Gönder Cevapla
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ACAYİP DURUMLAR...
Yazar Mesaj
çakyamuni Çevrimdışı
General
******

Mesajlar: 4,316
Üyelik Tarihi: Aug 2011
Rep Puanı: 1138
Ruh Halim
Ruh Halim
Supheli

Takımın:
diger
Mesaj: #1
ACAYİP DURUMLAR...
Bendenizin hakikati sevmek, hakikate göre söylemek ve eylemek gibi bir huyum var bebeğim! Aksi bendenize göre olmadı hiç, olduramadım da. Hakikatin şöyle zararı olurmuş, böyle zararı olurmuş, bu yüzden hakikat apaçık ortaya konulamazmış ya da söylediğin şey hakikat olmalıymış ama her hakikat her yerde söylenmemeliymiş gibi şeyler aklımın ucundan bile geçmedi, geçmez, zaten geçerse söyleyeceğim hakikat olmaz, hakikati söylemezsem de utanırım, yaşayamam, insanım zira. Çünkü hakikati örtmemem ve yalanla karıştırıp yokluğa mahkûm kılmamam istendi bendenizden. Napayım huyumdan vazgeçemiyorum. Ki, dememişler mi, can çıkar da huy çıkmaz diye? Demek ki canım çıkasıya kadar huyum var olacak! Ben böyleyim bebeğim! Birilerine göre söylemeyi, sevmeyi, eylemeyi alışkanlık edinememişim. Yalanlara inanmayı alışkanlık edinememişim. Çünkü yalan olduğu apaçık olan şeylere inanırsam insan olmam, şaka olurum. Zira bir kere kul olmuşum, bir daha kul olmamak üzere söz vermişim, yemin etmişim. Kurgulanmış ve imal edilmiş bir insan değilim ki, kurgu ve imal ürünü olanlara göre yaşayayım. Bendenizden daha akıllı olmayanlara (onlar kendilerini akıllı sanabilirler ama gördüklerim belki de dünyanın en aptalları olduklarını söylüyor) niye inanayım? Yaşamak ve inanmak istesem de olmuyor ki. Yapamıyorum, alışmışım bir kere, hem de çok kötü alışmışım. Ama buna rağmen sormak istiyorum: Bendeniz mutlak hakikate göre yaşamak istesem yani şu anda yaşadığım gibi değil de daha berrak, net ve keskin olarak yaşamak istesem, göğsümde taşıdığım hakikati çırılçıplak haliyle mutlak berrak şekilde, berisini, gerisini, ötesini düşünmeden izah ve izhar etsem ve naçizane ikaz da bulunsam kaç insan yanımda durur? Yani müsaade edilir mi böyle bir şeye? Hani bitevi hakikati sevdiğimizi ifade ederiz ya, yüce insanlık ilkelerine bağlı olduğumuzu söyleriz ya, kalbimizde hakikatin yeri çok büyüktür ya ve işte bu sebeple hakikatin yanında olmamız iktiza eder ya, buna binaen gerçekten kaç kişi durur bendenizin yanında ya da bendenizi hakikati haykırdığım için itham mı ederler ve hayatımı mahvetmeye mi tevessül ederler. Evet, aynen böyle yaparlar, çünkü hayatlarını yalanla kazanıyorlar ve gördüğümüz hiçbir şey gerçek değil, duyduğumuz her şey yalan. Ve biz yalanlarla yaşıyoruz, avutuluyoruz, uyutuluyoruz. Ya hiç inanılmayacak şeylere inanıyoruz. Biz yoksak bir şeylerin yine de var olacağına inanacak kadar ahmağız. Oysa biz yaşamıyorsak yaşayacak hiçbir şey yoktur ve olamaz. Öyleyse, önce insanlar olarak bizler yaşamalıyız, yaşatılmalıyız, ki yaşayacak şeyler yaşayabilsin. Bunu akledemeyecek kadar akıldan, izandan, zekâdan yoksunuz, şaka gibiyiz. Biz gerçekten insan mıyız ve biz gerçekten dürüst müyüz ve dahi biz gerçekten hakikati seviyor muyuz? Bu dünya da hakikate en çok zararı kim vermiştir? Hakikati kim katletmektedir bu dünyada? Nesnel sorular bunlar, bağımsız sorular? Ama hakikat öldürülemez ki… Böylesi durumalar acayip durumlar!

VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
14-02-2019 07:41 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Abdulhamithan Çevrimdışı
Forumcu
***

Mesajlar: 341
Üyelik Tarihi: Nov 2018
Rep Puanı: 50
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
diger
Mesaj: #2
RE: ACAYİP DURUMLAR...
müslüman nasılsın?
Neden sürekli ben diyerek kendini anlatmaya çalışıyorsun sen ben değil bviz desek mesela hem mana olarak hem edebi olarak daha güzel olmazmı gülücük?
Nedeen kendini manzume şeklinde anlatıyorsun sürekli tamam haksızlığa gelemiyorsun dobrasın ama sürekli bunu anlatma kendi kelimelerin yerine ayetleri ve hadisleri seç benlik duygusu gerğide kalmalı ,müslüman anlatımında hem nefsini hemde tüm müslümanları uyandıracak ifadeleri Kuran ve sünnetten seçmeli öncelikle.
Uzun kafiyeli manzumeler yerine kısa öz anlaşılabilir ifadeler kullanılmalı ,bu daha faydalı olur insanın okuyası gelir sünnet olanda budur.
Allahu teala ayetleri kısım kısım indirmiş ayet ayet bölmüş upuzun yazılar ve sürekli kendini fikrini anlatan kendini ispata çalışan bir haleti ruhiye ile uslubun bazen tuhafa kaçtığı bebeğim gibi ifadeler ile hedefin ne yazmak deşarj olmakmı kardeşim ben buyum demek kolayda bir türlü biz diyemedik başkasına kulak veremedik o ne olucak bu eleştiriyi anlayışına sığınarak yapıyorum bende içimden geleni yazmasam rahat etmicem çünkü gerçekten senin manzumelerin bir şey katmaz bu şekilde ben kimsenin okumadığınada eminim ben bile baya uzattım şimdi mesela çok sıkıcı ne gerek var 2 cümle ile izah olucak cümleyi ben ben ben diyerek benlikbeyannamesi haline getirmeye gülücük?

﴾nisa 115﴿
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
14-02-2019 07:57 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Abdulhamithan Çevrimdışı
Forumcu
***

Mesajlar: 341
Üyelik Tarihi: Nov 2018
Rep Puanı: 50
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
diger
Mesaj: #3
RE: ACAYİP DURUMLAR...
Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Şüphesiz ki Allah Teâlâ, sığırın otu yerken ağzında evirip çevirdiği gibi, sözü ağzında evirip çevirerek lugat paralayan erkeklere buğz eder. “
Ebû Dâvûd, Edeb 94; Tirmizî, Edeb 72

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“İçinizde en çok sevdiğim ve kıyamet günü bana en yakın mesafede bulunacak kimseler güzel ahlâk sahibi olanlarınızdır. Güzel konuşuyor dedirtmek için uzun uzun konuşanlar, sözünü beğendirmek için avurdunu şişire şişire lafedenler ve bilgiçlik etmek için lugat paralayanlar ise en sevmediğim ve kıyamet günü bana en uzak mesafede bulunacak kimselerdir. “
Tirmizî, Birr 71

﴾nisa 115﴿
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
14-02-2019 08:00 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Abdulhamithan Çevrimdışı
Forumcu
***

Mesajlar: 341
Üyelik Tarihi: Nov 2018
Rep Puanı: 50
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
diger
Mesaj: #4
RE: ACAYİP DURUMLAR...
“Kim, insanların kalbini çelmek (kendine çekmek) için kelâmın (şatafatlı) kullanılışını öğrenir, (insanları bıktırırcasına) sözü gereğinden fazla uzatırsa, Allah kıyâmet günü ondan ne farz ne nâfile hiçbir ibâdetini kabul etmez!” (Ebû Dâvud, Edeb, 86/5006)

﴾nisa 115﴿
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
14-02-2019 08:03 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
çakyamuni Çevrimdışı
General
******

Mesajlar: 4,316
Üyelik Tarihi: Aug 2011
Rep Puanı: 1138
Ruh Halim
Ruh Halim
Supheli

Takımın:
diger
Mesaj: #5
RE: ACAYİP DURUMLAR...
Elhamdulillahirabbülalemin.
Eğer iyi okursan ve eğer sürekli takip ettiysen (sürekli takip etmek zorunda değilsin ama etmediysende önyargılı düşünce beyan etmek yanlış yol) o benin içinde biz vardır. Ben diyerek kendimi anlatacak kadar öküz değilim elhamdulillahirabbülalemin. Benim yazı formatım bu. Böyle de devam edecem inşaAllah. Arada bir ben yazıyorsam onun özü mutlaka bizdir. Kendimi anlatmıyorum. Çünkü o derekeye düşecek kadar basit değilim. Konunun özüyle ilgilen gerisini boşver. Sen okuyucu isen öze odaklan, kalbı boşver. Ayetleri hadisleri seçmekten sıkıntı duymam. Önce takip et iddiada bulunacağına. Çünkü ispatı olmayan iddia boştur. Neredeyse 50 bölümlük bir yazı dizisi ayetlerle başlar. Zaten her olgu Kur’an dan. Adalet ahlak barış sevgi vs. Uzun yazıyorum kısa yazamıyorum. Ki haddizatında kısa olanda oluyor çok zaman. Özle ilgilen. Kalıbı geç. Zaten anlaşılır yazıyorum. Benim hedefimi amacımı boşver. Okumak istersen öze odaklan. Okumayana zorla okutamam. Herkes özgürdür ve bunu çoğu yazımda beyan ettim. Okumak isteyen okur istemeyen okumaz. Çünkü herkes hürdür. Şişeyi doldurur atarım. Açıp açmamak herkesin kendi takdirleri. İstediğini yaz ama sürekli takip etmiyorsan bilmeden yazma güzel insan. Ben böyleyim ve ben ben değilim bizim elhamdulillahirabbülalemin. Gerisi de angarya inşaAllah. Selametle kardeşim.

VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
14-02-2019 12:33 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Abdulhamithan Çevrimdışı
Forumcu
***

Mesajlar: 341
Üyelik Tarihi: Nov 2018
Rep Puanı: 50
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
diger
Mesaj: #6
RE: ACAYİP DURUMLAR...
İslam zahire göre hükmeder söz ne ise kastedilen odur sana aşkım diyip sonrada ilahi aşkın sendeki yansımasını kastettim desem ? islami bir edep adap diyede bir kaygımız olmalı değilmi.
Bu tevil işleri biliyorsun uçsuz bucaksız ben onu kasteddim Enelhak dedi oda bunu kasteddi
söz şeriate aykırı ise kastı farketmez.
Muhammedden muhammede gidiyormuş vahiy diyen zatda şunu kasteddim diyor mesela evet senin sözün akideye taalluk etmiyor asıl konusu edep ama anlaşılsın diye örnek verdim hemde biraz sohbet açmak istedim gülücük
Ben böyleyim diye bir şey yok can çıkar huy çıkmaz doğru olsaidi vahiy gelmez hakka tabi olmamız beklenemezdi evet bazıları için ahlak huy ile bağlantılı görülebilir bir yerekadar dopruda olabilir ama düzeltilmicek bir şey değil.
Bebeğim yerine gayet tabi başka bir kelime kullanılabilir mesela ,ama ben burnumdan kıl aldırmam doğruyum edebiyetımda kuvvetli kendi çapımda yazarım demek kibre delalet eder biliyorum sen tevhid ehlisin o yüzden rahat yazıyorum kaygım yok en fazla bana kızabilirsin ama kusura bakma uyarılıcaksın ve uyarılara kulağını tıkama hakkın yok.
İnsanlara böyle akide davetiş yapamazsın ancak şair olursun davetçi olamazsın senin usulün doğru olsa Rasulullah senin uslubunda konuşurdu davet yapardı sahabede evet bazen zor bir şeyi bir dörtlük ile anlatabilirsin kolaylaşır ama sen kolay şeyleri zorlaştırıyorsun ağdalıyorsun kısa öz anlaşılacağın kadarı ile yetinmiyorsun neden ;birileri seni çokmu övdü senin nefsin bunun doğruluğuna kandı?Yada şeytan seni bunamı inandırdı nedir bu riyakarlık derecesinde diyolog güzel insan değil kardeşim de mesela bir kişi sahte tevazunun daki kibir olduğunu bilmeli.
Ben çoğu kez kelime hatalarımı bile düzeltmem asıl anlatılmak istenendir tabiki hedef bu ama neyi nasıl anlattığımız hiç önemli değilmi ben beğenmiyorum yukarda anlattığım gerekçeler ile gülücük

﴾nisa 115﴿
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
14-02-2019 03:36 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
çakyamuni Çevrimdışı
General
******

Mesajlar: 4,316
Üyelik Tarihi: Aug 2011
Rep Puanı: 1138
Ruh Halim
Ruh Halim
Supheli

Takımın:
diger
Mesaj: #7
RE: ACAYİP DURUMLAR...
Valla kardeş inan ki daha önemli işlerim var. Ben akla inanırım ve aklın yolundan giderim. İman da aklı önkoşul kılar. Kastetme zannetme gibi boş işlerle iştigal edemiyorum. Teville de ilgilenmiyorum. Halk cahil olunca enelhak desen de başka şey desende anlamaz zaten. Ben böyleyim. Sen öyle olma. Ben bebeğim diyorum. Başkasını da sen söyle. Kibrin hasmı da Allah’tır. Yanlış yaptığım bir şey olduğunda yanlışımı ifade etmekten imtina etmem. Peygamber değilim. Yeterince öz yazıyorum. Ben güzel insan derim. Sen öyle de. Riya yapıyor olabilirsin ama başkasına yakıştıramazsın. İade ediyorum. Kibri senden öğrenecek değilim. Beğenmek zorunda değilsin. Öyleyse okumana gerek yok. Boşver gitsin takılma umursama işine bak. Eyvallah güzel insan.

VATAN-AHLAK-ADALET.
DÜŞÜNCEYLE SAVAŞMAK YÜCELTİR.
(Bu Mesaj 14-02-2019 04:53 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : çakyamuni.)
14-02-2019 04:51 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Abdulhamithan Çevrimdışı
Forumcu
***

Mesajlar: 341
Üyelik Tarihi: Nov 2018
Rep Puanı: 50
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
diger
Mesaj: #8
RE: ACAYİP DURUMLAR...
Mühim insansın,sana kimse karışamaz,çok akıllısın,asla yanlışın olmaz olsada sana söylemenin faydası yok anladım.Sana Peygamber desem heralde bende iman kalmazdı dimi onu örnek al demekte ayette zaten sana emrolunmuş bir kere gerçek tevazu sahibi olsan haklısın kardeşim daha dikkatli olmak lazım der geçersin zaten okumuyorum çünkü okunacak gibi değil kimseninde okuduğunu sanmıyorum başlıkların çokluğu bir şey ifade etmiyor senin not defterin nasıl olsa istediğini yaz burda bir cemaat var ona hitap ediyorsun ama sen boşver mühim insansın mühim işlerine dön diceksinki ben bunları demedim dimi boşver deme yukardaki izahında belli ne demek istediğin hadi sen yazmaya devam et davetçi olma şair ol peki ama bu hangi ayette var hangi hadiste umursamıyacaksın değilmi peki lafım yok.

﴾nisa 115﴿
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
15-02-2019 06:52 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Abdulhamithan Çevrimdışı
Forumcu
***

Mesajlar: 341
Üyelik Tarihi: Nov 2018
Rep Puanı: 50
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
diger
Mesaj: #9
RE: ACAYİP DURUMLAR...
Bu aşşağıdaki senin ifaden

""Kur'an, rahatsız etmek için gelmiştir ve her çağın itiraz eden yegâne merciidir. (Kuran kafirler zalimler rahsız olsun diye inmedi!)

Kur'an, bir itiraz, isyan ve başkaldırı kitabıdır.

Bu yüzden de her zaman açılmasından, okunmasından ve anlaşılıp, idrak edilmesinden korkulmuştur. Kur'an'ın hedefi, her zaman tasavvurlar ve tahayyüller olmuştur; sebepler ve sonuçlar değil.""


Kuranı Kerim

Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. (İBRAHİM/52)

(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik. (NAHL/64)

(Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir. (YASİN/70)


Bu Kur'ân, kendisiyle uyarılsınlar, Allah'ın ancak bir tek ilâh olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara gönderilmiş bir tebliğdir. (İBRAHİM/52)


Hayır, hayır, O kur'ân kuşkusuz bir öğüttür.Dileyen onu düşünür. (MÜDDESSİR/54-55)

Biz, bu Kur'ân'da akıllarını başlarına almaları için türlü şekillerde (ikaz ve ihtarı) açıkladık. Fakat bu açıklamalar ancak onların nefretini artırmıştır. (İSRA/41)


Bu (Kur'ân) insanlar için bir açıklama, Allah'dan gereğince korkanlar için doğru yolu gösterme ve bir öğüttür. (AL-İ İMRAN/138)


O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür . (HAKKA/48)

Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki, insanlar onun âyetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar. (SAD/29)

Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa, müminlere bir hidayet ve rahmet geldi. (YUNUS/57)

(Ey Resulüm!) Biz, sana bu kitabı (Kur'ânı) sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman edecek topluma bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik. (NAHL/64)

Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır. (İSRA/82)

Ve o, müminler için gerçekten bir hidayet rehberi ve rahmettir. (NEML/77)

u (Kur'an) insanların kalb gözünü açan bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum için de hidâyet ve rahmettir. (CASİYE/20)

*Sebep izah edilmiş ve sonucu bildirilmiştir.



Kimler cehenneme girecektir

İnanan erkek ve kadınlara işkence yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır. (BÜRUC/10)

İçlerinden kim: "Ben, O'ndan başka bir ilâhım" derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz böyle cezalandırırız. (ENBİYA/29)

Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir. (BEYYİNE/6)

Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, işte onlar Hakk'ın huzuruna azab içinde getirileceklerdir. (SEBE/38)

Şüphesiz inkâr edenlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescid-i Haram'dan alıkoyanlara ve orada zulümle yanlış yola saptırmak isteyene can yakıcı bir azab tattırırız. (HAC/25)

İnananlar arasında kötü söz ve davranışın yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da, ahirette de acı veren bir azab vardır. (Her şeyi) Allah bilir; siz bilmezsiniz. (NUR/19)

Kim de âyetlerimizi yalanlar ve onlara karşı büyüklük taslarsa, işte onlar cehennemliktirler ve orada ebedî olarak kalacaklardır. (A'RAF/36)

Haberiniz olsun ki (Muhammed'in eşine) bu ağır ifki (iftirayı) uyduranlar sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan herbir kişiye, günah olarak ne işlemişse (onun karşılığı ceza) vardır. (Elebaşlılık yapan, bu yüzden de) bu günahın büyüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır. (NUR/11)

Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de dirilir. (TAHA/74)

Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının. (AL-İ İMRAN/131)

O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardır. (AL-İ İMRAN/188)

Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır. (AL-İ İMRAN/105)

Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır. (LOKMAN/6)

Gizli konuşmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri şeyi yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelmek hususunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar. Kendi içlerinden de "bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü dönüş yeridir orası! (MÜCADELE/8)

Her günahkâr kişinin vay haline!

O kimse Allah'ın kendisine okunan âyetlerini işitir de, sonra sanki kibrinden hiç işitmemiş gibi ısrar eder. İşte sen onu, can yakıcı bir azabla müjdele!

Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor. İşte onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardır. (CASİYE/7-9)

Hem o kıyamet günü görürsün ki, Allah'a karşı yalan söyleyenlerin yüzleri kararmıştır. Kibirlenenlerin yeri cehennem değil mi? (ZÜMER/60)

(Allah) buyurdu: "Haydi, sen, yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık. And olsun ki,onlardan sana kim uyarsa, (bilin ki) sizin hepinizden (derleyip) cehennemi dolduracağım." (A'RAF/18)

Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır. (BAKARA/275)

Andolsun, "Allah, Meryem'in oğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. Oysa Mesih onlara: "Ey İsrailoğulları, hem benim, hem de sizin Rabbiniz olan Allah'a ibadet edin. Kim Allah'a ortak koşarsa, şüphesiz Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun varacağı yer cehenemdir. Zalimlerin yardımcıları da yoktur" demişti. (MAİDE/72)

Ey iman edenler, şurası bir gerçektir ki, yahudi hahamları ile hıristiyan rahiplerinin bir çoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve Allah yolundan saptırırlar. Bir de altın ve gümüşü hazineye doldurup, onları Allah yolunda sarfetmeyenleri bu yüzden acıklı bir azap ile müjdele! (TEVBE/34)

Melekler, kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında, onlara, "Ne işte idiniz?" derler. Onlar da: "Biz yer yüzünde zayıf kimselerdik." derler. Melekler: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir. (NİSA/97)

Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır. (NİSA/93)

Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir. (NİSA/115)

Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız ticaretle yemeniz helaldir. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.

Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah'a pek kolaydır. (NİSA/29-30)

Dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen ve kendilerini dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak! Ve hiçbir kimsenin kazandığı şey yüzünden kendisini helake atmamasını, kendisi için Allah'tan başka hiç bir dost ve hiçbir şefaatçi bulunmadığını Kur'ân ile hatırlat. O, azaptan kurtulmak için bütün varını feda etse, kendisinden alınmaz. Onlar kazandıkları şey yüzünden helake uğratılmışlardır. Onlar için, inkâr ettiklerinden dolayı kaynar bir içecek ve can yakıcı bir azab vardır. (EN'AM/70)

Ona: "Allah'tan kork!" dendiği zaman da kendisini onuru (gururu) günah işlemeye sevkeder. Cehennem de onun hakkından gelir. O ne kötü bir yataktır! (BAKARA/206)

Allah'ın indirdiği kitaptan bir şeyi gizleyip de bununla biraz para alanlar gerçekten karınları dolusu ateşten başka birşey yemezler. Kıyamet günü Allah onlara ne söz söyler, ne de kendilerini temize çıkarır. Onlara sadece acı veren bir azab vardır. (BAKARA/174)

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, cehennemliktirler. (MAİDE/10)

Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar. (NİSA/10)

Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, insanları, Mescid-i Haram'dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır. (BAKARA/217)

İnsanlardan kimi de Allah'tan başka şeyleri O'na eş tutuyorlar da onları, Allah'ı sever gibi seviyorlar. Oysa iman edenlerin Allah sevgisi daha kuvvetlidir. O zulmedenler, azabı görecekleri zaman bütün kuvvetin Allah'a ait olduğunu ve Allah'ın azabının gerçekten çok şiddetli bulunduğunu keşke anlasalardı. (BAKARA/165)

Sonra sizler öyle kimselersiniz ki, kendilerinizi öldürüyorsunuz ve sizden olan bir grubu diyarlarından çıkarıyorsunuz, onlar aleyhinde kötülük ve düşmanlık güdüyor ve bu konuda birleşip birbirinize arka çıkıyorsunuz, şayet size esir olarak gelirlerse fidyeleşmeye kalkıyorsunuz. Halbuki yurtlarından çıkarılmaları size haram kılınmış idi. Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizden böyle yapanlar, netice olarak dünya hayatında perişanlıktan başka ne kazanırlar, kıyamet gününde de en şiddetli azaba uğratılırlar. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir. (BAKARA/85)

Evet kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar. (BAKARA/81)

Şimdi âyetlerimizi inkâr eden ve "Elbette bana mal ve evlat verilecektir." diyen adamı gördün mü?

O (kâfir), gaybı mı bildi? Yoksa Rahmân (olan Allah) katından bir söz mü aldı?

Hayır, asla öyle değil; biz onun söylediklerini yazacağız ve azabını çoğalttıkça çoğaltacağız. (MERYEM/77-79)

Ve alevli ateşe girecektir.

Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.

Hiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı. (İNŞİKAK/12-14)

Dillerinizin yalan vasfetmesi ile: "Şu helaldir, şu haramdır" demeyin; aksi halde Allah'a iftira etmiş olursunuz. Şüphesiz Allah'a yalan uyduranlar asla kurtulamazlar.

Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azab vardır. (NAHL/116-117)

Kalbi iman ile sükûnet bulduğu halde (dinden dönmeye) zorlananlar dışında, her kim imanından sonra küfre kalbini açarsa, mutlaka onların üzerine Allah'tan bir gazab gelir ve kendilerine çok büyük bir azab vardır. (NAHL/106)

Halbuki Rabbiniz: "Bana yalvarın, dua edin ki size karşılık vereyim. Çünkü bana ibadet etmekten kibirlenip yüz çevirenler yarın horlanmış olarak cehenneme gireceklerdir." buyurdu. (MÜ'MİN/60)

Ey iman edenler! Toplu olarak kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkalarınızı dönmeyin (kaçmayın).

Böyle bir günde her kim onlara, tekrar dönüp çarpışmak için geri çekilmek veya diğer bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri dışında, arkasını dönerse, muhakkak Allah'dan bir gazaba uğramış olur ve varacağı yer cehennemdir, orası da ne kötü bir akıbettir. (ENFAL/15-16)

Eğer şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey onların şu sözleridir: "Biz toprak olup gittikten sonra mı, yani biz gerçekten yeniden mi yaratılacağız?" İşte bunlar Rablerini inkâr etmişlerdir. Bunlar boyunlarında demir halkalar bulunanlardır. Ve işte bunlar cehennemliktirler, orada ebedî kalacaklardır. (RA'D/5)

Rablerinin emirlerine uyanlar için daha güzeli vardır. O'na itaat etmeyenler ise, yeryüzünde bulunan ne varsa hepsi kendilerinin olsa da onu ve bir o kadarını bütünüyle kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte onlar, hesabın kötüsü kendileri için olanlardır. Varacakları yer de cehennemdir. Orası da ne fena yataktır. (RA'D/18)

Bu, böyledir. Şüphesiz azgınlar için de fena bir gelecek vardır.

Cehennem! Ona yaslanacaklar, fakat o ne çirkin döşektir. (SAD/55-56)

Müminlerden zekâttan fazla olarak kendi gönülleriyle bağışta bulunanlara, bir de güçlerinin yettiğinden fazlasını bulamayanlara bakıp da onlarla alay edenleri Allah, maskaraya çevirmiştir. Onlara pek acıklı bir azap vardır. (TEVBE/79)

Bizim âyetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve deve (veya halat) iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte suçluları böyle cezalandırırız.

Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de (ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız. (A'RAF/40-41)

Allah'ın ahdini misak ile belgeledikten sonra bozanlar ve Allah'ın birleştirilmesini emrettiği bağlantıları koparanlar ve yeryüzünü bozguna verenler varya, işte lanet olsun onlara! Ve yurdun kötüsü de onlaradır. (RA'D/25)

*Son olarak belağat kullanarak edebiyat satan şairler çoğu zaman haddi aşarlar kafiyeler uğruna yada aşırı çoşkunluk ile sözlerini tartmazlar sözün kastı mühim ama zahiri islama aykırı olan bir söz olmamasınada dikkat etmek gerekir.(bu hususta m. akif ersoyun haddi aşan ifadelerine bakabilirsin oysaki kendisi değerli bir insandır(bazı hatalkarını saymaz isekj) fakat malasef dediğim gibi olmuş ...
Gel sende aynı hatalara düşme diyorum son olarak ama açıkçası çok ümidim yok Allah anlamak nasip etsin amin

﴾nisa 115﴿
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
15-02-2019 07:46 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Abdulhamithan Çevrimdışı
Forumcu
***

Mesajlar: 341
Üyelik Tarihi: Nov 2018
Rep Puanı: 50
Ruh Halim
Ruh Halim
Zararsiz

Takımın:
diger
Mesaj: #10
RE: ACAYİP DURUMLAR...
Sual: Mehmet Akif Ersoy’un, Müslümanların halifesi olan Sultan ikinci Abdülhamid’e, (Korkak, baykuş, hayvan, merkep, zalim, mel’un, kızıl kâfir… ) gibi çirkin sözler söylediği ve mason Abduh gibi reform istediği doğru mudur?




CEVAP
Maalesef doğrudur. En kötüsü de, bu duruma tevbe de etmemiştir.

1966 baskılı SAFAHAT isimli kitabında diyor ki:





Ortalık şöyle fena böyle müzebzep işler,

Ah o Yıldızdaki baykuş ölüvermezse eğer” (s. 402)
“Çoktan beridir vardı benim bir derdim,
Gideyim zalimi ikaz edeyim isterdim.
Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid,
Al-i Osmandan bu korkaklık edilmezdi ümid.” (s. 415)
“Ah efendim o ne hayvan o nasıl merkepti.” (s. 421)
“Ah efendim o herif yok mu kızıl kâfirdi.” (s 422)
“Mısırın en muhteşem üstadı Muhammed Abduh.”
“Çıkarıp gönderelim hâsılı şeyhim yer yer,
Oradan âlem-i İslama Cemaleddinler.”
Mezhepsizler isimli kitapta, Akif için deniyor ki:
Baytar idi. Şiirleri çok heyecanlıdır. İstiklâl marşını yazmışsa da,Safahat’ta, Allah’a dil uzatmakta, Müslümanların halifesi ikinci Abdülhamid hanın şanını zedeleyen çok çirkin iftiralar atmakta, sicilli mason Abduh’u övmekte, onun gibi dinde reform istemekte ve bir çalgıcıyı, çalgısının seslerini ilahi sese benzetmektedir. Ahmed Davudoğlu hoca, Din tahripçileri kitabında Âkif’in de diğer reformcular gibi, ilhamı doğrudan doğruya Kur’andan aldığını bildirmektedir.

İstibdat isimli şiirinde Halife-i müslimine diyor ki:

Düşürdün milletin en kahraman evladını ye’se,

Ne mel’unsun ki rahmetler okuttun ruh-i İblis’e.

Bir İslam halifesine mel’un diyene ne demeli?

Şeytana rahmet okutmak tabiri de çok çirkindir.
İslam halifesi için yazdıkları çoktur. Akif, bu çirkin hakaretleri için tevbe etmemiştir.

Abdülhamid han hazretleri tahttan indirildikten sonra da yine düşmanlığı bitmemiş, İSTİBDAT şiirini yazmıştır. Şiirinin başı şöyledir:

Yıkıldın gittin amma ey mülevves devr-i istibdad,

Bıraktın milletin kalbine çıkmaz bir mülevves yad.

Mülevves = Kirli, pis demektir. Mülevves yad = Kirli hatıra demektir.

Hâlbuki Rıza Tevfik Bölükbaşı, Süleyman Nazif gibiler tevbe etmişler ve tevbelerini de dile getirmişlerdi.

Mesela Rıza Tevfik Sultan Abdülhamid han için diyor ki:

Târihler adını andığı zaman,
Sana hak verecek hey Koca Sultan,
Bizdik utanmadan iftira atan,

Asrın en siyâsî pâdişâhına.

Süleyman Nazif de diyor ki:

Pâdişâhım gelmemişken yâda biz,
İşte geldik senden istimdâda biz,
Öldürürler başlasak feryâda biz,

Hasret olduk eski istibdâda biz.

Maalesef Akif’in tevbesini bildiren bir satırı yoktur.
Akif sadece Müslümanların halifesine dil uzatmakla kalmıyor, o halifenin yaratıcısına yani Allahü teâlâya da saldırıyor:

Ey bunca zamandır bizi tedib eden Allah,
Ey âlemi islamı ezen, inleten Allah!

diye başlayan şiirinde (Yeter artık çektirdiğin cezalar) diyor.

Allah’a böyle nasihat verilir mi hiç? Allah bize zulüm mü ediyor hâşâ? Herkese layık olduğunu veriyor. Bunun için, Nahl suresinin 33. âyet-i kerimesinde bildirildiği gibi, ilim ehli buyuruyor ki:


Hâşâ zulmetmez kuluna Huda’sı,
Herkesin çektiği kendi cezası.

Yine bir şiirinde diyor ki:

Nur istiyoruz, sen bize yangın gönderiyorsun,

Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun,

Mademki ey adl-i ilâhi, yakacaktın,
Yaksaydın ya melunları, tuttun bizi yaktın,
Yetmez mi musap olduğumuz bunca devahi?

Ağzım kurusun yok musun adl-i ilâhi?

Devahi’ye musap olmak = büyük belalara uğramak demektir.

Akif özetle demek istiyor ki:

Ya Rabbi, gâvurları yakman gerekirken Müslümanları yaktın. Bu nasıl ilahi adalet?

Allah’a böyle söyleyenin elbette ağzı da kurur dili de.
Bu şiirinin sonunda da Allah’a diyor ki:

Böyle bir şehidin mükâfatı ancak zaferdir,
Vermezsen ilahi dökülen hunu hederdir.

Hun, kan demektir. Allah’a öğüt veriyor, bak zafer vermezsen şehidlerin kanı heder olacak, boşa gidecek diyor. Zafer olmasa bile şehidin kanı heder olur mu hiç? Sonra hâşâ Allah bilmiyor mu bunları?


Akif , Allah’a öğüt veriyor, Eğer bu zulümleri durdurmazsan, Arşın yanar, yani evin başına yıkılır diyor. Süleyman Nazif’e başlıklı şiirinde diyor ki:

Yakmaz mı bu tufan bu duman gitgide Arş’ı,
Hissiz mi kalır lücce-i rahmet buna karşı?

Lücce = deniz demektir. Rahmet denizin niye hissiz kalıyor diyor. Hâşâ Allah’ın hissi mi olur? Allah’ı da insanlar gibi sanıyor. Allah Arş’ı çok övüyor, Arş asla Akif'in sözü ile yanmaz.

Firavun ile yüz yüze isimli şiirinin son satırında, vehhabiler gibi, evliyadan, yatırlardan yardım istemeye karşı çıkarak diyor ki:



Akif’in mason Efgani ve mason Abduh’u öven şiirleri, onlar gibi inkılap (reform) istemesi, onun da onlar gibi bir reformcu olduğunu gösteren en bariz delillerdendir.

ASIM isimli çok uzun bir şiirinin son kısmında diyor ki:

Mısır’ın en muhteşem üstadı Muhammed Abduh,
Konuşurken neye dairse Cemaleddinle,
Der ki Tilmizine Afganlı,
Muhammed dinle,
İnkılab istiyorum hem çabucak,

Öne bizler düşüp İslam’ı da kaldırmazsak,

Nazariye ile bir şeyler olur zannetme,
O berahini de artık yetişir dinletme.
İnkılab istiyorum ben de, fakat Abduh gibi.

Berahin, burhan = hüccet, delil kelimesinin çoğuludur. Teselsülün butlanı demek, her şey bir sebebe bağlıdır yani her şeyi bir yaratan vardır, yaratanın da yaratanı vardır şeklindeki silsile bâtıldır. Bunları reddeden delilleri bana söyleme diyor. Yani inkılap (reform) isteyen bu reformcu, dine aykırı konuşuyor.

İslam’ı kaldırmak tabiri de hoş değildir. Yere düşmüş olan Müslümanlardır. İslam yücedir, yerde değildir. Yerdeki Müslümanlar da, İslam’a yapışıp yükselebilirler.

Süleymaniye kürsüsünden isimli uzun şiirinde Japonları anlatırken diyor ki:

Misyonerler, gece gündüz yeri devretmedeler,

Ulema, vahy-i ilahiyi mi bilmem bekler?

Herkes bilir ki vahy-i ilahi ancak peygamberlere gelir. Ulema, o kadar cahil mi de kendilerini peygamber zannetsin? Ulemaya böyle çirkin iftira atması, Abduhçu olmasından ileri gelmektedir.

Şiirleri buna benzer hatalarla doludur.
Resmi için diyor ki:

Dış yüzüm ağardıkça ağarmakta fakat,
Sormayın iç yüzümün rengini: Yüzler karası.
Beni kendimden utandırdı şimdi hakikat,
Bana hiç benzemeyen suretimin manzarası.

O kadar yanlış söz arasında bir de doğru söz söylemiş. Doğru sözüne ne denir?

Sevenlerinin dili ile Akif

Mezhepsizler kitabından alınan aşağıdaki ifadelerin tamamı mezhepsiz Süleyman C.Oğluna aittir. Bu kişi, Meyal dergisinde diyor ki:
Mehmet Akif hazretlerini sevişimin birçok sebepleri vardır. En başta Akif, Şeyh Abduh’u, Şeyh Afganî'yi çok severdi. Onlar gibi bir inkılap yapmayı arzulardı.

Akif de, Abduh gibi teselsülün butlanına da muhalifti.
“O berahini de yetişir artık dinletme” derdi.

Her ne kadar Ahmed Davudoğlu Hoca ve diğer mukallitler bu ifadeyi küfür saymışlarsa da Selefiyye yolundakiler daima takdir etmişlerdir. Akif âlem-i İslam’a Cemaleddinler salarak bir Âsım nesli meydana getirmek istiyordu. Bunu Meyal dergisinin başaracağını sanıyorum. Sonra Akif'in cesaretini hiç kimse inkâr edemez. Ne diyor büyük şair:

Nur istiyoruz, sen bize yangın gönderiyorsun,

Yandık diyoruz boğmaya kan gönderiyorsun,

Mademki ey adl-i ilâhi, yakacaktın,
Yaksaydın ya melunları, tuttun bizi yaktın,
Yetmez mi musap olduğumuz bunca devahi?

Ağzım kurusun yok musun adl-i ilâhi?

Şimdiye kadar böyle cesur şair çıkmamıştır. Kâfirleri yakacağın yerde bizleri yaktın, bu adalete uygun mudur, yok musun adl-i ilâhi? gibi sözlerle Akif çok büyümüştür.

Bu büyük sözlere mukallitler karşı çıkarak diyorlar ki:
“Cenâb-ı Hakk’ın hikmetinden sual olmaz. Nur isteyene yangın gönderiyorsa demek ki hak etmişler ki yangın gönderiyor. Kâfirleri, melunları yakmayıp da Abdulhamid Han'ın düşmanlarını yakmışsa bunun da bir hikmeti vardır. Yok musun adl-i ilâhi diye Cenâb-ı Hakka dil uzatmak Akif'ten başka kimseye nasip olmamıştır. Her şey adl-i ilâhinin içinde cereyan etmektedir. Bazı gözler bunu görmüyorsa adl-i ilâhiye hücum etmek mi gerekir? Var olan adl-i ilâhiye yok musun denir mi?”

İşte mukallitler Akif gibi büyük bir zatı böyle tenkit ettiler. HeleDavudoğlu bu hususta kitap bile yazdı. Abduh’u ve onun yolunda olan Akif'i seven herkes Davudoğlu’na düşman olmalıdır. Akif, müctehidler müctehididir. Akif için fukahanın sözü ve kıyası mühim değildir. İcma da mühim değildir. Hattâ hadîs bile. Akif için tek kaynak vardı: Kur'an. Akif'in ilham aldığı tek yer Kur'ândı. Onun için Akif, mukallitleri kızdıran şu mısraları söylüyordu:


Doğrudan doğruya Kur'andan alıp ilhamı,
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı.

Zaman sana uymazsa sen zamana uy demiş atalar.
Akif gibi İslam’ı asrın anlayışına uydurmak lâzımdır.

Akif her ne kadar İslâm âlimlerinden nakli esas almamışsa da tek ilham aldığı yer Kur'an olduğunu bildirmişse de onun da bu yolda üstatları vardı. Bunu şöyle anlatıyordu:

İnkılâp istiyorum ben de, fakat Abduh gibi...”

(Not: Buraya kadar olan ifadelerin tamamı reformcu Süleyman C. Oğlu’na aittir.)

Zırva tevil götürmez
Sual: Bektaşi’ye, (Niye namaz kılmıyorsun) demişler. (Kur’anda Allah, “Namaz kılmayın” buyuruyor. Ben de onun için kılmıyorum) demiş. Hemen âyetin devamında “Sarhoş iken” diye yazıyor. Onu gizliyor. Siz de, Akif’in şiirinin sadece bir kısmını cımbızla alıyorsunuz, anlam değişiyor. Mesela, (Bu Kur'an fala bakmak ve kabirde okumak için inmemiştir) demişse de, bu mısraların başına bir sadece eklenirse anlam düzelir. (Bu Kur'an sadece fala bakmak ve kabirde okumak için inmemiştir) olur ve eleştirecek yeri kalmaz.


CEVAP
Biz cımbızla değil, kopyalayarak alıyoruz. Sadece kelimesini biz niye ekleyeceğiz ki? Ekleme çıkarmalar manayı değiştirir. Sizin dediğiniz gibi sadece kelimesini eklersek, (Sadece fala bakmak için inmemiştir) olur ki bu da, (Kur'an fala bakmak için de inmiştir)demek olur. Görüldüğü gibi tevil edilirse daha kötü oluyor. Onun için atalarımız, (Zırva tevil götürmez) demişlerdir. O kadar yanlışın hangi biri tevil edilir ki? Ulu Hakan’a melun, kızıl kâfir demesini mi tevil edeceğiz? Yoksa (Abduh gibi reform) istiyorum sözünü mü? Hâşâ Allah’tan hesap soran (Ya Rabbi, gâvurları yakman gerekirken Müslümanları yaktın. Bu nasıl ilahi adalet?) sözü mü tevil edilecek?http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=7172

ihvanforum.org dan alıntıdır

﴾nisa 115﴿
Yolun doğrusu kendine apaçık belli olduktan sonra Resûlullah’a karşı çıkan ve müminlerin yolundan başkasını izleyen kimseyi saptığı yönde bırakırız ve onu cehenneme atarız. Orası varılacak ne kötü bir yerdir!
(Bu Mesaj 15-02-2019 07:56 AM değiştirilmiştir. Değiştiren : Abdulhamithan.)
15-02-2019 07:50 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Gönder Cevapla


Forum'a Git:


Konuyu görüntüleyenler: 1 Misafir
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi mail@islamiforum.net adresine yollarsanız, gerekli işlemler yapılacaktır. Dikkat: Bu site şikayet sitesi değildir, arızalı ürünleriniz ve diğer şikayetleriniz için bu email adresini kullanmayınız. Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to mail@islamiforum.net