Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alevilik ve imamlar
Yazar Mesaj
Murataltug Çevrimdışı
Uzman
*****

Mesajlar: 2,191
Üyelik Tarihi: Nov 2017
Rep Puanı: 68
Ruh Halim
Ruh Halim
Oylesine

Takımın:
Fenerbahce
Mesaj: #1
Alevilik ve imamlar
Hz ALİ
Hazreti Ali (ra) 598 yılında Mekke’de Kabe’nin içinde doğmuştur. Peygamberimiz (sav)’in amcası Ebu Talibin oğlu olan Ali’yi kucağına alıp bizzat evine götürmüştür.Peygamber(sav) efendimiz Ebu Talib’in evinde kalıyordu. Hazreti Ali'(ra)ye “Ali” ismini Hazreti Muhammed(sav) vermiştir. Annesi Fatıma Binti Esed, Peygamberimiz(sav)’in dedesinin kardeşinin kızıdır. Peygamberimiz(sav)de kendisine “anneciğim” diye hitab ederdi.


Hz ALİ
Babası Peygamberimiz(sav)i yetim ve öksüz kaldığında yanına alıp 43 yıl himayesinde bulunduran amcası Ebu Talib’tir. Mekke’de kuraklık baş gösterip Ebu Talib’in çocuklarına bakamayınca Peygamberimiz(sav)i amcalarından Abbas, yanlarına aldılar.Hazreti Ali(ra) o günleri şöyle anlatır;Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alırdı, beni koklardı,Ben de devenin yavrusu, nasıl anasının ardından giderse, ardından giderdim Her yıl Hira Dağı’na çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu benden başkası görmezdi. 


Hz ALİ
Hazreti Ali(ra) Hatice validemizden sonra Müslüman olan ikinci kişidir.Peygamberimiz(sav)’i Hazreti Hatice ile namaz kıldıklarını görünce, “Bu ne?” dedi.Peygamberimiz(sav)de Ya Ali bu Allah’ın seçtiği beğendiği dinidir, ben seni bir olan Alllah’a inanmaya davet ediyorum, dedi


Hz ALİ
Peygamberber efendimiz hz Aliyi kulluğa çağırdı hz ali Ben babama danışayım” deyince Peygamber(sav) “Ya Ali sana söylediğimi yap yapmayacaksan kimseye söyleme” dedi.
gece uyuyamayan hz Ali sabah vaktinde Hazreti Muhammed(sav)in yanına varır davetini kabul etim şahadet getirip namaz kılmak istiyorum” der 

Hz ALİ
Hz ali peygamber efendimizin davetini kabul edip yanına şehadet etmeye geldi Hazreti Muhammed(sav) Babana danıştın mı? diye sorar.
Hz. Ali Allah beni yaratırken babama danışmadı, ben Allah’a inanmak için niçin babama sorup danışayım? diye cevap verdi 
10 yaşlarındaki bu Nur çocuk islam defterinin bir numarası olmuştur.


Hz ALİ
“Yemin ederimki ben Kur’an-ı Kerim’den inen her ayetin nerede indiğini neye ve kime dair olduğunu bilirim” diyerek ilminin erişilmezliğini ortaya koymuştur.Gayb alemi açılsa her şeyi görsem yakinim artmayacak diyebilecek kadarda iman yüklü idi.Peygamberimiz(sav) kendisine çok güvenirdi Hazreti Ali(ra)’yle kabeye gizlice girip putları yere düşürüp kırmışlardır.


Hz ALİ
Peygamberimiz(sav) kendisini çok küçük yaşta Yemen’e göndermiştir. tereddüt eden Hazreti Ali’ye Allah senin kalbine doğruyu gösterecek dilini doğurlukta sabit kılacak davalıları dinlemeden hüküm verme diye nasihatta bulunmuştur.
Hazreti Ali(ra) hicret gecesinde canını ortaya koyup efendimizin yatağına yatmış fedakarlığından dolayı “İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla canını satar.” (Bakara/207)ayeti kerimesi nazil olmuştur.


Hz ALİ
Peygamberimiz(sav) emniyet içinde Mekke’den uzaklaşınca,hz ali İslâm Peygamberi(sav)’nin emanetleri sahiplerine iade etmiş Resul-ü Ekrem’in kızı Fatma’yı alıp Medine’ye hareket etmiştir. 450 km lik sarp yolları aşarak Medine’ye vardıklarında Hazreti Muhammed(sav) kendilerini karşılayıp hz alinin boynuna sarıldı, ağladı, bağrına bastı.

Hz ALİ
Hayber’de yetmiş kişinin zorla kaldırabildiği kapıyı omuzlayıp kar makinası gibi yolları açarak zaferin kazanılmasında önemli rol oynamıştır.
namazı öyle kılardı ki vücuduna batan oku namazda çıkarmışlar Canın yanmadı mı? diye soranlara“Kuşu kafesten salıverdikten sonra kafesi parçalayacak olsanız kuşun bundan haberi olurmu?“diye cevap vermiştir.

Hz ALİ
Orta boylu, buğday renkli, ak ve uzun sık sakallı idi, yüzü çok güzeldi, gözleri genişti, göğsü enli, başı saçsız idi.Son derece kuvvetli bir hatipti, her nutku belagat şaheseridir.Halife olmadan önce nasıl yaşıyorsa halife olduktan sonrada öyle yaşamıştır.
Servet sahibi bir adam olmamakla beraber son derece kerim idi.




Hz ALİ
25 yıl birlikte kaldığı Allah Resulü(sav) efendimizden 586 adet Hadisi rivayet etmiştir.
Hazreti Fatıma evde yoruluyordu, Peygamberimiz(sav)’e gidip bir hizmetçi istemişlerdi. Peygamberimiz(sav) kendilerine yatarken 33 Allahuekber ,33 Elhamdülillah, 33 Sübhanallah demeniz hizmetçiden daha faydalıdır deyip geri göndermiştir.








Hz ALİ
Hazreti Muhammed(sav)’in hem damadı hem de amcasının oğlu olan Hazreti Ali(ra) fitnenin kasıp kavurduğu bir ortamda halife oldu. Hazreti halife oluş şartları yürek parçalayıcıydı, kimsenin haksız yere burnunun kanamasını istemeyen yönetim; öbür tarafta Müslümanların emiri, Hazreti Peygamber(sav)’in damadı, cennetle müjdelenmiş cennet insanı. Hazreti Peygamber(sav)in saygı duyduğu, aynı saygıyı meleklerin bile duyduğunu ifade ettiği bir halifenin yerde duran kanlı cenazesi…



Cemel Vakasını Bediüzzaman şöyle değerlendiriyor Münakaşa-i içtihadiye muharebeyi intaç etmiştir. Lillah” için ve İslamiyetin menafii için içtihat edilmiş ve içtihattan muharebe tevellüt etmiş; elbette hem katil, hem maktul ikisi de ehl-i cennettir… İkisi de ehl-i sevabdır diyebiliriz. 

Cemel Vakasını Bediüzzaman şöyle değerlendiriyor Hazreti Ali(ra)’nin içtihadı isabetli mukabilindekilerin hata ise de, azaba müstahak değiller. Çünkü, içtihat eden hakkı bulsa, iki sevap var. Bulmazsa,ibadet olan içtihat sevabı alarak bir sevap alır. Hatasından mazurdur.



celceletüye” Hazreti Ali(ra)’nin kasidesidir.
Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’da Celcelutiye hakkında bazı malumatlar vermiştir. 
“Celcelutiye’nin esası ve ruhu El-Kasemü’l-Cami ve El-İsmü’l-Azam (dır.)’ İmam-ı Ali RA nın mühim ve müdakkik Üveysî şakirdi ve İslâmiyet’in en meşhur hücceti Hüccet-ül İslâm İmam-ı Gazalî (ra) diyor ki: vahy Peygamber(sav)’e nâzil olduğu vakit Ali(ra)’ye emretti: Yaz. O da yazdı. Sonra nazmetti.’ 

Hz ALİ
Celcelutiye’nin aslı vahiydir esrarlıdır gelecek zamana bakıyor ve gelecekteki işlerden haber veriyor.Hazreti Ali(ra)’ın en meşhur Kaside-i Celcelutiyesi, baştan nihayete kadar nevi hesab-ı ebcedî ve cifir ile te’lif edilmiş ve matbaalarda basılmıştır Celcelutiye, Süryanice bedi’ demektir ve bedi’ manasındadır.


Hz ALİ
İbni Mülcem hz aliyi zehirledi yakalanıp hz alinin huzuruna getirildi hz ali bunun yemeğini yedirip, istirahatini temin edin. Yaşayacak olursam cezalandırır ya da affederim. Ölürsem cezasını verin, fakat haddi aşıp Müslümanların kanına girmeyin. Zira Allah haddi aşanları sevmez!” buyurmuştur


Hz Ali Hayatı
Medine dönemindeki tüm savaşlara katılan hz ali savaşçılığı ve cesareti ile bilinir üçüncü halife Osman bin Affan'ın şehit edilmesinin ardından halifeliğe getirilmiştir.*Hz Ali ilmi, cesareti, imanı, dürüstlüğü, adanmışlığı, sadıklığı, cömertliği ile bilinip anılır tefsir, fıkıh ve dini düşünce alanında üstünlüğü kabul görülür

Hz Ali Hayatı
Hz ali Mekke'de Recep ayının 13. günü, Zilhicce ayının yedinci günü, Kâbe'nin iςinde dünyaya geldi (M.S. 599). Annesi Fatıma hz Ali'yi doğurmak üzere iken Kâbe duvarına dayandı.duvarın yarıldığına ve bir sesin içeri gelmesini söylediğine inanılır. Dördüncü gün dışarı çıktığında Fatıma'nın kucağında bir erkek çocuğu vardır. 

Hz Ali Hayatı
Hz alinin doğumuyla Ebu Talib ve ailesine müjde verilir, hz Muhammed herkesten önce gelip bebeği kucağına alır ve Ali'nin ismini kimin verdiği konusunda iki farklı görüş vardır; birincisi Ebu Talib'e ismin ilham olduğu ,ikincisi ise bebeğe ismi hz Muhammed'in verdiğidir.

Hz Ali Hayatı
Hz Ali'nin annesi,hz Muhammed'in dedesi Abdülmuttalib'in kardeşi olan Haşim'in kızıdır. Abdülmuttalib öldüğünde, hz Muhammed'e annelik eden onu koruyup kollayan ve İslâm Peygamberi'nin ilk eşi Hatice bint Hüveylid'in ardından Müslüman olan ikinci kadındır.
Hz alinin babası, Kureyş'in liderliğini babası Abdülmuttalib'den devralan Ebu Talib tir

Hz Ali Hayatı
Ebu Talib, dedesinin ölümü sonrası kimsesiz kalan hz Muhammed'i himayesine aldı ve ölümüne dek 43 yıl himayesini sürdürdü. Hz Muhammed peygamberliğini ilan ettiğinde Kureyş, Ebu Talibden ölümüne değin, çekinmiş ve hz Muhammed'e zarar verememişlerdir.*

Hz Ali Hayatı
Hz Ali'nin çocukluk dönemi, İslâm peygamberinin çocukluğunun geçtiği evde geçmiştir. Her ikisi de Ebu Talib'i baba ve yönetici tanıyorlardı hz Fatımaya anne diyorlardı. Hz Ali çocukluğunda hz muhammed ile olan ilişkisini . hutbelerinde şöyle anlatır: "Çocuktum henüz, o beni bağrına basar, yatağına alır koklardı, lokmayı ςiğner, ağzıma verir yedirirdi... 


Hz Ali Hayatı 
Hz Ali çocukluğunda hz muhammed ile olan ilişkisini . hutbelerinde şöyle anlatır her an, devenin yavrusu, nasıl anasının ardından giderse, onun ardından giderdim; o her gün bana huylarından birini öğretir ve ona uymamı buyururdu. Her yıl Hira Dağı'na çekilir, kulluğa koyulurdu. Onu ben görürdüm, başkası görmezdi.hz Muhammed, hz Ali'yi omzuna alır Mekke'nin dağlarında, vadilerinde ve sokaklarında dolaştırırdı


Hz Ali Hayatı
Şîʿa ve Alevî inancına göre hz Ali, Müslümanlar arasında ilk iman getiren, 'Kâbe'de dünyaya gelen tek insan'dır. Sünnî inancına göre ise, hz Muhammed'in eşi hz Hatice'den sonra iman etmiş ikinci müslümandır Mekke'lilerin İslâm peygamberini katletme kararı aldıkları hicret gecesinde hz Ali, canı pahasına, peygamberin yatağına yatmıştır.tefsircilerin görüşüne Allah fedakârlığına şu ayeti nazil etmiştir:
"İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ın rızasını arayıp kazanmak amacıyla canını satar." (Bakara/207)


Hz Ali Hayatı
Hz Muhammed hz ali sayesinde hivret gecesi gizlice evden ayɾılaɾak emniyet içeɾisinde Medine'ye gitmiştir İslâm peygambeɾinin emniyete kavuşmasından sonɾa emɾi üzeɾine, hz Muhammed'e emanet olan mallaɾı sahipleɾine iade edeɾek annesini, hz Çatışmayı alarak hz alide Medine'ye haɾeket etmiştiɾ.


Hz Ali Hayatı
Hz Ali Medine'de hz Muhammed ile biɾlikteydi. kaɾdeşlik akdi okunduğunda hz Muhammed hz Ali'yi kaɾdeşliğe layık göɾdü. Kızı Fatıma'yı zevce olaɾak ona münasip göɾdü. Biɾ yıl sonɾa da ilk çocukları hz Hasan dünyaya geldi.

Hz Ali Hayatı
İfk Olayı,hz Aişe'nin 15 yaşında iken, biɾ sefeɾ dönüşünde kocası hz Muhammed'i genç biɾ Müslüman askeɾle aldattığı iddiasıdıɾ. İddia Müslümanlaɾ aɾasında yayıldığında aldığı tutum nedeniyle hz Aişe'nin hz Ali'ye daɾıldığı, bu nedenle hz Ali'nin hilafetini desteklemediği düşünülüɾ.


Hz Ali Hayatı
Hz Ali eşleɾinden ve caɾiyeleɾinden olma 14 eɾkek çocuk, 18 kız çocuk sahibidir.nesli, Hasan, Hüseyin, Muhammed Abbas ve Ömeɾ adındaki oğullaɾından tüɾemiştiɾ. Oğullaɾından çoğu Keɾbela Savaşı'nda hayatını kaybetmiştiɾ.*Hz Ali'nin ilk eşi İslâm peygambeɾinin kızı hz Fatıma'dıɾ.hz Ali hz Fatıma vefat edene evlenmemiştiɾ. Fatıma'dan 5 çocuğu olmuştuɾ; Hasan, Hüseyin, Zeynep, Ümmü Gülsüm, Rukiyye ve Mûhsin ibn Ali. Mûhsin, hz Fatıma'ın kaɾnında vefat etmiştiɾ.

Hz Ali Hayatı
Muhammed Abd Allâh Hicɾet'i emɾettiğinde, Ali'yi Mekke'lileɾin emanetleɾini dağıtması ve müşɾikleɾi atlatması iςin Mekke'de bıɾaktı. Hz Ali göɾevini tamamlayıp hz Muhammed'den sonɾa Medine'ye ulaştı. Medine'de Peygambeɾ Muhammed, Allah'ın Fatıma'ya hz aliyi lâyık göɾdüğünü bildiɾdi ikisini evlendiɾdi. 

Hz Ali Hayatı
Hz Ali, hz Muhammed komutasında aktif ɾolleɾ aldı; tüm savaşlaɾa katıldı, oɾdu komutanlığı, tebliğ elςiliği göɾevleɾini icɾa etti.Hâlife Osman ibn-i Affân'ın suikast sonucu ölmesiyle, halife seςileɾek İslâm Devleti'nin başına geçti. 

Hz Ali Hayatı
Hz alinin Yönetiminde ilk iç savaş İlk Fitne patlak veɾdi. Hz Ali, Kûfe'de mescitte ibâdet edeɾken Haɾicîleɾ'den Mülcem taɾafından hançeɾli saldıɾıya uğɾadı şehit oldu. Kûfe yakınlaɾında topɾağa veɾildi.*


Hz Ali Hayatı
Hz ali İlk İslâm kaynaklaɾında Kâbe'nin iςinde doğan ilk ve tek insandır hz Ali'nin babası kabile şefi Ebu Talib, annesi Fatıma bint Esed'diɾ,hz Ali, hz Muhammed'in evinde ve gözetiminde büyümüştüɾ. Hz Muhammed, peygambeɾliğini ilan edip İslâmiyet'e davet ettiğinde hz Ali bu daveti kabul eden Şia'ya göɾe ilk, Sünnileɾe göɾe hz Hatice'nin aɾdından ikinci insandıɾ.*


Hz Ali Hayatı
Hz Ali, İslâm Dünya'sında imanı, adaleti, ülke yönetimi, düɾüstlüğü, savaşçılığı, cesaɾeti ilmi ile anılıɾ. İslâm taɾikatlaɾının çoğu, köken olaɾak hz Ali'yi gösteɾip soyundan geldikleɾini iddia edeɾleɾ. Hz Ali İslam taɾihinde en çok taɾtışılan şahsiyetleɾden biɾidiɾ*Hz Ali, hz Muhammed'in tüm savaşlaɾına sancaktaɾ olaɾak katıldı. Tebük sefeɾi'ne hz Muhammed'in emɾi ile Medine'de kaldığı iςin katılmamıştıɾ.

Hz Ali Hayatı
Müslümanlaɾ'ın biɾ kısmı, hz Ali'nin, halifeleɾi kabul ettiğine inanıɾ ancak halifeliğine kadaɾ savaşa katılmamış olması, diğeɾleɾini halife kabul etmediğine yoɾuluɾ.hz Osman şehit edilince, halk hz Ali'ye biat edeɾek hilafete seçti. 

Hz Ali Hayatı
Hz Osman taɾaftaɾlaɾının biɾ kısmı onun katilini bulana kadaɾ hz Ali'yi hâlife kabul etmediler Müslüman toplumu iç savaşa süɾüklendi. İslâm hz Ali ile Muâviye öndeɾliğinde ikiye bölündü. Müslüman toplumunu ilk kez iç savaşa süɾükleyen bu duɾuma İlk Fitne" deniɾ.

Hz Ali Hayatı
Hz Ali, 4 yıl 9 ay süɾen hilâfet'inde peygambeɾ sünnetine uydu. Toplumda ıslahâtlaɾa başvuɾdu.
Ali bin Ebu Talib,islamdaki kaɾışıklıklaɾı yatıştıɾmak iςin Basɾa yakınlaɾında ittifak kuɾan peygambeɾin dul eşi Aişe, Talha ve Zübeyɾ İslâmiyet'in simalaɾı ile savaştı. Hz Ali'nin zafeɾi ile sonuçlanan savaşta Talha ve Zübeyɾ şehit edildi.Savaş hz Aişe'nin devesinin etɾafında geɾçekleştiği iςin Aɾaρça cemel (deve) Vakası olaɾak biliniɾ.

Hz Ali Hayatı
Hz Ali Nehɾevanda ɾakipleɾini yendi savaştan sonɾa, Haɾicîleɾ'den üç kişi Mekke'de Müslümanlaɾın müzakeɾeleɾ yaρtılar hz Ali'yi öldüɾmeyi kaɾaɾlaştıɾdılaɾ. Mûlcem, Ali'yi öldüɾmek için Kûfe'ye haɾeket etti. Kûfe'de hz ali mescitte ibâdet edeɾken Haɾicîleɾ'den Mûlcem'in zehiɾli kılıcıyla yaɾalandı.saldıɾının amacı Nahɾevan yenilgisinin intikamını almaktı.*

Hz Ali Hayatı
Hâlife Ali Mûlcem'in kılıç daɾbesinden sonɾa şöyle dedi: 'Kâbe'nin Rabbine andolsun ki, kuɾtuluşa eɾdim'! İki gün evinde yattıktan sonɾa, hicɾetin 40. yılı Ramazan ayının 21. günü hz ali vefat etti (M.S. 661). Defnedildiği yeɾi uzun süɾe yalnızca yakınlaɾı bilmiş ve yaklaşık biɾ asıɾ sonɾa İmâm Câʿfeɾ es-Sâdık onun mezaɾının Necef'te olduğunu açıklamıştıɾ.Hz Ali vefat edince hilâfet, 20 yıllığına, uzun yıllaɾ savaştığı Muâviye'nin eline geçti. 




ALEVÎ-ALEVÎLİK
Dördüncü halife Hz. Ali'nin soyundan gelen, onu sahâbe ve diğer halîfelerden üstün tutan mezhebe mensup kimse. Alevîlik düşüncesi, hz Ali'ye uyup onun Kur'an'daki nâs ve Resulullah (s.a.s.)'ın vasiyetiyle imamlığa tayin edildiğini ileri süren; imametin onun soyundan dışarı çıkmayacağına inanan ve onu sahâbelerden üstün gören zümrelerin başlattığı hareketin genel adıdır. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Bu harekete katılanlar, hz Ali'ye (r.a.) uydukları için Alevî taraftar olanlara tarafını tutan' anlamında "Şia İslâm âlimleri Alevîlik için 'Râfıza' 'Ravâfız' tabirlerini kullanırlar. İslâm tarihinde Hz. Peygamber'den sonra halîfe olarak Hz. Ali'yi tanıyanlara, Ali'ye mensup,Ali taraflısı anlamında "Alevî" tabiri kullanıldı.

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Alevîlik, halifelikte Hz. Ali'nin hakkının yendiğini, Hz. Peygamber'den sonra Ebû Bekre bey'at etmekle, İslâm'a aykırı hareket ettiği iddiasını yansıtır. Hz. Ali'nin hilâfette hakkını şu sebeplere dayandırırlar hz Ali Hz. Peygamber'in* varisiydi. İslam'ı ilk kabul edendir. Hz. Muhammed (s.a.s.)'in amcasının oğlu ve damadıdır. İslâm savaşlarının kahramanı Hz. Muhammed'in en yakın yardımcısıdır Hz. Muhammed (s.a.s.) hz Ali'ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun halîfe olacağına işaret etmiştir. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Alevîler hz Ebû Bekir, hz Ömer ve* hz Osman'ın halifeliğini batıl saydılar.şerîat kurallarına ve Hz. Peygamber'in sünnetine aykırı görerek savaşmayı seçtiler Ancak, Hz. Peygamber'in, Hz. Ali hakkında söylediklerini Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer gibi diğer büyük Sahâbîler hakkında da söylemiştir hastalandığında imamlığa Hz. Ebû Bekr'i geçirmiştir. Hz. Peygamber, müslümanların başına kimin geçeceğini belirtmeden dünyadan ayrılmıştır.

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Efendimiz halife olacak kişiyi belirtmemiştir eğer hadîs olsaydı, Hz. Ebû Bekr'in halife seçildiği konuşma ve müzâkerelerde söz edilmesi gerekirdi. ashâb-ı kîrâm,Hz. Peygamber'den işittiğini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir.Allah Resulü'nün cenazesiyle uğraştığında halîfelik seçiminde hazır bulunamayan Hz. Ali ile halifelik seçiminin istişare edilmemiş olması eksiklik sayılabilir. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Ensâr'ın hilâfet konusunu müzâkere eden* topluluğa Hz. Ömer'le Hz. Ebû Bekr sonradan katılmıştı. Bu önemli meselede yanlış adım atılmaması için işin kısa sürede çözülmesi gerekiyordu seçimde Hz. Ebû Bekir halife seçilmiş* Hz. Ali de hz* Ebû Bekr'e bey'at etmiştir.



ALEVÎ-ALEVÎLİK
Şia, îtikâdî ve siyasî bir mezheptir* Alevîlik, Hz. Ebû Bekr es-Sıddık'a (r.a.), Ömer el-Faruk'a (r.a.) ve Osman Zünnureyn (r.a.)'e buğz ve düşmanlık taşıyan bir tarîkat görünümündedir. Bu iftiraya* sebep Emevilerdir. Emeviler devrinde, hz Ömer in hilâfetine kadar hutbelerde ehl-i beyte hakaret edilir lânetler okunurdu.emevilerin yanlış hareketleri müslümanları bağlamazdı emevilerin hilâfet konusundaki yanlışlarını göze alarak müslümanları zalim göstermek haksızlıktır* hakdan sapmadır. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Resulullah'ın üç halifesi ve Ashâb Ebi Talib hakkında düşmanlık yapmamışlardır Alevîlik, parçalanmış tarîkatlara ayrılmıştır.bunları İmam Ebu Câ'fer in içtihatlarıyla amel eden müslümanlarla aralarında fark görmeyen yeryüzünde Allah'ın hâkimiyetini istediklerini haykıran Ca'feriyye ve Zeydiye kollarına bağlı müslümanlarla karıştırmamak gerekir. 
Câferîlerle, Zeydîleri Alevî kolları Batînîler, * Karmatîler, kuzey Afrika ve Mısır'da hüküm süren Fâtımîlerden, Anadolu Alevîlerinden, Lübnan ve Suriye'deki Dürzî ve Nusayrîlerden ayırt etmek gerekir.

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Alevîlerden Gulât yani aşırı gidenler Hz. Ali'de,ilâhî nitelikler ve özellikler olduğuna Allah'ın Ali'nin varlığında, insan suretinde çıktığını, hz alinin* ilâh-insan olduğunu söyleyenler bile çıktı. Ali'nin mehdi olduğunu, ölmediğini ve kıyamet gününden önce dünyada adaleti sağlayacağını öne sürdüler. Bunlar "sebeîler"dir. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
İslâm'da ilk dînî ayrılık* ilk Alevîlik, Hz. Ali hayatta iken San'alı Yahudi Sebe'nin telkini ile başlamıştır. Hz Ali'nin ve soyundan olmayan Sem'an, Mansur Hattâb, Müslim gibi Ali ile aile bağı bulunmayan sadece taraftarlık yapan yabancıların öncülük ettiği farzları terketmenin caiz olduğuna imanın, imamı bilmekten ibaret bulunduğuna inanan Alevî kolları meydana çıkmıştır.

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Alevî kollarını birleştiren Câ'fer es-Sâdık tarafında inanışlarında İslâm'a aykırı bulunduğu için kovulan, İmam Câfer'in lânetlemesine uğrayan Mansur el-İclî ile Ebû'l-Hattâb'ın ekolü, "İsmâiliye Yedi İmam" mezhebini oluşturmuştur. Batınîlik adı verilen mezhep Yemen'de kökleşmiş, Irak, İran, Horasan ve Türkistan'a kol atmış ve batıda Endülüs'e kadar yayılmıştır. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Batıni yedi imam mezhebinden olanlar Bahreyn'de Ahsâ'da Karmatiyye mezhep ve hükümetini, Kûfe'de ve Basra'da birçok ihtilâlleri, Mağrip'te Alevî Hükûmeti"ni,Mısır'da Fâtımî halifeliğini vücûda getirmişlerdir. Cebel-i Dürûz'da Lübnan'da yaşayan "Dürzîlik"te* Batınîlikten doğmuştur. Muhammed Nusayr de Suriye, Lübnan Adana yöresinde Nusayrîlik"i kurmuştur.

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Hz. Ali'nin ölümünden sonra Kerbelâ olayında* Hz. Hüseyin'in şehadeti ile Alevîler siyasî bir görüş çevresinde toplandı* Şia (Şiîlik) İran'da gelişip Alevî mezhebinin özünü oluşturdu* İslâm ordusunun doğuya doğru ilerlediğini gören İran, bağımsızlığını kaybedeceğini anlayınca, Hz. Ali taraftarlığını benimsedi. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Anadolu Alevîliği Batınîlik'in devamı değildir. Yesevî, Kalenderî, Hayderî gibi Türk tarikatlarının, Hurûfiliğin, Vücûdiyye ve Dehriyye inançlarının Türk gelenek ve göreneklerinin halk şiirinin yaşadığı bir dünyadır.tenâsüh", "hulûl", "ibâha "iştirak" ilkeleriyle Türk şölenlerini andıran âyinler görülür. XIII. yüzyılda Anadoluda Orta Asya'dan Horasan'dan göçen bilgin ve mutasavvıfların derin etkileri olmuştur. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Harezm'li göçmenler, Anadolu'nun dînî havasının değişmesine yol açmışlardır. tarihi kökenlere dayanan Alevîlik günümüzde varlığını sürdürmektedir. Şiîlik, Bektâşîlik ve Kızılbaşlık gibi Alevî kollarının özel törenleri, toplantıları bulunmaktadır.Hz. Hüseyin'in Kerbelâ'da şehid edildiği 10. Muharrem günü kutsal olup, matem kabul edilir. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
Şiîler kerbela gününde anma törenleri düzenler, dövünür, ağlar, yakınırlar. Kızılbaş ve Bektâşîler günün acısını çeker, dövünmezler. Alevî törenlerinin en büyüğü kadınların da katıldığı "cem âyini"dir. cuma günleri düzenlenir. Cem âyininin küçüğüne "dernek" denir. toplantılar sazlı sözlü, içkili olur. zikirler yapılır. dede sure veya ayet okur. 

ALEVÎ-ALEVÎLİK
cem'âyininden başka "görgü âyini", canlardan birinin diğerini şikâyeti hâlinde "sorgu âyini" düzenlenir. Nevrûz,bahar bayramı, hem de Hz. Ali'nin doğum günü sayıldığı için kutsal kabul edilir ve törenler düzenlenir .Alevîlik İran'da ve Anadolu'da şiir ve edebiyatla yayılmıştır. Alevîlerin şairleri Nesimî, Fuzûlî, Hatâî, Pîr Sultan Abdal, Kul Himmet, Yeminî ve Virânî'dir. Nesimî ve Fuzûlî dışındakiler batinîdirler.Yollarını dîn ekolü ve İslâmiyetin esası kabul eden Alevîler, Hz. Peygamber, Hz. Ali, Oniki İmam ve Hacı Bektaş Velî'yi öncü sayarlar

Kerbela
Hz. Hüseyin Efendimizin şehadetle neticelenen kıyama kalkmasının haklı nedenleri vardı Yezid halifelik taşımıyordu. Sahabeler ve Hz. Hüseyin (r.a.) Yezid’e biat etmemişlerdi.mü’minlerin halifesi olmaya en layık olan hz hüseyindi


Kerbela
Hz. Hüseyin (r.a.) Yezid’e biat etmediği için kıyam devlet başkanına karşı değildi.onu yoldan çevirenler Yezid’e* Kûfelilerle karşı çıktığı* için karşı çıkmışlardır.amcaoğlu Abbas,* gitmek istiyorsan Irak tarafına değil Yemene git” diye tavsiyede bulunmuş ve şöyle demiştir: “Sen nereye gidiyorsun? Babanı öldüren ve ağabeyin Hasan’a kötülük yapan bir kavme mi gidiyorsun? 

Kerbela
Hz hüseyinin amcaoğlu* abbas hz hüseyine söyle demiştir Ey amcamın oğlu gitmek niyetinde isen şimdilik* kal. Irak düşmanlarını çıkarsın Sonra sen gidersin.Mekke’de kalmak istemiyorsan Irak’a değil Yemen’e git.”Hz. Hüseyin (r.a.) yezidin nasıl bir cani olduğunun farkındaydı. kendisinin Mekkede kalmasını isteyenlere şu cevabı vermiştir: “Benim şu veya bu yerde öldürülmem, Mekke’de öldürülüp buranın kutsallığının ihlal etmemden* daha sevimlidir.”

Kerbela
Hz. Hüseyin (r.a.) Kufe’ye hareket etmeden amcaoğlu Akil’i Kufe’ye gönderermiş Kufeliler* Akil’i hararetle karşılayarak 12,000 kişi* anda biat etmiştir. Bu durumu gören Müslimin faaliyetleri Yezid’e ulaşınca Küfe valisi Ensar’dan Beşir’i görevden alarak yerine Basra valisi Ubeydullah Ziyad’ı atamış. zalim kurnaz olan Ziyad Kûfe’ye girmiş Küfe ileri gelenlerini sarayına çağırarak hesaba çekmiş esir olarak tutmuştur.




Kerbela
Hz. Hüseyin ve beraberindeki Ehli Beyt (Radiyallahu anhum) Kerbela çölünde Kufeliler tarafından yapayalnız bırakıldılar kufeliler hz hüseyine karşı savaştılar.Bu olay keşke yaşanmasaydı ama yaşandı. Bu facia Kerbela’yı kutsallaştırmamalı şehid edilen Ehli Beyti putlaştırmamalıdır 

Kerbela
Bazı grupların kerbelayı istismar dinle alakası olamayan olayların türetilmesine alet etmeleri olaya aşırı anlamlar yükleyerek siyasi simge haline getirmeleri istismar ve sapıklıktır. Örneğin Şii Büreyh oğulları Devleti hicri 352 (m.963) de Aşure günü Bağdat halkı için ağlama ve yas tutma günü ilan etmiş, çarşı ve pazarların açılmasını yasaklamıştır. 

Kerbela
O günlerden günümüze geldiğimizde İslam dışı kutlamaların yapıldığını görüyoruz Hz. Hüseyin Efendimiz bütün kutlamalardan uzaktır. Allah Resulü (sav) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Yanaklarını döven, yakalarını yırtan ve cahiliye davasıyla ortaya çıkanlar bizden değildir. “Ben, yaygaracı, saçını yolan ve elbisesini, yakasını-paçasını yırtan kadınlardan beriyim
uzağım” (Müslim).

Kerbela
İbni Kesir şöyle toparlıyor: “kerbela olayı sebebiyle elbette her Müslümanın üzülmesi gerekir* bu doğaldır. şehit edilen Hz. Hüseyin, Müslümanların önderlerinden, seyitlerinden ve sahabenin fakihlerindendir.Allah Resulü’nün en faziletli kızı Hz. Fatma’nın (ra) oğludur. Ancak Şia’nın yaptıkları gibi yapmak da doğru değildir.






HZ HÜSEYİN
hicretin 4. yılı Şaban ayının 5. günü Medine-i Münevvere’de doğdu. O günün sevincine melekler katıldı.*Hz.*Hüseyin (r.a.)’ın doğduğu eve geldiler. Guruplar halinde ziyaret ettiler ve Resûl-i Ekrem (s.a.) efendimizle tebrikleştiler.Rasûlullah (s.a.) Hz. Ali’yi kapıda bekçi bıraktı. Kimseyi içeriye almadı. Meleklerin ziyareti tamamlanınca Efendimiz ashâbını içeriye buyur etti.

HZ HÜSEYİN
Hz. Ali (r.a.)ye hz hüseyinin ziyaretine gelen meleklerin sayısı soruldu* Efendimiz: “Nerden, nasıl bildin ya Ali?” diye sordu. Hz.*Ali (r.a.) da: “Melekler gurup gurup geliyorlardı. Her biri ayrı bir dil konuşurlardı ve sayılarını bildirirlerdi,” diye cevap verdi. Efendimiz (s.a.): “Allah aklını ziyâde etsin ey Ali!” buyurdu.



HZ HÜSEYİN
Hz.Hüseyin (r.a.)’ın doğumunda Hz. Abbas (r.a.)’ın hanımı Fadl bir gece şiddetli,korkulu bir rüya gördü. Sabahleyin Resûl-i Ekrem (s.a.)’in yanına gitti Ya Rasûlallah! Bir rüya gördüm çok korktum,” Ya Rasûlallah! Sizin vücudunuzdan bir parçanın kesilip evime konulduğunu gördüm” dedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.): “Hayır olsun inşaallah! Fâtıma’nın bir oğlu olacak, sen de ona sütünü emzireceksin,” buyurdular.

HZ HÜSEYİN
Hz. Hüseyin doğunca* Ümmü’l-Fadl onu eve götürdü sütünü emzirdi bir gün çocuğu Rasûlullah (s.a.)’e götürdü. Efendimiz torununu aldı kucağına oturttu. Onu öptü, başını okşadı ve sevdi. Çocuk Efendimizin üzerini ıslattı. Fadl çocuğu efendimizin kucağından aldı. Çocuk ağlamaya başladı. Rahmet Peygamberi Ey Ümmü’l-Fadl! Allah iyiliğini versin. Sen onu ağlatmakla beni üzdün,” buyurdu.



HZ HÜSEYİN
Rahmet ve şefkat peygamberi Efendimiz, torunları Hz.*Hasan*ve Hüseyin (r.anhüm)’ü çok severlerdi. onları kucağında severken Zeyd (r.a.) gördü. Efendimiz’in onlar hakkında şöyle buyurduğunu işitti: “Allah’ım! Bunlar benim kızımın oğullarıdır. Ben bunları seviyorum. Sen de onları sev. Onları sevenleri de sev,” buyurdu.

HZ HÜSEYİN
İki Cihan Güneşi efendimiz sokakta çocuklara selâm verir Onlarla ilgilenirdi.ashabıyla giderken Hüseyin’in oynadığını gördü. Efendimiz hem gülüyor hem peşinden koşuyordu. Onun yüzünü mübarek eliyle sevdi ve yanaklarından öptü. Ashabına döndü ve: “Hüseyin bendendir. Ben de Hüseyin’denim! Allah’ı seven Hüseyin’i sever! Hüseyin torunlardan bir torundur,” buyurdu.

HZ HÜSEYİN
Hz. Hasan*ve Hüseyin (r.anhüm) İki Cihan Güneşi Efendimizin şefkat ve merhamet pınarından içerek büyüdüler* mübârek dizlerinde oturarak, sevgi dolu gönlünden feyizler alarak yetiştiler. Etrafa nur saçan tebessümleri ve iltifatlarıyla gözlerini, gönüllerini nurlandırdılar.nübüvvet nuruyla geliştiler. Gece-gündüz fırsat bulunca dedelerinin kucağına koşarlardı. 
10-11-2017 10:01 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 2 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi [email protected] adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to [email protected]