondan korkacak olanları uyarıcısın. 

Onlar o kıyameti görecekleri gün sanki dünyada bir akşam veya kuşluğundan başka durmamışa dönecekler. 


ABESE SÜRESİ

Yüzünü ekşitti ve döndü. Kendisine âmâ geldi, diye. Ne bilirsin, belki temizlenecek öğüt belleyecek ve ona fayda verecek. 

sana can atarak gelen, Allah'tan korkarak gelmişken, Sen ilgilenmiyorsun o Kur'ân bir öğüttür. 

dileyen onu düşünür. O, değerli sahifelerdedir. Yüksek tutulan tertemiz sahifeler


O kahrolası insan, ne nankör şey. 

yaratan onu Bir damla sudan yarattı biçime koydu. yolunu kolaylaştırdı. 

onu öldürdü de kabre koydurdu. 
dilediği vakit onu tekrar diriltir. 

o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi, o insan yiyeceğine baksın. 

Biz suyu bol bol döktük. toprağı nasıl da yardık. orada ekinler bitirdik. 
Üzümler, yoncalar, Zeytinlikler,

hurmalıklar, İri ve sık ağaçlı bahçeler, 
Meyveler, çayırlar bitirdik. Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye. 

Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde, O gün kişi kaçar, kardeşinden Anasından , babasından

Yüzler var ki, o gün parıl parıl, 
Güler, sevinir. Yüzler var ki o gün tozlanmış

Onları karanlık bürümüş onlardır kâfirler, haktan sapanlar. 

TEKVİR SÜRESİ

Güneş katlanıp dürüldüğünde, 
Yıldızlar bulanıp Dağlar yürütülünce Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. 

Kıyılmaz mallar bırakıldığında,Vahşi hayvanlar toplandığında, Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. 

Denizler ateşlendiğinde suları çekilip, volkanlar halinde ateş püskürdüğünde
Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. 


Nefisler eşleştirildiğinde iyiler iyilerle, kötüler kötülerle toplandığında Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. 


Diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda, Hangi günahtan dolayı öldürüldü?" diye. Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. 


Amel defterleri ve Gök açıldığında, 
Cehennem kızıştırıldığında, 
cennet yaklaştırıldığında, 
Herkes ne getirmiş olduğunu anlar. 


yemin ederim gündüze gözden kaybolan yıldızlara yuvasına gidenlere, 
gece ve ağaran sabaha Kur'an, değerli bir elçinin sözüdür. 

O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır. ona itaat edilir, güvenilir. 

Arkadaşınızı cin çarpmış değildir. 
Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü

O, kovulmuş şeytanın sözü değildir. 
böyle iken, siz nereye gidiyorsunuz? 

O, âlemler için öğütten başka bir şey değildir, 

Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince, siz dileyemezsiniz. 

İNFİTAR SÜRESİ

Gök çatladığı Yıldızlar döküldüğü vakit, 
Denizler yarılıp akıtıldığı Kabirlerin içi dışına getirildiği vakit, Herkes neyi gönderip neyi geri bıraktığını bilir. 

Ey insan! İhsanı bol Rabb'ine karşı seni aldatan nedir? 

Allah ki seni yarattı, düzgün yapılı kılıp ölçülü biçim verdi. Seni dilediği şekilde parçalardan oluşturdu

siz cezayı yalanlıyorsunuz Oysa üzerinizde koruyucular Değerli yazıcılar var ne yaparsanız bilirler 

Kuşkusuz iyiler nimet içindedirler. 

Kötüler de cehennemdedirler. 

Ceza günü ona girecekler. cehennemin gözünden kaçamazlar. 

Ceza gününün ne olduğunu sen bilir misin? bilir misin nedir ceza günü? 

O gün, hiç kimsenin başkası için hiçbir şeye sahip olamadığı gündür.

O gün buyruk yalnız Allah'ındır. 

MUTAFFİFİN SÜRESİ

Eksik ölçüp tartanların vay haline! 

Onlar aldıklarını tam ölçer başkalarına eksik ölçer ve tartarlar. tekrar diriltileceklerini zannetmiyorlar mı? 


Büyük bir gün Öyle bir gün ki, insanlar Rabblerinin huzurunda divan duracaklar. 

kötülerin yazısı muhakkak Siccin'dedir. 

Bildin mi Siccin nedir? Yazılmış bir kitaptır Vay haline yalanlayanların

Onlar ceza gününü yalanlayanlardır. 
Onu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün olanlar yalanlar. 

Ona âyetlerimiz okunduğu zaman, "eskilerin masalları" der. günahlar kalplerinin üzerine pas olmuştur. 

onlar o gün Rablerini görmekten mahrumdurlar. muhakkak cehenneme girecekler. 

onlara: "bu, yalanlayıp durduğunuz şeydir" denilecek.  iyilerin yazısı ise muhakkak Illiyyîn'dedir. 

Bildin mi sen, Illiyyîn nedir? Yazılmış bir kitaptır Allah'a yaklaştırılmış melekler ona tanık olurlar. 

Haberiniz olsun ki, iyiler nimet içindedir. Tahtlar üzerinde etrafa bakarlar. 

Yüzlerinde nimet ve mutluluğun sevincini görürsün. 

Onlara damgalı saf bir içki sunulur. 
Onun sonu misktir. ona imrensin artık imrenenler. 

Karışımı Tesnim'dendir En üstün cennet şarabındandır Allah'a yakın olanların içecekleri bir kaynaktır o

suç işleyenler inananlara gülüyorlardı. 
Onlara birbirlerine göz kırpıyor Evlerine
zevklenerek dönüyorlardı. 

Müminleri gördükleri vakit sapık diyorlardı bugün de inananlar kâfirlere gülecek. 

kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı? 


İNŞİKAK SÜRESİ

Gök yarıldığı, Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit, kitabı sağ eline verilen, Kolay bir hesaba çekilecek, 

Yer uzatılıp düzlendiği, İçinde ne varsa boşaldığı Ve Rabbini dinleyip boyun eğdiği vakit, kitabı arkadan verilen, 
Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak 


Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın. 

kitabı sağ eline verilen, Kolay hesaba çekilecek, sevinçli olarak ailesine dönecektir. 

kitabı arkasından verilen, Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak Ve alevli ateşe girecektir. 

o sevinçli idi. Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı. Hayır Rabbi onu görmekte

yemin ederim şafağa, Geceye ve içinde barındırdığı şeylere, Derlendiği zaman aya, siz halden hale geçeceksiniz. 

onlar neden iman etmezler? Kur'ân okunduğu vakit secde etmezler? 
o nankörler yalanlıyorlar. 

Allah içlerinde sakladıklarını biliyor. 
onlara elem verici bir azabı müjdele. 

iman edip iyi amel işleyen başkadır. Onlara tükenmez bir ecir vardır. 


BURUC SÜRESİ

gökyüzüne, Vaad olunan güne, 
Şahitlik edene ve edilene andolsun ki, 
Kahroldu o hendeğin sahipleri, 

O çıralı ateşin, başına oturmuşlar, 
Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı. 

Müminlere kızmalarının sebebi onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi

O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir. 

İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır. 

İnanan ve iyi amel yapanlar için de altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük kurtuluş odur. 

Kuşkusuz Rabbinin yakalaması serttir. 
Yoktan yaratır ve tekrar diriltir. 
çok bağışlayan çok sevendir. 

Arş'ın sahibidir, yücedir. Dilediğini yapandır. 

O orduların kıssası sana geldi mi? 
Yani Firavun ve Semud'un? 
o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde. 

Allah onları arkalarından kuşatmıştır. 
o şerefli bir Kur'ân'dır. Levh-i Mahfuz'dadır. 

TARIK SÜRESİ

Andolsun o göğe ve Târık'a, Târık nedir, bildin mi? O, karanlığı delen yıldızdır. 

Hiçbir nefis yoktur ki başında denetleyici bulunmasın. Onun için insan neden yaratıldığına baksın. 

Atılan bir sudan yaratıldı. O su, erkeğin sulbü ile kadının göğüs kemikleri arasından çıkar. 

Elbette Allah'ın döndürmeye gücü yeter. O gün bütün sırlar meydana çıkarılır. 

İnsanın o gün ne bir gücü vardır, ne de bir yardımcısı. 

Andolsun o dönüşlü göğe O yarılıp çatlayan yere Kuşkusuz Kur'ân, ayırıcı bir sözdür. asla bir şaka değildir

Haberin olsun ki, kâfirler hep hile kuruyorlar. Ben hilelerine karşılık veririm

sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı. 

A'LA SÜRESİ

Rabbinin yüce adını tesbih et. 

Yaratıp düzene koyan O'dur. 
Takdir edip hidayeti gösteren O'dur. 

Otlağı çıkaran, onu karamsı sel köpüğü haline getiren O'dur. 

sana Kur'ân'ı okutacağız da unutmayacaksın. 

Allah'ın dilediği başkadır. o açığı da bilir, gizliyi de. 

Seni en kolay yola muvaffak kılacağız. 
öğüt ver öğüt fayda verirse Saygısı olan öğüt alacaktır. 

bedbaht olan ondan kaçınacaktır. 
O en büyük ateşe girecektir. 
ne ölecek onda, ne de hayat bulacaktır.
 
Rabbinin adını anıp namaz kılan için
ahiret daha hayırlı ve kalıcıdır. Fakat siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. 


ĞAŞİYE SÜRESİ

O her şeyi kuşatacak olan Kıyamet'in haberi sana geldi mi? 

Yüzler var ki eğilmiş, zillete düşmüştür. 
Kızışmış bir ateşe girer. Onlara kızgın kaynaktan su verilir. 

Onlar için kuru dikenden başka yiyecek yoktur. O ne besler, ne de açlığı giderir. 

Yüzler de var ki nimetle mutludur. 
Yaptığından hoşnuttur. 

Yüksek bir cennettedir. boş söz işitmez. 

Orada akan bir kaynak Yüksek bir divan Konulmuş kadehler, Dizilmiş koltuklar, Serilmiş halılar vardır

Bakmıyorlar mı develere, nasıl yaratılmış

Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş? 

Bakmıyorlar mı dağlara, nasıl dikilmiş? 
Yere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış? 

Haydi öğüt ver; sen sırf bir öğütçüsün. 
Onların üzerinde zorba değilsin. 

kim yüz çevirir ve kâfir olursa, 
Allah en büyük azap ile azap edecek. 

Kuşkusuz onlar döne gelecekler. 
Sonra da bize hesap verecekler. 

FECR SÜRESİ

Andolsun fecre. On geceye Zilhicce ayına Çifte ve teke. Gitmekte olan geceye. bunlarda akıl sahibi için yemin var

Görmedin mi Rabbin ne yaptı Âd kavmine? Sütunlar sahibi İrem'e? 
ülkeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı

Vâdide kayaları yontan Semud kavmi
Kazıklar sahibi kuvvetli Firavun
azmış bozgunculuk yapmışdı. 
Rabbin onlara azap kamçısı yağdırdı. 

Rabbin her an gözetlemededir. 

insan, ne zaman Rabbi onu sınayıp ikramda bulunur, nimet verirse, "Rabbim bana ikram etti." der. 

her ne zaman sınayıp rızkı daraltılırsa, o vakit Rabbim beni zillete düşürdü." der.
 
siz yetime ikram etmiyor yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz. 
mirası öyle yiyorsunuz ki, haram-helal gözetmeden. 


yer sarsılıp dümdüz olduğu zaman, 
Rabbinin emri gelip melekler sıra sıra dizildiği zaman, Ki cehennem de o gün getirilmiştir.

o gün insan anlar. Fakat anlamanın ne yararı var?  Keşke hayatım için bir şeyler gönderseydim." der. 

o gün Allah'ın edeceği azabı kimse edemez. Onun vuracağı bağı kimse vuramaz. 

Ey, Rabbine, itaat edip huzura eren nefis! hoşnut edici, hem de hoşnut edilmiş olarak Rabbine dön. Kullarımın arasına Cennetime gir. 

BELED SÜRESİ

Andolsun bu beldeye Ki sen bu beldede oturmaktasın. 

Ve and olsun baba ve çocuğuna Biz insanı bir sıkıntı içinde yarattık. 

İnsan, kendisine karşı kimse güç yetiremez mi sanıyor? 

Ben yok ettim diyor. gören olmadı mı sanıyor? Biz ona iki göz vermedik mi? 
Bir dil ve iki dudak? 

Ona iki yolu gösterdik. o sarp yokuşa göğüs veremedi Bildin mi sarp yokuş nedir? Köle azat etmek, salgın ve kıtlıkta yemek yedirmektir, 

yetime, yoksula. iman sabr merhamet tavsiye edenler amel defterleri sağlarından verilenlerdir. 

Âyetlerimizi tanımayanlara amel defterleri sollarından verilir Onların üzerine ateş bastırılıp kapıları kapanır


ŞEMS SÜRESİ

Güneş'e ve parıltısına onun ardından gelen Ay'a, Güneş'i açıp çıkaran gündüze, onu örten geceye, yemin olsun ki Nefsini kirleten ziyan etmiştir. 

Göğe ve onu bina edene, Yere ve onu döşeyene, Nefse ve onu biçimlendirene
yemin olsun ki, Nefsini kirletip gömen ziyan etmiştir. 

kötülük ve takva kabiliyetini verene yemin olsun ki, nefsini temizleyip parlatan kurtulmuştur. 

Semud, azgınlığıyla Hakk'ı yalanladı, 
En azgınları ileri atılınca, Allah'ın Rasulü Allah'ın devesini ve onun su nöbetini gözetin." demişti. 

onlar peygamberi yalanlayıp deveyi kestiler. Rableri günahlarını başlarına geçiriverdi orayı dümdüz etti. 


LEYL SÜRESİ

Örttüğü zaman geceye, Açıldığı zaman gündüze, Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun

kim malını hayır için verir ve korunursa, 
en güzel olanı doğrularsa, Biz onu muvaffak kılacağız. 

Kim de cimrilik eder kendini hiçbir şeye ihtiyacı kalmamış görür. en güzeli yalanlarsa, Onu en zor yola hazırlarız

Çukura yuvarlandığı zaman malı onu kurtaramayacak. 

Doğru yolu göstermek muhakkak bize aittir. Kuşkusuz ahiret de dünya da bizimdir. 

Ben sizi köpürdükçe köpüren ateşe karşı uyardım. Ona ancak en azgın olan girer. azgın yalanlamış sırt dönmüştür


En çok korunan ise Allah yolunda malını verir, temizlenir. 

O ancak yüce Rabbinin rızası için verir. 
Elbette yakında hoşnut olacaktır. 

DUHA SÜRESİ

Andolsun kuşluk vaktine. Ve sakinleştiği zaman geceye ki, 
Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı. 

Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktır. 
Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın. 

O seni yetim bulup barındırmadı mı? 
yol bilmez bulup yola iletmedi mi? 
Seni yoksul bulup zengin etmedi mi? 
Öyleyse sakın yetimi ezme. 

Dilenciyi de azarlama. Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat. 

İNŞİRAH SÜRESİ

Biz senin göğsünü açmadık mı? 
yükünü indirmedik mi şanını yüceltmedik mi? 

zorlukla beraber bir kolaylık vardır. 
boş kaldın mı, kalk ibadetle yorul. 
Ancak Rabbine yönel. 

TİN SÜRESİ

Tîn'e ve Zeytun'a, Sina dağına 
Ve güvenli beldeye andolsun insanı en güzel biçimde yarattık. 

iman edip iyi işler yapanlar başka; onlar için kesintisiz bir ecir vardır. 

O halde sana dini ne yalanlatır? 
Allah, hakimlerin hakimi değil mi? 

ALAK SÜRESİ

Yaratan Rabbinin adıyla oku O, insanı bir alekadan embriyodan yarattı. 

Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. 

O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. 
İnsana bilmediği şeyleri öğretti. 

kâfir insan azgınlık eder muhtaç olmadığını zannettiği için. 

dönüş mutlaka Rabbinedir. 

Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü? O adam, Allah'ın gördüğünü hiç bilmiyor mu? 


Gördün mü o kul doğru yolda olur, 
kötülükden sakınmayı emreder
yalandan yüzçevirir

O adam, Allah'ın kendini gördüğünü bilmiyor mu? o davranışından vazgeçmezse, and olsun ki onu 
günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. 

secde et ve yaklaş! 


KADİR SÜRESİ

Kur'ân ı Kadir gecesinde indirdik.

Kadir gecesini sen nereden bileceksin? 
Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. 

Melekler ve Ruh Cebrail o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler. 

O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir. 


BEYYİNE SÜRESİ

müşriklerden Hakk'ı tanımayanlar delil gelinceye kadar inkârdan ayrılacak değillerdi. 

Bu delil tertemiz sayfaları okuyan, Allah tarafından gönderilmiş peygamberdir. 

O sayfalarda, en doğru hükümler vardır. 

Kitap ehli, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler. 

onlar, Allah'ı birleyerek, Allah'a ibadetle namazla zekatla emrolunmuşlardır.

İşte dosdoğru din budur. 

Kâfirler, gerek kitap ehlinden gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler.

Onlar, insanların en şerlileridir. 

İnanan ve güzel amel işleyenler insanların en hayırlılarıdır. 

Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir.

Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır.

mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur. 


ZİLZAL suresi

Yer yaman sarsıntı ile sarsıldığı,  içindeki ağırlıkları dışarı attığı insan: Ona ne oluyor?" dediği zaman.O gün yer, Rabbinin vahyetmesiyle haberlerini anlatacaktır. 

O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.

kim zerre hayır işlemişse onu görecek kim, zerre şer işlemişse onu görecektir

ADİYAT SÜRESİ

harıl harıl savaşa koşanlara,  Tırnaklarıyla yerden ateş çıkaranlara, 
akın edenlere, Tozu dumana karıştırana, yeminle Şüphesiz insan Rabbine karşı nankördür


yemin ederim ki, Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür. 

kendisi de buna şahittir o dünya malını çok sevdiği için katıdır. Bilmiyor mu kabirlerin içindekiler fırlatılacak. 

sinelerin içindekiler derlenecek. O gün

Rableri onların bütün yaptıklarından haberdardır 

KAARİ'A: SÜRESİ

Kâria! Çarpacak kıyamet Nedir o kâria?

Kârianın ne olduğunu bilir misin?
O gün insanlar yayılmış pervane gibi Dağlar atılmış renkli yün gibi olur

O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir. 

Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası varacağı yer, sığınacak durağı hâviye uçurumdur

uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin? O, kızgın bir ateştir. 

TEKASÜR SÜRESİ

Çoklukla övünmek, sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı. 

Yakında bileceksiniz. hatanızı
elbette cehennemi görürsünüz. 

yemin olsun ki, cehennemi yakin gözüyle göreceksiniz. 

yemin olsun ki size verile her nimetten sorulacaksınız 


ASR SÜRESİ


Asra yemin olsun ki, İnsan mutlaka ziyandadır. Ancak iman edenler, salih amel ve iyi işler yapıp hakkı ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır 


HÜMEZE SÜRESİ

Mal toplayıp sayan, insanları çekiştirip, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline! 

Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır. andolsun ki, o hutame cehenneme atılacaktır. 

Hutame'nin ne olduğunu bilir misin? 
O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir. 

Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır. 


FİL SÜRESİ

Görmedin mi Rabb'in fil sahiplerine ne yaptı? 

Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı? 

Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi. 
çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı. 
onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı. 

KUREYŞ SÜRESİ

Kureyş'in güven ve barış andlaşmalarından faydalanmak için. 
Kış ve yaz seferlerinde kadrini bilmiş olmaları için. Rabbine kulluk etsinler. 

Beyt Kâbenin Rabbine kulluk etsinler. 
O, kendilerini açlıktan kurtararak beslemiş ve tehlikeye karşı emniyet vermiştir. 

MA'UN SÜRESİ

Dini yalanlayanı gördün mü? o, öksüzü iter, kakar. Yoksula önayak olmaz. 
Vay haline

o namaz kılanlar ki, namaza aldırış etmez Gösteriş yapar yardımı sakınır zekatı vermez Vay haline

KEVSER SÜRESİ

Muhakkak biz sana Kevser'i verdik. 
Öyleyse Rabb'in için namaz kıl ve kurban kes. 


KAFİRUN SÜRESİ

Ey kâfirler Sizin taptıklarınıza ben tapmam. Siz de benim taptığıma tapıcılar değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır. 

NASR SÜRESİ

Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde, 
insanların dalga dalga Allah'ın dinine girdiklerini gördüğünde, Rabbini öğerek tesbih et, bağışlanma dile, O, tevbeleri çok kabul edendir. 

TEBBET SÜRESİ

Ebu Leheb'in elleri kurusun yok olsun

o zaten yok oldu Ne malı ne de kazandığı onu kurtaramadı. 

(O), alevli bir ateşe girecektir Karısı da odun hamalı olarak onunla beraber girecektir Boynunda hurma lifinden bir ip olacaktır. 

İHLAS SÜRESİ

De ki; O Allah bir tektir. 

Allah eksiksiz, sameddir

Bütün varlıklar O'na muhtaç O muhtaç değildir Doğurmadı ve doğurulmadı 
O 'na bir denk de olmadı. 

FELAK SÜRESİ

De ki ağaran sabahın Rabbine sığınırım, Yarattığı şeylerin şerrinden, 


Karanlık çöktüğü zaman gecenin şerrinden büyücü ve  hasetçinin şerrinden. Rabbime sığınırım

NAS SÜRESİ

De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, 

İnsanların hükümdârı ve ilahı olan Rabbime sığınırım

O sinsi vesvesecinin şerrinden insanların göğüslerine vesvese fısıldayan cinlerden ve insanlardan.
Rabbime sığınırım
09-02-2019 09:56 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net