Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 2 Oy - 2 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Adam Öldürmek
Yazar Mesaj
Kayıtsız
Kayıtsız

 
Mesaj: #1
Adam Öldürmek
İslâm dini, insanı yaratılanların en değerlisi ve üs-tünü, insan hayatının korunmasını da dinin temel amaçla-rından biri saymıştır. Kur’an’da haksız yere bir cana kıyanın bütün insanları öldürmüş gibi ağır bir suç işle-diği, bir insanın hayatını kurtarmanın da bütün insanla-ra hayat verme gibi yüce ve değerli bir davranış olduğu ifade edilir (el-Mâide 5/32). Bunun için de İslâm’da adam öldürme (cinayet) büyük günahlardan birini teşkil eder. Haksız yere ve kasten mümin bir kimseyi öldürenin, yakınlarının talebine bağlı olarak dünyada kısasen öldürüleceği (el-Bakara 2/178; el-İsrâ 17/33), âhirette de ebedî cehennem azabıyla cezalandırılacağı, Allah’ın gazap ve lânetine uğrayacağı bildirilmiştir (en-Nisâ 4/93).
Vedâ haccında Hz. Peygamber bütün müslümanlara hita-ben, “Bu gün, bu ay ve bu belde nasıl kutsal ve masûn ise, canlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da öylesine masûndur (toplumun sorumluluğu ve hukukun güvencesi altındadır)” buyurarak (Buhârî, “İlim”, 37, “Hac”, 132, Müslim, “Hac”, 147), insanın yaşama hakkının dokunulmazlığını belirt-miştir. Bir başka hadiste de “Yedi helâk edici şeyden sa-kınınız. Bunlardan biri de, haklı durumlar müstesna, Al-lah’ın haram kıldığı bir cana kıymaktır” buyurmuştur (Buhârî, “Vesâyâ”, 23; “Tıb”, 48; “Hudûd”, 44; Müslim, “Î-mân”, 144; Ebû Dâvûd, “Vesâyâ”, 10).

Bir hadiste ölüm cezası sınırlandırılmış, sadece üç suçlu için ölüm cezasının verilebileceği belirtilmiştir. Bunlar da irtidad, evlinin zinası ve kasten adam öldür-medir (Ebû Dâvûd, “Hudûd”, 1). Hz. Peygamber’in bu açık-laması, insan hayatını korumanın dinde ne kadar önemli görüldüğünü ifade etmesi yönüyle dikkat çekicidir. Bu yüzdendir ki, İslâm hukukçuları arasında, bu ağır suç-lardan birini işlemediği sürece eşkıyaya, suçlu ve is-yankâra, hilekâr ve hırsıza ölüm cezasının uygulanması-nın doğru olmayacağı, devlet başkanına veya kanun koyu-cuya bu yönde bir takdir hakkı vermenin yanlış olacağı görüşü ağırlık kazanmıştır. İnsan hayatının dokunulmazlığı böyle bir sınırlamayı gerekli kılmakta-dır. İslâm’ın kasten adam öldüren kimseye kısas cezasını öngörmesi de yine insan hayatına verdiği değerle açıkla-nır.

İslâm dininde, savaş halinde bile müslüman savaşçıla-rın düşmanı öldürme hakkı çok sınırlı tutulmuş, kadın, çocuk, din adamı, yaşlı kimseler gibi savaşa bilfiil katılmayanların öldürülmesi yasaklanmış, savaş esirleri-nin yaşama hakkı korunmuştur. Fiilî savaş durumu veya bir cezanın infazı, meşrû müdafaa gibi hukuka uygunluk hallerinin bu yasak dışında kaldığı açıktır. Zina suçu işlerken yakalanan suçlunun veya bir cinayet işleyen kimsenin suç mağdurlarınca öldürülmesi değil, suçlunun devlet eliyle, objektif ve âdil yargılama sonucu ceza-landırılması ilkesi benimsenmiştir. Bütün bunlar insan hayatına verilen değerin bir başka açıdan ifadesidir.

İslâm’ın gerek dinî ve ahlâkî zeminde gerekse hukuk düzeni planında aldığı tedbirlere rağmen bir kimsenin suç işlediği sabit olmuşsa, o takdirde hem suçlunun ce-zalandırılması, hem suç mağdurunun haklarının korunması, hem de toplum vicdanının tatmin edilip suçun tekrar iş-lenmesinin önlenmesine yönelik bir cezalandırma öngörü-lerek hak ve hakkaniyete dayalı bir ceza adaleti benim-senmiştir. Bu yaklaşımın bir uzantısı olarak, kasten öldürmelerde, öldürülen kimsenin yakınlarının da isteme-si şartıyla, katilin kısasen öldürülmesi esastır (el-Bakara 2/178-179; el-Mâide 5/45). Kısas istenmez veya mümkün olmazsa ölenin kan bedeli demek olan diyet öde-nir. Hataen öldürmelerde de kural olarak ölenin mirasçı-larına diyet ödemesi yapılır (en-Nisâ 4/92). Hataen öl-dürmelerde suçlunun kefâret ödemekle yükümlü tutulması ise, bir yönüyle toplum yararını, bir yönüyle de nefis terbiyesini sağlamayı amaçlar. Yakınını öldüren kimsenin ek bir cezaî müeyyide olarak o şahsın mirasından mahrum edilmesi, mirasa konma amacıyla cinayet işlenmesini baş-langıçta önlemeyi hedef almaktadır.

Kasten adam öldüren kimse dinen âsi ve fâsık sayılır. İslâm âlimleri katilin tövbesinin, Allah’ın dilemesine bağlı olarak, kabul edilebileceğini ifade ederken, suçun günah ve ağırlığından ziyade katile, şayet kısasen öldü-rülmemişse kendini ıslah edip o andan itibaren iyi bir insan olma şansını vermeyi göz önünde bulundurmuşlardır. Katilin Allah katındaki konum ve âkıbeti ise, günahların bağışlanmasına ilişkin âyetlerin genel ifadesinden anlaşıldığına göre (en-Nisâ 4/48, 116; ez-Zümer 39/53), tama-mıyla Allah’ın dilemesine ve bağışlamasına kalmış bir konudur.
27-11-2007 04:52 PM
Alıntı Yaparak Cevapla
Nizam-ül Mülk Çevrimdışı
smmh
*******

Mesajlar: 7,365
Üyelik Tarihi: Apr 2008
Rep Puanı: 38
Ruh Halim
Ruh Halim
Israrci

Takımın:
Mesaj: #2
Cvp: Adam Öldürmek
Bir hadiste ölüm cezası sınırlandırılmış, sadece üç suçlu için ölüm cezasının verilebileceği belirtilmiştir. Bunlar da irtidad, evlinin zinası ve kasten adam öldür-medir (Ebû Dâvûd, “Hudûd”, 1).

":rose: giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak.
ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
SEVDALARA DOYULAMADI...rosegul
03-05-2008 08:13 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net